# A'râf Sûresi, 149. Âyet (7:149)

> وَلَمَّا سُقِطَ فِىٓ أَيْدِيهِمْ وَرَأَوْا۟ أَنَّهُمْ قَدْ ضَلُّوا۟ قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ يَرْحَمْنَا رَبُّنَا وَيَغْفِرْ لَنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلْخَـٰسِرِينَ

*Velemmâ sukita fî eydîhim veraev ennehum kad dallû kâlû le-in lem yerhamnâ rabbunâ veyaġfir lenâ lenekûnenne mine-lḣâsirîn(e)*

**Meal (Diyanet):** İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana uğrayanlardan oluruz" dediler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/7/149

---

## Tefsir

{"topics":["tovbe","hidayet-dalalet","merhamet","ahiret-mukafat"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, İsrailoğullarının buzağıya tapma hatasından sonra düştükleri pişmanlık ve çaresizlik durumunu dilbilimsel olarak ele almaktadır. Ayetteki anahtar kavramlar, onların hatayı idrak edişlerini, sapkınlıklarını ve Allah'tan af dileme ihtiyacını vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"سُقِطَ","root":"س-ق-ط","rootLatin":"s-q-t","meaning":"Elleri böğründe kalmak, çaresizliğe düşmek ve pişman olmak anlamında mecazi bir ifadedir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'sükıta fî eydîhim' ifadesini, 'nedâmetü'l-vâkıa fî eydîhim' yani 'ellerine düşen pişmanlık' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda bu, İsrailoğullarının buzağıya tapma hatasından sonra içine düştükleri derin pişmanlık ve çaresizlik halini mecazi olarak ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sakât' kelimesinin asıl anlamının 'yüksekten düşmek' olduğunu belirtir. Ancak 'sükıta fî eydîhim' tabirinin, bir kişinin elinden bir şeyin düşmesi gibi, pişmanlığın ve çaresizliğin kalbe düşmesi, yani kişinin bu duruma düşürülmesi anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayette, İsrailoğullarının hatalarını fark ettiklerinde yaşadıkları şok ve pişmanlığı anlatır."}]},{"word":"ضَلُّوا۟","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"d-l-l","meaning":"Doğru yoldan sapmak, şaşırmak ve haktan uzaklaşmak demektir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'dalâl' kelimesini 'haktan sapmak, doğru yolu kaybetmek' olarak açıklar. Ayetteki 'dallû' ifadesi, İsrailoğullarının Allah'ın birliğini terk edip buzağıya tapmakla düştükleri büyük hatayı ve doğru yoldan tamamen uzaklaşmalarını ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'dalâl' kavramının Kur'an'da genellikle 'doğru yoldan sapma, hakikatten uzaklaşma' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu sapmanın hem bilinçli bir tercih hem de bilgisizlikten kaynaklanabileceğini ifade eder. Ayetteki kullanım, İsrailoğullarının bilinçli olarak Allah'ın emrinden yüz çevirip buzağıya yönelerek düştükleri manevi sapkınlığı vurgular."}]},{"word":"يَرْحَمْنَا","root":"ر-ح-م","rootLatin":"r-h-m","meaning":"Allah'ın merhamet etmesi, acıması ve lütfuyla muamele etmesidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'rahmet' kelimesinin 'kalpteki incelik ve şefkat' anlamına geldiğini, Allah için kullanıldığında ise 'ihsan ve nimet verme' anlamında olduğunu belirtir. Ayetteki 'yerhamnâ' ifadesi, İsrailoğullarının işledikleri günahtan sonra Allah'ın kendilerine acımasını, merhamet edip cezalandırmamasını ve bağışlamasını dilemelerini ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'rahmet' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu, genellikle Allah'ın kullarına yönelik lütuf, ihsan, bağışlama ve koruma gibi fiillerini kapsadığını belirtir. Ayetteki 'yerhamnâ', İsrailoğullarının Allah'tan günahlarına rağmen kendilerine şefkatle muamele etmesini ve azabından kurtarmasını talep etmelerini yansıtır."}]},{"word":"يَغْفِرْ","root":"غ-ف-ر","rootLatin":"ğ-f-r","meaning":"Allah'ın günahları örtmesi, bağışlaması ve affetmesidir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ğafr' kelimesinin asıl anlamının 'örtmek' olduğunu, 'istiğfar'ın ise 'günahları örtmesini istemek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'yeğfir lenâ', İsrailoğullarının işledikleri buzağıya tapma günahının Allah tarafından örtülmesini, yani affedilmesini ve cezalandırılmamasını dilemelerini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ğafr' kelimesinin 'günahları örtmek ve affetmek' anlamında kullanıldığını, bu fiilin Allah'a nispet edildiğinde kulun günahlarını silmesi ve onu cezalandırmaması anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki bağlamda, İsrailoğullarının büyük bir günah işledikten sonra Allah'tan bu günahın izlerini silmesini ve kendilerini bağışlamasını umduklarını gösterir."}]},{"word":"الْخَاسِرِينَ","root":"خ-س-ر","rootLatin":"h-s-r","meaning":"Zarara uğrayanlar, hüsrana düşenler ve kayba uğrayanlardır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'husran' kelimesinin 'sermayeyi kaybetmek' anlamına geldiğini, hem dünyevi hem de uhrevi kayıplar için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'el-hâsirîn', İsrailoğullarının Allah'ın rahmetinden ve bağışlamasından mahrum kalmaları durumunda hem dünya hem de ahirette büyük bir kayba uğrayacaklarını, yani helak olacaklarını ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'hasâra'nın 'kârın zıttı' olduğunu ve 'zarar etmek' anlamına geldiğini belirtir. Kur'an'da genellikle manevi ve uhrevi kayıplar için kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'el-hâsirîn', İsrailoğullarının Allah'ın affına mazhar olamazlarsa, imanlarını, ahiretlerini ve dolayısıyla tüm varlıklarını kaybedecekleri, yani ebedi hüsrana uğrayacakları anlamını taşır."