# A'râf Sûresi, 103. Âyet (7:103)

> ثُمَّ بَعَثْنَا مِنۢ بَعْدِهِم مُّوسَىٰ بِـَٔايَـٰتِنَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ فَظَلَمُوا۟ بِهَا ۖ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلْمُفْسِدِينَ

*Śumme be'aśnâ min ba'dihim mûsâ bi-âyâtinâ ilâ fir'avne vemele-ihi fezalemû bihâ(s) fenzur keyfe kâne ‘âkibetu-lmufsidîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Sonra onların ardından Musa'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri) inkar ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/7/103

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, peygamber gönderimi, ilahi ayetlerin tebliği ve bu ayetlere karşı gösterilen zulüm ile bozguncuların akıbeti gibi temel temaları içermektedir. Kelimelerin kök anlamları, ayetin mesajının derinliğini ve Kur'an'ın kavramsal bütünlüğünü ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"بَعَثْنَا","root":"ب ع ث","rootLatin":"b-a-s","meaning":"Allah'ın bir elçi göndermesi, diriltmesi veya harekete geçirmesi anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ba's (بعث) kelimesi, bir şeyi yerinden kaldırmak, uyandırmak, göndermek anlamlarına gelir. Ayetteki 'بعثنا' ifadesi, Allah'ın Musa'yı peygamber olarak seçip insanlara göndermesi, yani onu bu görev için harekete geçirmesi manasındadır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Ba's (بعث), bir şeyi harekete geçirmek, uyandırmak veya bir yere göndermek demektir. Kur'an'da peygamberlerin gönderilmesi bağlamında kullanıldığında, Allah'ın o kişiyi özel bir görev için seçip insanlara elçi kılması anlamını taşır. Burada Musa'nın peygamber olarak gönderilmesi kastedilmektedir."}]},{"word":"بِـَٔايَـٰتِنَآ","root":"ء ي ي","rootLatin":"e-y-y","meaning":"Allah'ın varlığını, birliğini ve kudretini gösteren deliller, mucizeler veya Kur'an ayetleri anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Âyât (آيات), deliller ve alametler demektir. Musa'ya verilen 'âyât', onun peygamberliğini ispatlayan mucizelerdir. Firavun ve kavmine karşı gösterilen bu mucizeler, Allah'ın kudretinin açık işaretleridir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Âyât (آيات), Kur'an'da bazen mucizeler, bazen de ibret alınacak alametler olarak geçer. Bu ayette Musa'ya verilen 'âyât', onun peygamberliğini tasdik eden ve Firavun'a karşı birer delil olan mucizelerdir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Âyet (آية) kavramı, Kur'an'da hem kozmik işaretleri hem de peygamberlere verilen mucizeleri ifade eder. Temel anlamı, bir şeyin varlığına veya doğruluğuna işaret eden bir 'işaret' veya 'delil'dir. Musa'nın 'âyât'ı, onun ilahi bir elçi olduğunun somut kanıtlarıdır."}]},{"word":"فِرْعَوْنَ","root":"ف ر ع ن","rootLatin":"f-r-ayn","meaning":"Antik Mısır'ın hükümdarlarına verilen unvan olup, ayette özel olarak Musa dönemindeki zalim hükümdarı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Fir'avn (فرعون), Mısır krallarının lakabıdır. Kur'an'da genellikle Musa'ya karşı çıkan ve zulmeden hükümdar için kullanılır. Bu ayette de Musa'nın muhatap olduğu, ilahi ayetlere karşı çıkan zalim yöneticiyi temsil eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Fir'avn (فرعون) kelimesi, Kur'an'da sadece bir isim olmaktan öte, kibir, zulüm ve ilahi emirlere karşı gelmenin sembolü haline gelmiştir. Ayetteki kullanımı, Musa'nın tebliğine karşı çıkan ve ilahi delilleri reddeden bir otorite figürünü işaret eder."}]},{"word":"فَظَلَمُوا۟","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Haksızlık etmek, zulmetmek, haddi aşmak ve bir şeyi yerinden saptırmak anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Zulm (ظلم), bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak, haksızlık etmek demektir. Ayetteki 'ظلموا بها' ifadesi, Firavun ve erkanının Allah'ın ayetlerine karşı haksızlık etmeleri, onları inkar etmeleri ve onlara karşı gelmeleri anlamındadır."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Zulm (ظلم), hakka tecavüz etmek, haddi aşmak ve adaletten sapmaktır. Firavun ve kavminin 'âyât'a zulmetmesi, o ayetlerin gerektirdiği imanı ve teslimiyeti göstermeyip, aksine onları reddetmeleri ve onlara karşı çıkmalarıdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Zulm (ظلم) kavramı, Kur'an'da sadece haksızlık etmek değil, aynı zamanda Allah'ın koyduğu sınırları aşmak ve O'nun iradesine karşı gelmek anlamını da taşır. Firavun'un ayetlere zulmetmesi, ilahi mesajı reddederek kendi nefsine ve başkalarına haksızlık etmesidir."