# A'râf Sûresi, 177. Âyet (7:177)

> سَآءَ مَثَلًا ٱلْقَوْمُ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا وَأَنفُسَهُمْ كَانُوا۟ يَظْلِمُونَ

*Sâe meśelen(i)-lkavmu-lleżîne keżżebû bi-âyâtinâ veenfusehum kânû yazlimûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Ayetlerimizi yalan sayan ve ancak kendilerine zulmeden bir kavmin durumu ne kötüdür!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/7/177

---

## Tefsir

{"topics":["musrikler","kufur-sirk","imtihan-bela"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"سَآءَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"س-و-ء","rootLatin":"s-w-hamza","lemma":"سَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ne kötü oldu"},{"position":2,"surface":"مَثَلًا","pos":"isim","posDetail":"Temyiz","root":"م-ث-ل","rootLatin":"m-th-l","lemma":"مَثَل","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Temyiz olduğu için mansûb","gloss":"misal olarak"},{"position":3,"surface":"ٱلْقَوْمُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"ساءَ fiilinin fâili olduğu için merfû","gloss":"kavim"},{"position":4,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mebnî","gloss":"o kimseler ki"},{"position":5,"surface":"كَذَّبُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"كَذَّبَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yalanladılar"},{"position":6,"surface":"بِـَٔايَـٰتِنَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":6,"surface":"ءَايَـٰتِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-ي-ي","rootLatin":"hamza-y-y","lemma":"آيَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ayetler"},{"position":6,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"bizim"},{"position":7,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"أَنفُسَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ف-س","rootLatin":"n-f-s","lemma":"نَفْس","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"يظلمون fiilinin mef'ûlün bihi olduğu için mansûb","gloss":"nefislerini"},{"position":7,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mebnî","gloss":"onların"},{"position":8,"surface":"كَانُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Nâkıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiler"},{"position":9,"surface":"يَظْلِمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","lemma":"ظَلَمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"zulmediyorlar"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve bu yalanlama ile kendilerine zulmeden bir topluluğun durumunu tasvir etmektedir. Ayet, bu topluluğun kötü bir örnek teşkil ettiğini vurgulayarak, inkarın ve zulmün vahim sonuçlarına işaret etmektedir.","keyConcepts":[{"word":"سَآءَ","root":"س و ء","rootLatin":"s-v-e","meaning":"Kötü olmak, çirkin olmak, fena olmak anlamlarına gelir ve burada bir durumun veya örneğin olumsuzluğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ساء' kelimesinin 'su'' (kötülük) kökünden geldiğini ve bir şeyin çirkinleşmesi, kötüleşmesi anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ساءَ مَثَلًا' ifadesi, bu topluluğun temsil ettiği örneğin ne kadar kötü ve çirkin olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ساء' fiilinin Kur'an'da genellikle bir şeyin olumsuzluğunu, çirkinliğini ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Burada 'ساءَ مَثَلًا' ifadesi, ayetleri yalanlayanların durumunun ne kadar kötü bir benzetme olduğunu mecazi bir dille anlatır."}]},{"word":"مَثَلًا","root":"م ث ل","rootLatin":"m-s-l","meaning":"Örnek, misal, ibret alınacak durum anlamına gelir ve burada ayetleri yalanlayanların kötü bir örnek teşkil ettiğini belirtir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'مثل' kelimesinin 'benzerlik, örnek' anlamlarına geldiğini ve Kur'an'da genellikle bir durumu açıklamak, ibret vermek için kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'مَثَلًا' ifadesi, ayetleri yalanlayanların durumunun diğerleri için kötü bir ibret olduğunu gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'مثل' kelimesinin bir şeyin benzerini veya niteliğini açıklayan söz olduğunu belirtir. Ayetteki 'ساءَ مَثَلًا' ifadesi, ayetleri yalanlayan kavmin durumunun, kötü bir örnek olarak zihinlerde canlandırıldığını ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'mesel' kavramının Kur'an'da genellikle soyut bir gerçeği somutlaştırmak, bir ders vermek veya bir durumu açıklamak için kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'مَثَلًا', ayetleri yalanlayanların durumunun, inkarın ve zulmün sonuçlarını gösteren somut bir örnek olduğunu vurgular."}]},{"word":"كَذَّبُوا۟","root":"ك ذ ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"Yalanlamak, doğru olmadığını iddia etmek anlamına gelir ve burada Allah'ın ayetlerini inkar etmeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'كذب' kelimesinin 'doğrunun zıddı' olduğunu ve bir şeyi yalanlamak, inkar etmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا' ifadesi, bu kavmin Allah'ın ayetlerinin hakikatini reddettiğini ve onları yalan saydığını açıkça ortaya koyar."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'كذب' fiilinin tef'il babında (كَذَّبَ) kullanıldığında 'şiddetli bir şekilde yalanlamak' veya 'bir şeyi yalan saymak' anlamı kazandığını ifade eder. Ayetteki kullanımı, Allah'ın ayetlerine karşı gösterilen inkarın ve reddin ciddiyetini vurgular."}]},{"word":"بِـَٔايَـٰتِنَا","root":"ء ي ي","rootLatin":"e-y-y","meaning":"Allah'ın ayetleri, delilleri, mucizeleri anlamına gelir ve burada Kur'an ayetlerini veya evrendeki işaretleri ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'آية' kelimesinin 'işaret, alamet, delil' anlamlarına geldiğini ve Kur'an'da hem vahyedilen ayetler hem de evrendeki yaratılış delilleri için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'بِـَٔايَـٰتِنَا' ifadesi, Allah'ın gönderdiği mesajları ve varlığının delillerini kapsar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'آية' kelimesinin 'açık delil, mucize, ibret' gibi anlamlara geldiğini ve Allah'ın kudretini ve birliğini gösteren her şeyi ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki kullanımı, inkar edilenin sadece sözler değil, aynı zamanda Allah'ın varlığını ve birliğini gösteren tüm deliller olduğunu vurgular."}]},{"word":"يَظْلِمُونَ","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Zulmetmek, haksızlık etmek, haddi aşmak anlamına gelir ve burada Allah'ın ayetlerini yalanlayarak kendilerine zarar verdiklerini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ظلم' kelimesinin 'bir şeyi ait olmadığı yere koymak' veya 'haddi aşmak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'وَأَنفُسَهُمْ كَانُوا۟ يَظْلِمُونَ' ifadesi, bu kişilerin Allah'ın ayetlerini inkar ederek aslında kendi ruhlarına, kendi geleceklerine haksızlık ettiklerini ve kendilerine zarar verdiklerini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ظلم' kavramının, bir şeyi olması gereken yerden başka bir yere koymak suretiyle hakkı ihlal etmek olduğunu açıklar. Bu ayetteki 'يَظْلِمُونَ' fiili, ayetleri yalanlayanların, Allah'ın kendilerine bahşettiği akıl ve irade nimetini yanlış kullanarak, kendi nefislerine karşı büyük bir haksızlık işlediklerini ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'zulüm' kavramının Kur'an'da sadece başkalarına haksızlık etmek değil, aynı zamanda kişinin kendi nefsine karşı işlediği günahlar ve yanlış davranışlar için de kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'وَأَنفُسَهُمْ كَانُوا۟ يَظْلِمُونَ' ifadesi, inkarın ve ayetleri yalanlamanın, kişinin kendi ahiretini tehlikeye atarak kendine yaptığı en büyük zulüm olduğunu gösterir."}]}]}