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Velemmâ"},{"position":2,"translit":"sukita"},{"position":3,"translit":"fî"},{"position":4,"translit":"eydîhim"},{"position":5,"translit":"veraev"},{"position":6,"translit":"ennehum"},{"position":7,"translit":"kad"},{"position":8,"translit":"dallû"},{"position":9,"translit":"kâlû"},{"position":10,"translit":"le-in"},{"position":11,"translit":"lem"},{"position":12,"translit":"yerhamnâ"},{"position":13,"translit":"rabbunâ"},{"position":14,"translit":"veyaġfir"},{"position":15,"translit":"lenâ"},{"position":16,"translit":"lenekûnenne"},{"position":17,"translit":"mine"},{"position":18,"translit":"l-ḣâsirîn(e)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَلَمَّا","pos":"harf","posDetail":"Zaman Zarfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمَّا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve ne zaman ki","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Atıf harfi"},{"position":2,"surface":"سُقِطَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"س-ق-ط","rootLatin":"s-q-ṭ","lemma":"سَقَطَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"düşürüldü/pişman oldular","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":3,"surface":"فِىٓ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":4,"surface":"أَيْدِي","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-د-ي","rootLatin":"y-d-y","lemma":"يَد","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"elleri","irabMarker":"takdîrî kesra ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru","izafet":"Muzâf"},{"position":4,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":5,"surface":"وَرَأَوْا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ر-ا-ي","rootLatin":"r-'-y","lemma":"رَأَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ve gördüler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":6,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"şüphesiz ki","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Masdar harfi"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Enne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"onlar","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Nâsih harfin ismi"},{"position":7,"surface":"قَدْ","pos":"harf","posDetail":"Tahkik Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"قَدْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"gerçekten","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Tahkîk edatı"},{"position":8,"surface":"ضَلُّوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ض-ل-ل","rootLatin":"ḍ-l-l","lemma":"ضَلَّ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"saptılar","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":9,"surface":"قَالُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":10,"surface":"لَئِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَئِن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"eğer","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":11,"surface":"لَّمْ","pos":"harf","posDetail":"Cezm Edat","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değilse","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Cezm edatı"},{"position":12,"surface":"يَرْحَمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-ح-م","rootLatin":"r-ḥ-m","lemma":"رَحِمَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Lem edatıyla meczûm olduğu için meczûm","gloss":"merhamet etmezse","irabMarker":"sükûn ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":12,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bize","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":13,"surface":"رَبُّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Rabbimiz","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Fâil","izafet":"Muzâf"},{"position":13,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"bizim","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Muzâfun ileyh"},{"position":14,"surface":"وَيَغْفِرْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"غ-ف-ر","rootLatin":"ġ-f-r","lemma":"غَفَرَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Atıf harfiyle önceki meczûm fiile atfedildiği için meczûm","gloss":"ve bağışlamazsa","irabMarker":"sükûn ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":15,"surface":"لَنَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"bize"},{"position":15,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bize","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"},{"position":16,"surface":"لَنَكُونَنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Tekid nunu ile mebnî","gloss":"elbette oluruz","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Nâkıs muzâri fiil"},{"position":17,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"den/dan","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":18,"surface":"ٱلْخَـٰسِرِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-س-ر","rootLatin":"ḫ-s-r","lemma":"خَاسِر","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"hüsrana uğrayanlardan","irabMarker":"yâ ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/142-149*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/142-149*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/149*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/142-149*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/142-149*
- **Altı Peygamber - Hz.Musa (a.s) Kelimullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/149*
