# A'râf Sûresi, 141. Âyet (7:141)

> وَإِذْ أَنجَيْنَـٰكُم مِّنْ ءَالِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ ۖ يُقَتِّلُونَ أَبْنَآءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَآءَكُمْ ۚ وَفِى ذَٰلِكُم بَلَآءٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ

*Ve-iż enceynâkum min âli fir'avne yesûmûnekum sû-e-l'ażâb(i)(s) yukattilûne ebnâekum veyestahyûne nisâekum(c) vefî żâlikum belâun min rabbikum ‘azîm(un)*

**Meal (Diyanet):** Hani sizi Firavun ailesinden kurtarmıştık. Onlar size en kötü işkenceyi uyguluyorlardı. Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/7/141

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"A'râf Suresi 141. ayet, İsrailoğulları'nın Firavun ailesinin zulmünden kurtarılmasını ve bu durumun onlar için büyük bir imtihan olduğunu anlatmaktadır. Ayet, 'kurtarmak', 'azap', 'öldürmek', 'sağ bırakmak' ve 'imtihan' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi müdahale ve beşeri sınanma temasını işler.","keyConcepts":[{"word":"أَنجَيْنَاكُم","root":"ن ج و","rootLatin":"n-c-v","meaning":"Allah'ın İsrailoğulları'nı Firavun'un zulmünden kurtarması eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Necât (نجاة), bir şeyden kurtulmak, selamet bulmak demektir. Ayetteki 'enceynâkum' (أَنجَيْنَاكُم) fiili, Allah'ın İsrailoğulları'nı Firavun'un eziyetinden ve helakinden kurtarmasını, onları güvenli bir duruma çıkarmasını ifade eder. Bu, ilahi bir lütuf ve himaye eylemidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Enceynâkum (أَنجَيْنَاكُم) ifadesi, mecazi olarak 'sizi kurtardık, selamete çıkardık' anlamına gelir. Firavun'un zulmünden kurtuluş, Allah'ın kudretinin bir göstergesi ve İsrailoğulları için büyük bir nimettir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kurtuluş (necât) kavramı, Kur'an'da genellikle bir tehlikeden veya cezadan kaçışı ifade eder. Bu ayetteki 'enceynâkum', Allah'ın İsrailoğulları'nı Firavun'un baskısından ve ölüm tehdidinden kurtararak onlara yeni bir başlangıç fırsatı vermesini simgeler."}]},{"word":"الْعَذَابِ","root":"ع ذ ب","rootLatin":"a-z-b","meaning":"Firavun ailesinin İsrailoğulları'na uyguladığı eziyet ve işkenceyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Azâb (عذاب), bir şeyi engellemek, alıkoymak anlamına gelen 'azb' kökünden gelir. Kur'an'da ise genellikle acı veren ceza, işkence anlamında kullanılır. Bu ayette 'sûe'l-azâb' (kötü azap) ifadesi, Firavun'un İsrailoğulları'na uyguladığı ağır ve dayanılmaz eziyetleri, özellikle oğullarını öldürüp kadınlarını sağ bırakma şeklindeki zulmü belirtir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Azâb (عذاب), bedene veya ruha verilen acı ve eziyettir. Ayetteki 'sûe'l-azâb', Firavun'un İsrailoğulları'na reva gördüğü, onların hayatlarını çekilmez kılan, onur kırıcı ve fiziksel olarak yıpratıcı kötü muameleyi vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Azâb kelimesi, Kur'an'da hem dünyevi hem de uhrevi cezaları ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, Firavun'un İsrailoğulları'na yönelik sistematik baskı ve zulmünü, onların yaşam haklarını ihlal eden acımasız uygulamalarını kapsar."}]},{"word":"يُقَتِّلُونَ","root":"ق ت ل","rootLatin":"k-t-l","meaning":"Firavun ailesinin İsrailoğulları'nın erkek çocuklarını topluca ve sürekli olarak öldürme eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Katl (قتل), cana kıymak, öldürmek demektir. 'Yukattilûne' (يُقَتِّلُونَ) fiili, tef'îl babından olup, eylemin çokluğunu, sürekliliğini ve şiddetini ifade eder. Firavun'un İsrailoğulları'nın oğullarını kasten ve tekrar tekrar öldürme politikasını vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Yukattilûne (يُقَتِّلُونَ) fiili, mübalağa ve tekerrür anlamı taşır. Bu, Firavun'un sadece birkaç çocuğu değil, doğan her erkek çocuğu hedef alarak sistematik bir soykırım uyguladığını gösterir. Bu eylem, İsrailoğulları'nın neslini kurutmaya yönelik zalimane bir çabadır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Katl (قتل), bir canlının hayatına son vermektir. Ayetteki 'yukattilûne', Firavun'un İsrailoğulları'nın erkek çocuklarını öldürme eyleminin sadece bir cinayet değil, aynı zamanda bir zulüm ve baskı aracı olarak kullanıldığını belirtir."}]},{"word":"وَيَسْتَحْيُونَ","root":"ح ي ي","rootLatin":"h-y-y","meaning":"Firavun ailesinin İsrailoğulları'nın kadınlarını sağ bırakma eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İstihyâ' (استحياء), birini hayatta bırakmak, canını bağışlamak anlamına gelir. Ayetteki 'yestahyûne nisâekum' (وَيَسْتَحْيُونَ نِسَاءَكُمْ), Firavun'un İsrailoğulları'nın kadınlarını öldürmeyip köle olarak kullanmak veya hizmet ettirmek amacıyla sağ bıraktığını ifade eder. Bu durum, erkek çocukların öldürülmesiyle birlikte, İsrailoğulları'nın neslini kontrol altında tutma ve onları zayıflatma amacını taşır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Yestahyûne (وَيَسْتَحْيُونَ) fiili, 'onları diri bırakıyorlar' demektir. Bu, Firavun'un kadınları diri bırakarak onları hizmetçi veya cariye olarak kullanma niyetini, yani onları bir tür kölelik altında tutma amacını gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İstihyâ' (استحياء), birini hayatta tutmak, yaşamasına izin vermek demektir. Bu ayetteki bağlamda, Firavun'un kadınları sağ bırakması, onlara merhametinden değil, kendi çıkarları doğrultusunda onları kullanma arzusundan kaynaklanan bir eylemdir."