# A'râf Sûresi, 194. Âyet (7:194)

> إِنَّ ٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ عِبَادٌ أَمْثَالُكُمْ ۖ فَٱدْعُوهُمْ فَلْيَسْتَجِيبُوا۟ لَكُمْ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ

*İnne-lleżîne ted'ûne min dûni(A)llâhi ‘ibâdun emśâlukum(s) fed'ûhum felyestecîbû lekum in kuntum sâdikîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Allah'ı bırakıp tapındıklarınızın hepsi sizin gibi (yaratılmış) kullardır. Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi hemen onları çağırın da size cevap versinler (duanıza icabet etsinler).

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/7/194

---

## Tefsir

{"topics":["tevhid","kufur-sirk","musrikler","yaratilis"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"تَدْعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-'-w","lemma":"دَعَا","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"çağırıyorsunuz, tapıyorsunuz"},{"position":4,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":5,"surface":"دُونِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-و-ن","rootLatin":"d-w-n","lemma":"دُون","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"başka, gayrı"},{"position":6,"surface":"ٱللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"Allah"},{"position":7,"surface":"عِبَادٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ع-ب-د","rootLatin":"'-b-d","lemma":"عَبْد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"İnne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"kullar, yaratıklar"},{"position":8,"surface":"أَمْثَالُكُمْ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"م-ث-ل","rootLatin":"m-th-l","lemma":"مِثْل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için merfû","gloss":"benzerleriniz"},{"position":8,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":9,"surface":"فَٱدْعُوهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":9,"surface":"ٱدْعُو","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-'-w","lemma":"دَعَا","form":"Mücerred","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"çağırın"},{"position":9,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُمْ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onları"},{"position":10,"surface":"فَلْيَسْتَجِيبُوا۟","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"o halde"},{"position":10,"surface":"لْيَسْتَجِيبُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-و-ب","rootLatin":"j-w-b","lemma":"اِسْتَجَابَ","form":"İstif'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Emir lâmı ile meczûm","gloss":"cevap versinler"},{"position":11,"surface":"لَكُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"size"},{"position":11,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":12,"surface":"إِن","pos":"harf","posDetail":"Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"eğer"},{"position":13,"surface":"كُنتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iseniz"},{"position":14,"surface":"صَـٰدِقِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ص-د-ق","rootLatin":"s-d-q","lemma":"صَادِق","form":"Mücerred","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Kâne'nin haberi olduğu için mansûb","gloss":"doğru söyleyenler"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"A'râf Suresi 194. ayet, Allah'tan başka tapılan varlıkların acizliğini ve ilahlık iddialarının geçersizliğini vurgulamaktadır. Ayet, 'çağırmak/tapmak', 'kullar/yaratıklar', 'benzerler' ve 'doğru sözlü olmak' gibi temel kavramlar üzerinden tevhid inancının mantıksal zeminini ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"تَدْعُونَ","root":"د ع و","rootLatin":"d-a-v","meaning":"Allah'tan başka varlıklara yönelmek, onlardan yardım dilemek, ibadet etmek anlamında kullanılır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'دعوة' (da've) kelimesinin asıl anlamının 'bir şeyi kendine doğru çekmek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'تَدْعُونَ' (ted'ûne) ise, Allah'tan başkasına yönelerek ondan yardım isteme, ibadet etme ve onları ilah edinme manasındadır. Bu, sadece çağırmak değil, aynı zamanda bir tür tapınma ve itaat eylemini de içerir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'دعاء' (du'â) kelimesinin Kur'an'da farklı anlamlarda kullanıldığını, bu ayette ise 'ibadet etmek' ve 'tapmak' anlamında olduğunu ifade eder. 'Allah'tan başka taptıklarınız' ifadesiyle, putlara yapılan çağrıların aslında bir ibadet şekli olduğuna dikkat çeker."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'du'â' kavramının Kur'an'daki temel anlamlarından birinin 'Allah'a yönelmek, O'ndan yardım dilemek' olduğunu belirtir. Ancak bu ayetteki kullanımı, Allah'tan başka varlıklara yönelmenin, yani şirkin bir tezahürü olarak 'tapınma' anlamını taşır. Bu, ilahi gücü başka varlıklara atfetme eylemidir."