# A'râf Sûresi, 11. Âyet (7:11)

> وَلَقَدْ خَلَقْنَـٰكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَـٰكُمْ ثُمَّ قُلْنَا لِلْمَلَـٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِـَٔادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ لَمْ يَكُن مِّنَ ٱلسَّـٰجِدِينَ

*Velekad ḣaleknâkum śümme savvernâkum śümme kulnâ lilmelâ-iketi-scudû li-âdeme fesecedû illâ iblîse lem yekun mine-ssâcidîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" dedik. İblis'ten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/7/11

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, insanın yaratılışını, şekillendirilmesini ve ardından meleklere Âdem'e secde emrini konu almaktadır. Anahtar kavramlar, yaratma, şekil verme ve secde etme fiilleri üzerinden ilahi kudreti ve İblis'in isyanını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"خَلَقْنَاكُمْ","root":"خ ل ق","rootLatin":"h-l-q","meaning":"Allah'ın insanı yoktan var etmesi, yaratması.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Halk (خلق), bir şeyi takdir etmek ve onu yoktan var etmek demektir. Ayetteki 'خَلَقْنَاكُمْ' ifadesi, Allah'ın insanı başlangıçta, yani Âdem'i ve onun soyunu belirli bir ölçü ve takdirle yaratmasını ifade eder. Bu, varlığa getirme ve şekillendirme sürecinin ilk adımıdır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Halk (خلق), bir şeyi örneksiz ve benzersiz bir şekilde icat etmek, var etmek anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın insanı, yani Âdem'i ve onun neslini, daha önce benzeri olmayan bir biçimde, kendi kudretiyle meydana getirdiğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'halk' (خلق) kavramı, genellikle Allah'ın mutlak yaratma gücünü ve yoktan var etme eylemini ifade eder. Bu ayetteki 'خَلَقْنَاكُمْ', insanın varoluşunun ilahi bir fiil olduğunu ve Allah'ın iradesiyle gerçekleştiğini vurgular."}]},{"word":"صَوَّرْنَاكُمْ","root":"ص و ر","rootLatin":"s-v-r","meaning":"Allah'ın yarattığına belirli bir biçim, şekil ve suret vermesi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tasvir (تصوير), bir şeye belirli bir suret ve şekil vermektir. 'صَوَّرْنَاكُمْ' ifadesi, Allah'ın insanı yarattıktan sonra ona en güzel ve mükemmel sureti verdiğini, onu diğer varlıklardan ayıran özelliklerle donattığını belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Tasvir (تصوير), bir şeye şekil ve biçim vermektir. Ayetteki 'صَوَّرْنَاكُمْ', yaratma eyleminin ardından gelen, varlığa estetik ve fonksiyonel bir form kazandırma aşamasını ifade eder. Bu, insanın fiziksel yapısının ilahi bir sanat eseri olduğunu gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Suret (صورة), bir şeyin dış görünüşü ve biçimidir. 'صَوَّرْنَاكُمْ' ifadesi, Allah'ın insanı yaratıp ona belirli bir suret, yani dış görünüş ve özellikler verdiğini anlatır. Bu, insanın fiziksel ve biyolojik yapısının Allah tarafından belirlendiğini vurgular."}]},{"word":"ٱسْجُدُوا۟","root":"س ج د","rootLatin":"s-c-d","meaning":"Meleklerin Âdem'e saygı ve itaat amacıyla eğilmesi, secde etmesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Secde (سجود), boyun eğmek ve tevazu göstermektir. Ayetteki 'ٱسْجُدُوا۟' emri, meleklerin Âdem'e karşı bir saygı ve itaat ifadesi olarak eğilmelerini, onun üstünlüğünü ve Allah katındaki konumunu kabul etmelerini ifade eder. Bu, ibadet secdesi değil, bir tazim secdesidir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Secde (سجود), alnı yere koyarak boyun eğmektir. 'ٱسْجُدُوا۟' emri, meleklerin Âdem'e karşı bir saygı ve teslimiyet göstergesi olarak secde etmelerini emreder. Bu, Âdem'in yaratılışındaki hikmeti ve Allah'ın ona verdiği değeri vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Secde (سجود) kelimesi, Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanılır. Bu ayetteki 'ٱسْجُدُوا۟', meleklerin Âdem'e karşı bir tazim ve itaat secdesi olup, Âdem'in hilafet makamına layık görülmesinin bir göstergesidir. Bu, Allah'ın emrine mutlak itaati simgeler."}]},{"word":"إِبْلِيسَ","root":"ب ل س","rootLatin":"b-l-s","meaning":"Allah'ın emrine karşı gelerek Âdem'e secde etmeyen, rahmetten ümidini kesmiş olan varlık.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İblis (إبليس), 'iblas' (إبلاس) kökünden türemiş olup, rahmetten ümidini kesmek, hayretten donakalmak anlamına gelir. Ayetteki 'إِبْلِيسَ', Allah'ın emrine karşı gelerek secde etmeyen ve bu isyanıyla ilahi rahmetten mahrum kalan varlığı ifade eder. Onun bu tavrı, kibir ve itaatsizliğin sembolüdür."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İblis (إبليس), Allah'ın rahmetinden ümidini kesen ve şaşkınlık içinde kalan varlıktır. Ayetteki bağlamda, meleklerin secde etme emrine uymayarak isyan eden ve bu yüzden lanetlenen cin taifesinden bir varlığı temsil eder. Bu, itaatsizliğin ve gururun sonucunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İblis (إبليس) kavramı, Kur'an'da genellikle Allah'a karşı isyan eden ve insanı saptırmaya çalışan kötücül bir varlık olarak tasvir edilir. Bu ayetteki 'إِبْلِيسَ', ilahi emre karşı gelerek kendi iradesini Allah'ın iradesinin önüne koyan ve bu nedenle lanetlenen varlığı simgeler. Onun bu eylemi, insanın imtihanının başlangıcıdır."}]},{"word":"ٱلسَّـٰجِدِينَ","root":"س ج د","rootLatin":"s-c-d","meaning":"Allah'ın emrine uyarak Âdem'e secde edenler, itaatkâr olanlar.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Sâcidîn (ساجدين), secde edenler, yani Allah'ın emrine boyun eğenler demektir. Ayetteki 'مِّنَ ٱلسَّـٰجِدِينَ' ifadesi, İblis'in, Allah'ın Âdem'e secde emrine itaat eden melekler grubundan olmadığını, dolayısıyla bu emre karşı geldiğini vurgular. Bu, itaat edenlerle isyan edenler arasındaki ayrımı netleştirir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sâcidîn (ساجدين), secde edenler, yani Allah'ın emrine itaat edenlerdir. Ayetteki 'لَمْ يَكُن مِّنَ ٱلسَّـٰجِدِينَ', İblis'in Allah'ın emrine uymayarak secde etmeyenlerden olduğunu, dolayısıyla ilahi iradeye karşı geldiğini açıkça belirtir. Bu, onun isyanının ve kibirinin bir sonucudur."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **A’râf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/10-26*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/11*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/11*
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/10-26*
- **Altı Peygamber — Hz. Âdem** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/10-26*
- **A’râf Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/10-26*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/11*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/11*
- **Altı Peygamber — Hz. Âdem** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/10-26*
- **Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/10-26*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/11*
- **Bakara Dosyası** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/11*
