# A'râf Sûresi, 129. Âyet (7:129)

> قَالُوٓا۟ أُوذِينَا مِن قَبْلِ أَن تَأْتِيَنَا وَمِنۢ بَعْدِ مَا جِئْتَنَا ۚ قَالَ عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يُهْلِكَ عَدُوَّكُمْ وَيَسْتَخْلِفَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ

*Kâlû ûżînâ min kabli en te/tiyenâ vemin ba'di mâ ci/tenâ(c) kâle ‘asâ rabbukum en yuhlike ‘aduvvekum veyestaḣlifekum fî-l-ardi feyenzura keyfe ta'melûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Dediler ki: "Sen bize gelmeden önce de bize işkence edildi, geldikten sonra da." Musa, "Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helak edecek ve sizi bu yerde (Mısır'da) egemen kılıp, nasıl davranacağınıza bakacaktır" dedi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/7/129

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, İsrailoğulları'nın Musa'ya şikayetlerini ve Musa'nın onlara verdiği cevabı içermektedir. Temel olarak eziyet, helak ve hilafet kavramları üzerinden bir dönüşüm ve imtihan sürecini ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"أُوذِينَا","root":"أذى","rootLatin":"e-z-y","meaning":"Bize eziyet edildi, zarar verildi, incitildik anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ezâ' kelimesini, nefse ulaşan her türlü zarar ve hoşa gitmeyen şey olarak tanımlar. Ayetteki 'ûzînâ' ifadesi, İsrailoğulları'nın Firavun ve kavminden gördükleri maddi ve manevi sıkıntıları, zulmü ve işkenceleri dile getirmektedir. Bu, onların geçmişte ve Musa'nın gelişinden sonra da maruz kaldıkları acı tecrübeleri vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ezâ' kelimesini 'zarar' ve 'sıkıntı' olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, İsrailoğulları'nın Firavun'un zulmü altında yaşadıkları zorlukları ve Musa'nın gelişiyle de bu durumun hemen sona ermediği, aksine yeni sıkıntılarla karşılaştıkları algısını ifade eder. Bu, onların sabırsızlıklarını ve Allah'ın vaadine olan inançlarındaki zayıflığı gösterir."}]},{"word":"يُهْلِكَ","root":"هلك","rootLatin":"h-l-k","meaning":"Helak etmek, yok etmek, ortadan kaldırmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'helâk' kelimesini bir şeyin faydasının tamamen ortadan kalkması, yok olması olarak açıklar. Ayetteki 'yühlike' ifadesi, Allah'ın Firavun ve ordusunu tamamen ortadan kaldırarak İsrailoğulları'nı onların zulmünden kurtaracağını, düşmanlarının gücünü ve varlığını sona erdireceğini belirtir. Bu, ilahi adaletin tecellisi ve mazlumların kurtuluşu vaadidir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'helâk' kelimesinin 'ölüm' ve 'yok oluş' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, Firavun'un ve kavminin ilahi bir ceza olarak tamamen ortadan kaldırılması, onların yeryüzündeki varlıklarının sona erdirilmesi kastedilmektedir. Bu, Allah'ın kudretinin ve düşmanlara karşı müminlere yardımının bir göstergesidir."}]},{"word":"وَيَسْتَخْلِفَكُمْ","root":"خلف","rootLatin":"h-l-f","meaning":"Sizi halife kılmak, onların yerine geçirmek, yeryüzünde egemen kılmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hilâfet' kelimesini birinin yerine geçmek, onun makamına oturmak olarak açıklar. 'İstihlaf' ise birini halife tayin etmek demektir. Ayetteki 'yestahlifeküm' ifadesi, Allah'ın İsrailoğulları'nı Firavun ve kavminin yerine geçirerek onlara yeryüzünde egemenlik ve yönetim yetkisi vereceğini, onları mirasçı kılacağını ifade eder. Bu, ilahi bir lütuf ve sorumluluk yüklemesidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'hilâfet'i, birinin ardından gelip onun yerini doldurmak olarak tanımlar. Ayetteki 'yestahlifeküm' kelimesi, İsrailoğulları'nın Firavun'un zulmünden kurtulduktan sonra, Mısır topraklarında veya genel olarak yeryüzünde bir güç ve otorite sahibi olacaklarını, önceki zalimlerin yerini alacaklarını belirtir. Bu, aynı zamanda onlara verilen bir imtihan ve emanettir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'halife' kavramının Kur'an'da hem 'öncekinin yerine geçen' hem de 'Allah'ın yeryüzündeki temsilcisi' anlamlarını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'yestahlifeküm' ifadesi, İsrailoğulları'nın sadece Firavun'un fiziksel yerini alması değil, aynı zamanda yeryüzünde Allah'ın hükümlerini uygulayacak, adaleti tesis edecek bir topluluk olarak görevlendirilmeleri anlamına gelir. Bu, onlara verilen ilahi bir misyondur."}]},{"word":"تَعْمَلُونَ","root":"عمل","rootLatin":"a-m-l","meaning":"Nasıl davranacağınızı, ne yapacağınızı, nasıl amel edeceğinizi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'amel' kelimesini, irade ve kasıtla yapılan her türlü iş ve eylem olarak tanımlar. Ayetteki 'ta'melûne' ifadesi, İsrailoğulları'nın yeryüzünde halife kılındıktan sonra, bu yeni konumlarında nasıl bir tutum sergileyeceklerini, Allah'ın emirlerine ne ölçüde uyacaklarını, adaleti mi yoksa zulmü mü tercih edeceklerini ifade eder. Bu, onların imtihan edilecekleri bir durumdur."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'amel'in Kur'an'da genellikle bilinçli ve sorumlu bir eylemi ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'keyfe ta'melûne' ifadesi, İsrailoğulları'nın kendilerine verilen bu yeni güç ve imkan karşısında gösterecekleri ahlaki ve dini duruşu, yani Allah'ın rızasına uygun hareket edip etmeyeceklerini sorgulamaktadır. Bu, onların geçmişteki şikayetlerinden sonraki davranışlarının bir sınamasıdır."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/127-141*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/127-141*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/127-141*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/129*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/129*
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/129*
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/129*
- **En'âm Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/129*
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/129*
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/129*
- **Ahzâb Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/129*