}]},{"word":"عِبَادٌ","root":"ع ب د","rootLatin":"a-b-d","meaning":"Allah'a kulluk eden, O'nun yaratıkları olan varlıklar; bu ayette putların da insanlar gibi yaratılmış ve aciz olduğunu vurgular.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'عبد' (abd) kelimesinin 'boyun eğmek, zelil olmak' anlamından geldiğini ve 'ibadet'in de bu boyun eğmenin en üst derecesi olduğunu belirtir. Ayetteki 'عِبَادٌ' (ibâd) kelimesi, putların da Allah'ın yaratıkları olduğunu, dolayısıyla ilahlık vasfına sahip olamayacaklarını ifade eder. Onlar da insanlar gibi yaratılmış, aciz ve bağımlı varlıklardır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'abd' kelimesinin 'köle, kul' anlamlarına geldiğini ve Allah'a nispet edildiğinde 'Allah'ın kulu' manasına geldiğini açıklar. Bu ayette putlar için kullanılması, onların da tıpkı insanlar gibi yaratılmış, iradesiz ve başkasına bağımlı varlıklar olduğunu, dolayısıyla ilahlık vasfı taşımadıklarını vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'abd' kökünün Kur'an'da hem 'kulluk etmek' fiili hem de 'kul' ismi olarak geçtiğini belirtir. Bu ayette 'ibâd' kelimesi, putların da yaratılmış olmaları hasebiyle Allah'ın kulları statüsünde olduğunu, yani ilahlık vasfına sahip olamayacaklarını, aksine kendileri de yaratılmış ve muhtaç olduklarını ifade eder."}]},{"word":"أَمْثَالُكُمْ","root":"م ث ل","rootLatin":"m-th-l","meaning":"Sizin gibi, benzerleriniz; putların da insanlar gibi yaratılmış, aciz ve sınırlı varlıklar olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'مثل' (mithl) kelimesinin 'benzer, eş' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'أَمْثَالُكُمْ' (emthâlukum) ifadesi, putların da insanlar gibi yaratılmış, ölümlü, aciz ve hiçbir şeye güç yetiremeyen varlıklar olduğunu, dolayısıyla ilahlık vasfı taşımadıklarını vurgular. Onlar da insanlar gibi ihtiyaç sahibidirler."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'مثل' kelimesinin 'bir şeyin benzeri, dengi' anlamına geldiğini ve bu ayette putların insanlar gibi yaratılmış, aciz ve sınırlı varlıklar olduğunu ifade etmek için kullanıldığını açıklar. Bu, putların ilahlık iddialarının temelsizliğini ortaya koyan güçlü bir benzetmedir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'مثل' kelimesinin 'benzerlik, eşitlik' anlamlarına geldiğini ve bu ayette putların da insanlar gibi yaratılmış, aciz ve sınırlı varlıklar olduğunu, dolayısıyla ilahlık vasfına sahip olamayacaklarını vurgulamak için kullanıldığını belirtir. Bu ifade, putların ilahlık iddialarını çürütmek için mantıksal bir argüman sunar."}]},{"word":"فَلْيَسْتَجِيبُوا۟","root":"ج و ب","rootLatin":"c-v-b","meaning":"Size cevap versinler, çağrınıza karşılık versinler; putların acizliğini ve çağrılara cevap veremeyeceklerini vurgular.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'إجابة' (icâbe) kelimesinin 'çağrıya karşılık vermek, cevap vermek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'فَلْيَسْتَجِيبُوا۟' (felyestecîbû) ifadesi, putların çağrılara cevap verme yeteneğinden yoksun olduğunu, dolayısıyla ilahlık vasfına sahip olamayacaklarını açıkça ortaya koyar. Bu, onların cansız ve aciz varlıklar olduğunun bir kanıtıdır."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'استجابة' (isticâbe) kelimesinin 'bir isteğe olumlu karşılık vermek' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki bu emir kipi, aslında bir meydan okumadır ve putların çağrılara cevap veremeyeceklerini, dolayısıyla ilahlık iddialarının boş olduğunu göstermektedir. Onlar, ne bir fayda ne de bir zarar verebilirler."}]},{"word":"صَـٰدِقِينَ","root":"ص د ق","rootLatin":"s-d-k","meaning":"Doğru sözlü olanlar, iddialarında samimi olanlar; putların ilahlığına dair iddialarının yanlışlığını ortaya koymak için bir meydan okuma.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'صدق' (sıdk) kelimesinin 'sözün gerçeğe uygun olması' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'صَـٰدِقِينَ' (sâdikîn) ifadesi, putlara tapanların iddialarının doğru olup olmadığını sınamak için bir meydan okumadır. Eğer iddiaları doğruysa, putların çağrılara cevap vermesi gerekir; aksi takdirde iddiaları yalandır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'sıdk' kavramının Kur'an'da sadece sözün doğruluğunu değil, aynı zamanda niyetin ve eylemin de doğruluğunu ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'sâdikîn' kelimesi, putlara tapanların ilahlık iddialarının samimiyetini ve gerçekliğini sorgulamak için kullanılır. Eğer gerçekten doğru sözlü iseler, putların acizliğini kabul etmeleri gerekir."}]}]}
