# A'râf Sûresi, 131. Âyet (7:131)

> فَإِذَا جَآءَتْهُمُ ٱلْحَسَنَةُ قَالُوا۟ لَنَا هَـٰذِهِۦ ۖ وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَطَّيَّرُوا۟ بِمُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ ۗ أَلَآ إِنَّمَا طَـٰٓئِرُهُمْ عِندَ ٱللَّهِ وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

*Fe-iżâ câet-humu-lhasenetu kâlû lenâ hâżih(i)(s) ve-in tusibhum seyyi-etun yettayyerû bimûsâ vemen me'ah(u)(k) elâ innemâ tâ-iruhum ‘inda(A)llâhi velâkinne ekśerahum lâ ya'lemûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Fakat onlara iyilik geldiği zaman, "Bu bizimdir, (biz çalışıp kazandık)" derler. Eğer başlarına bir kötülük gelirse, Musa ve beraberindekilerin uğursuzluğuna yorarlardı. İyi bilin ki, onların uğursuzluk sebebi ancak Allah katında (yazılı)dır. Fakat çokları bilmezler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/7/131

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, İsrailoğullarının iyilik ve kötülük karşısındaki tavırlarını, özellikle de uğursuzluk inançlarını ele almaktadır. Anahtar kavramlar, onların bu olaylara yükledikleri anlamları ve kader anlayışlarını dilbilimsel bir perspektiften ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْحَسَنَةُ","root":"ح س ن","rootLatin":"h-s-n","meaning":"Ayette, bolluk, bereket, refah gibi olumlu durumları ifade eden 'iyilik' anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hasan (حسن) kelimesi, bir şeyin arzu edilen, beğenilen ve güzel olan yönünü ifade eder. Ayetteki 'el-hasene' ise, Allah'tan gelen nimet, bolluk ve refah gibi dünyevi iyilikleri, yani insanların hoşuna giden ve kendilerine fayda sağlayan durumları belirtir. İsrailoğulları bu iyilikleri kendi çabalarına bağlamışlardır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"El-hasene (الحسنة) burada, 'bolluk ve ucuzluk' gibi anlamlara gelir. İsrailoğulları, kendilerine bolluk ve rahatlık geldiğinde bunu kendi hakları olarak görmüşlerdir. Bu, onların nimetlere karşı şükürsüzlüklerini ve kibirlerini yansıtır."}]},{"word":"تُصِبْهُمْ","root":"ص و ب","rootLatin":"s-v-b","meaning":"Ayette, bir musibetin, kötülüğün veya olumsuz bir durumun birine isabet etmesi, başına gelmesi anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Asabe (أصابه) fiili, bir şeyin birine ulaşması, ona dokunması demektir. Ayette 'in tusibhum' (eğer onlara isabet ederse) ifadesi, bir kötülüğün, bir musibetin veya bir sıkıntının onların başına gelmesini ifade eder. Bu, onların iradesi dışında gerçekleşen olumsuz olayları belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İsabe (إصابة), bir hedefe ulaşmak, bir şeye denk gelmek anlamına gelir. Ayetteki 'tusibhum' ise, bir belanın veya sıkıntının onlara ulaşmasını, onları bulmasını ifade eder. Bu, onların kontrolü dışındaki olumsuzlukları ve bu durumlara verdikleri tepkiyi vurgular."}]},{"word":"سَيِّئَةٌ","root":"س و أ","rootLatin":"s-v-'-","meaning":"Ayette, kıtlık, hastalık, musibet gibi olumsuz durumları ifade eden 'fenalık' veya 'kötülük' anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Seyyie (سيئة), insanı üzen, hoşuna gitmeyen, kötü olan her şeyi kapsar. Ayetteki 'seyyie' ise, kıtlık, hastalık, musibet gibi dünyevi sıkıntıları, yani insanların hoşlanmadığı ve kendilerine zarar veren durumları belirtir. İsrailoğulları bu tür durumları Musa'nın uğursuzluğuna bağlamışlardır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Seyyie kelimesi, Kur'an'da genellikle günah, hata, kötülük ve musibet anlamlarında kullanılır. Bu ayette ise, İsrailoğullarının başına gelen kıtlık, hastalık gibi olumsuzlukları ifade eder. Bu, onların başlarına gelen kötü olayları dışsal bir nedene, yani Musa'ya atfetme eğilimlerini gösterir."}]},{"word":"يَطَّيَّرُوا۟","root":"ط ي ر","rootLatin":"t-y-r","meaning":"Ayette, bir şeyi uğursuz saymak, kötüye yormak, kehanette bulunmak anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Tatayyur (تطير), kuşların uçuş yönüne bakarak veya başka işaretlerden yola çıkarak uğursuzluk çıkarmak, kötüye yormak demektir. Ayetteki 'yettayyaru' ifadesi, İsrailoğullarının başlarına gelen fenalıkları Musa ve beraberindekilerin uğursuzluğuna bağlamalarını, yani onlardan kötü bir alamet çıkarmalarını anlatır. Bu, onların batıl inançlarını ve peygamberlerine karşı olumsuz tutumlarını gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Tatayyur (تطير) kelimesi, 'tayr' (kuş) kökünden gelir ve cahiliye döneminde kuşların uçuşundan kehanet çıkarma adetini ifade eder. Kur'an'da ise bu kelime, genel olarak bir şeyi uğursuz sayma, kötüye yorma anlamında kullanılır. İsrailoğulları, başlarına gelen musibetleri Musa'nın varlığına bağlayarak onu uğursuz ilan etmişlerdir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Tatayyur kavramı, Kur'an'da genellikle batıl inançları ve kaderi yanlış yorumlamayı ifade eder. İsrailoğulları, başlarına gelen sıkıntıları Musa'nın uğursuzluğuna atfederek, aslında kendi günahlarının ve Allah'ın takdirinin bir sonucu olan olayları yanlış bir şekilde yorumlamışlardır. Bu, onların sorumluluktan kaçma ve başkalarını suçlama eğilimlerini gösterir."}]},{"word":"طَـٰٓئِرُهُمْ","root":"ط ي ر","rootLatin":"t-y-r","meaning":"Ayette, onların uğursuzlukları, kaderleri veya amellerinin sonucu anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tâir (طائر), aslında kuş anlamına gelir, ancak mecazi olarak insanın kaderi, ameli veya başına gelen şeyleri ifade eder. Ayetteki 'tâiruhum' (onların uğursuzlukları/kaderleri), İsrailoğullarının başlarına gelen musibetlerin aslında kendi amellerinin bir sonucu olduğunu ve Allah katından geldiğini belirtir. Bu, onların Musa'ya atfettikleri uğursuzluğun aslında kendilerinden kaynaklandığını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Tâir (طائر), kişinin kaderi, nasibi ve amellerinin sonucu demektir. Ayetteki 'tâiruhum' ifadesi, İsrailoğullarının başlarına gelen her türlü iyilik ve kötülüğün, onların kendi amellerinin bir karşılığı olduğunu ve Allah'ın takdiriyle gerçekleştiğini anlatır. Bu, onların batıl inançlarını reddeder ve sorumluluğu kendilerine yükler."