}]},{"word":"عَـٰقِبَةُ","root":"ع ق ب","rootLatin":"ayn-k-b","meaning":"Bir şeyin sonu, neticesi veya akıbeti anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Akıbet (عاقبة), bir işin veya olayın sonu, neticesi demektir. Ayetteki 'عاقبة المفسدين' ifadesi, bozguncuların yaptıkları işlerin kaçınılmaz sonucunu, yani helak ve azabı ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Akıbet (عاقبة), bir şeyin ardından gelen sonuçtur. Kur'an'da genellikle kötü fiillerin kötü sonuçları için kullanılır. Burada bozguncuların ilahi ayetlere karşı gelmelerinin doğal ve kaçınılmaz sonunu vurgulamaktadır."}]},{"word":"ٱلْمُفْسِدِينَ","root":"ف س د","rootLatin":"f-s-d","meaning":"Bozgunculuk yapanlar, fesat çıkaranlar, düzeni bozanlar anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Fesad (فساد), bir şeyin salâhının (iyiliğinin) zıddıdır, yani bozulmasıdır. Müfsidîn (مفسدين), yeryüzünde bozgunculuk yapan, düzeni bozan ve haksızlık eden kimselerdir. Ayette Firavun ve kavminin ilahi düzene karşı gelerek çıkardıkları bozgunculuk kastedilmektedir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Fesad (فساد) kavramı, Kur'an'da sadece maddi bozulmayı değil, aynı zamanda ahlaki, sosyal ve dini düzenin bozulmasını da ifade eder. Müfsidîn (مفسدين), bu düzeni bozan, yeryüzünde fitne ve zulüm yayan kişilerdir. Firavun ve erkanının ayetlere karşı gelmesi, en büyük fesat örneklerinden biridir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-musa","peygamberlik","kissa-gecmis-kavimler","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ثُمَّ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ثُمَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"sonra"},{"position":2,"surface":"بَعَثْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ب-ع-ث","rootLatin":"b-'-s","lemma":"بَعَثَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"gönderdik"},{"position":3,"surface":"مِنۢ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":4,"surface":"بَعْدِ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ب-ع-د","rootLatin":"b-'-d","lemma":"بَعْد","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sonra"},{"position":4,"surface":"هِم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":5,"surface":"مُّوسَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i A'cem","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مُوسَى","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Musa"},{"position":6,"surface":"بِـَٔايَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"Cemi Müennes Salim","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"'-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ayetler"},{"position":6,"surface":"نَآ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":7,"surface":"إِلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":8,"surface":"فِرْعَوْنَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i A'cem","root":"ف-ر-ع-ن","rootLatin":"f-r-'-n","lemma":"فِرْعَوْن","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr (gayr-ı munsarıf olduğu için fetha ile)","gloss":"Firavun"},{"position":9,"surface":"وَمَلَإِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-ل-أ","rootLatin":"m-l-'","lemma":"مَلَأ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Atıf harfi ile mecrûr isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"ileri gelenleri"},{"position":9,"surface":"هِۦ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onun"},{"position":10,"surface":"فَظَلَمُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","lemma":"ظَلَمَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"zulmettiler"},{"position":11,"surface":"بِهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":11,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"ona"},{"position":12,"surface":"فَٱنظُرْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ن-ظ-ر","rootLatin":"n-z-r","lemma":"نَظَرَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"bak"},{"position":13,"surface":"كَيْفَ","pos":"harf","posDetail":"İstifham Edatı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَيْفَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İstifham edatı olduğu için mebnî","gloss":"nasıl"},{"position":14,"surface":"كَانَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"oldu"},{"position":15,"surface":"عَـٰقِبَةُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ق-ب","rootLatin":"'-q-b","lemma":"عَاقِبَة","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Kâne'nin ismi olduğu için merfû","gloss":"sonu"},{"position":16,"surface":"ٱلْمُفْسِدِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ف-س-د","rootLatin":"f-s-d","lemma":"مُفْسِد","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bozguncuların"}]