}]},{"word":"بَلَاءٌ","root":"ب ل و","rootLatin":"b-l-v","meaning":"Firavun'un zulmünden kurtuluşun İsrailoğulları için büyük bir imtihan olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Belâ' (بلاء), bir şeyi denemek, sınamak anlamına gelir. Hem hayırla hem de şerle sınanma için kullanılır. Bu ayetteki 'belâun azîm' (büyük bir imtihan), Firavun'un zulmünden kurtuluşun, İsrailoğulları için Allah'a şükretme, O'nun emirlerine uyma ve sabır gösterme açısından büyük bir sınama olduğunu belirtir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Belâ' (بلاء), Allah'ın kullarını denemek için gönderdiği musibet veya nimettir. Ayetteki 'büyük imtihan' ifadesi, İsrailoğulları'nın hem Firavun'un zulmüne maruz kalmaları hem de bu zulümden kurtarılmaları durumunun, onların imanlarını ve sabırlarını ölçen ilahi bir sınama olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Belâ' (imtihan) kavramı, Kur'an'da insanın Allah ile olan ilişkisini belirleyen merkezi bir temadır. Bu ayetteki 'belâ', İsrailoğulları'nın yaşadığı zorlukların ve ardından gelen kurtuluşun, onların Allah'a olan bağlılıklarını ve şükürlerini test eden bir süreç olduğunu vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kissa-musa","imtihan-bela","rizik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"إِذْ","pos":"harf","posDetail":"Zarf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî","gloss":"o zaman"},{"position":2,"surface":"أَنجَيْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ن-ج-و","rootLatin":"n-j-w","lemma":"إِنْجَاء","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"kurtardık"},{"position":2,"surface":"كُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"sizi"},{"position":3,"surface":"مِّنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":4,"surface":"ءَالِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-و-ل","rootLatin":"'-w-l","lemma":"آل","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ailesi"},{"position":5,"surface":"فِرْعَوْنَ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ف-ر-ع-ن","rootLatin":"f-r-'-n","lemma":"فِرْعَوْن","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (gayr-ı munsarıf olduğu için fetha ile)","gloss":"Firavun"},{"position":6,"surface":"يَسُومُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-و-م","rootLatin":"s-w-m","lemma":"سَوْم","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"uğratıyorlardı"},{"position":6,"surface":"كُم","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahalde mebnî","gloss":"sizi"},{"position":7,"surface":"سُوٓءَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-و-ء","rootLatin":"s-w-'","lemma":"سُوء","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"kötü"},{"position":8,"surface":"ٱلْعَذَابِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"'-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"azap"},{"position":9,"surface":"يُقَتِّلُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-ت-ل","rootLatin":"q-t-l","lemma":"تَقْتِيل","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"öldürüyorlardı"},{"position":10,"surface":"أَبْنَآءَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ب-ن-و","rootLatin":"b-n-w","lemma":"اِبْن","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"oğullarını"},{"position":10,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahalde mebnî","gloss":"sizin"},{"position":11,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":11,"surface":"يَسْتَحْيُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ي-ي","rootLatin":"h-y-y","lemma":"اِسْتِحْيَاء","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"sağ bırakıyorlardı"},{"position":12,"surface":"نِسَآءَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-س-و","rootLatin":"n-s-w","lemma":"نِسَاء","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"kadınlarını"},{"position":12,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahalde mebnî","gloss":"sizin"},{"position":13,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":13,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":14,"surface":"ذَٰلِكُم","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ذَٰلِكَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr mahalde mebnî","gloss":"işte bu"},{"position":15,"surface":"بَلَآءٌۭ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ب-ل-و","rootLatin":"b-l-w","lemma":"بَلَاء","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda-i muahhar olduğu için merfû","gloss":"bir imtihan"},{"position":16,"surface":"مِّن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":17,"surface":"رَّبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Rab"},{"position":17,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahalde mebnî","gloss":"sizin"},{"position":18,"surface":"عَظِيمٌۭ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ع-ظ-م","rootLatin":"'-z-m","lemma":"عَظِيم","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"büyük"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/127-141*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/127-141*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/137-141*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/127-141*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/137-141*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/127-141*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/141*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/141*