}]},{"word":"يَعْلَمُونَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Ayette, bir şeyi bilmek, idrak etmek, anlamak anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlm (علم), bir şeyin hakikatini idrak etmek, onu olduğu gibi bilmek demektir. Ayetteki 'lâ ya'lemûn' (bilmezler) ifadesi, İsrailoğullarının çoğunun, başlarına gelen uğursuzluğun Allah katından ve kendi amellerinin bir sonucu olduğunu idrak edemediklerini, bu gerçeği anlayamadıklarını belirtir. Bu, onların cehaletlerini ve hakikatten uzak oluşlarını vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"İlm kelimesi, Kur'an'da genellikle bilgi, anlayış ve idrak anlamlarında kullanılır. Bu ayetteki 'lâ ya'lemûn' ifadesi, İsrailoğullarının çoğunun, başlarına gelen musibetlerin gerçek nedenini, yani Allah'ın takdirini ve kendi günahlarını bilmediklerini, bu konuda bir anlayışa sahip olmadıklarını gösterir. Bu, onların batıl inançlarına saplanmalarının temel nedenidir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-musa","kader","musrikler","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"إِذَا","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî","gloss":"olduğu zaman"},{"position":2,"surface":"جَآءَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ج-ي-ء","rootLatin":"j-y-ʾ","lemma":"جَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geldi"},{"position":2,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onlara"},{"position":3,"surface":"ٱلْحَسَنَةُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ح-س-ن","rootLatin":"ḥ-s-n","lemma":"حَسَنَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"iyilik"},{"position":4,"surface":"قَالُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler"},{"position":5,"surface":"لَنَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":5,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"bize"},{"position":6,"surface":"هَـٰذِهِۦ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَذَا","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"bu"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"eğer"},{"position":8,"surface":"تُصِبْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ص-و-ب","rootLatin":"ṣ-w-b","lemma":"أَصَابَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şart fiili olduğu için meczûm","gloss":"isabet ederse"},{"position":8,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onlara"},{"position":9,"surface":"سَيِّئَةٌۭ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"س-و-ء","rootLatin":"s-w-ʾ","lemma":"سَيِّئَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"bir kötülük"},{"position":10,"surface":"يَطَّيَّرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ط-ي-ر","rootLatin":"ṭ-y-r","lemma":"تَطَيَّرَ","form":"Tefa''ul","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Şartın cevabı olduğu için meczûm","gloss":"uğursuz sayarlar"},{"position":11,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":11,"surface":"مُوسَىٰ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مُوسَى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için takdiren mecrûr","gloss":"Musa"},{"position":12,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":12,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Atıf olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"kim"},{"position":13,"surface":"مَّعَ","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَعَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"ile birlikte"},{"position":13,"surface":"هُۥٓ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onun"},{"position":14,"surface":"أَلَآ","pos":"harf","posDetail":"Tembih Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَلَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"bilin ki"},{"position":15,"surface":"إِنَّمَا","pos":"harf","posDetail":"Hasr Edatı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّمَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":16,"surface":"طَـٰٓئِرُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ط-ي-ر","rootLatin":"ṭ-y-r","lemma":"طَائِر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"uğursuzlukları"},{"position":16,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":17,"surface":"عِندَ","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عِنْدَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"katında"},{"position":18,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"ʾ-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah'ın"},{"position":19,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":19,"surface":"لَـٰكِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih ve İstidrak","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَكِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"fakat"},{"position":20,"surface":"أَكْثَرَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdil","root":"ك-ث-ر","rootLatin":"k-th-r","lemma":"أَكْثَر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Lakinne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"çoğu"},{"position":20,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":21,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":22,"surface":"يَعْلَمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"ʿ-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"bilirler"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/127-141*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/127-141*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/127-141*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/127-141*
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye** · *7/131*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/131*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/131*
- **13 ve Hakîkat-i İlâhiyye** · *7/131*
