# A'râf Sûresi, 202. Âyet (7:202)

> وَإِخْوَٰنُهُمْ يَمُدُّونَهُمْ فِى ٱلْغَىِّ ثُمَّ لَا يُقْصِرُونَ

*Ve-iḣvânuhum yemuddûnehum fî-lġayyi śümme lâ yuksirûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Şeytanlara kardeş olanlara gelince, şeytanlar onları azgınlığın içine çekerler, sonra da bundan hiç geri durmazlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/7/202

---

## Tefsir

{"topics":["seytan-vesvese","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"إِخْوَٰنُ","pos":"isim","posDetail":"Cemi Teksir","root":"أ-خ-و","rootLatin":"a-ḫ-w","lemma":"أَخ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"kardeşleri"},{"position":1,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":2,"surface":"يَمُدُّونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"م-د-د","rootLatin":"m-d-d","lemma":"مَدَّ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"sürüklerler"},{"position":2,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onları"},{"position":3,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":4,"surface":"ٱلْغَىِّ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"غ-ي-ي","rootLatin":"ġ-y-y","lemma":"غَيّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"azgınlık"},{"position":5,"surface":"ثُمَّ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ثُمَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"sonra"},{"position":6,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":7,"surface":"يُقْصِرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ق-ص-ر","rootLatin":"q-ṣ-r","lemma":"أَقْصَرَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"geri durmazlar"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"A'râf Suresi 202. ayet, şeytanın insanları nasıl azgınlığa sürüklediğini ve bu eylemde ısrarcı olduğunu dilbilimsel bir derinlikle ifade eder. Ayet, 'kardeşlik' metaforu üzerinden şeytanın etkisini, 'uzatma/sürükleme' fiiliyle bu etkinin devamlılığını ve 'geri durmama' ifadesiyle de şeytanın azgınlıktaki ısrarını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"إِخْوَٰنُهُمْ","root":"أ خ و","rootLatin":"e-h-v","meaning":"Şeytanın etkisine girmiş, onunla manevi bir bağ kurmuş kimseler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'أخ' (ah) kelimesinin aslen 'birleşme' ve 'uyum' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ihvân' (kardeşler) ifadesi, şeytanla aynı düşünce ve eylem birliğinde olan, onun yolunu takip eden kimseleri mecazi olarak ifade eder. Bu, kan bağı olmaksızın, ortak bir karakter veya davranış özelliği nedeniyle kurulan bir 'kardeşlik'tir. (el-Müfredât, s. 10)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'أخ' kelimesinin 'ortaklık' ve 'benzerlik' anlamlarını taşıdığını vurgular. Ayetteki 'ihvânuhum' ifadesi, şeytanın vesveselerine uyan ve onunla aynı kötü fiilleri işleyen kişileri, şeytanın 'kardeşleri' olarak nitelendirerek, bu ortaklığı ve benzerliği pekiştirir. Bu, manevi bir yoldaşlığı ve aynı hedefe yönelişi gösterir."}]},{"word":"يَمُدُّونَهُمْ","root":"م د د","rootLatin":"m-d-d","meaning":"Şeytanın, insanları azgınlığa doğru sürekli ve ısrarlı bir şekilde çekmesi, sürüklemesi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'مدّ' (medd) fiilinin 'uzatmak, artırmak, devam ettirmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yemuddûnehum' ifadesi, şeytanın insanları azgınlıkta bırakmakla kalmayıp, onları bu yolda daha da ileriye götürdüğünü, azgınlıklarını artırdığını ve bu süreci uzattığını gösterir. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 200)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'مدّ' fiilinin mecazi olarak 'yardım etmek, desteklemek' anlamında kullanılabileceğini ifade eder. Bu ayette ise, şeytanın insanları azgınlıkta 'desteklemesi' ve bu yolda onlara 'yardım etmesi' şeklinde olumsuz bir bağlamda kullanılmıştır. Şeytan, insanları azgınlığa doğru iterek, onların bu yolda ilerlemesini sağlar. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 1, s. 238)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'medd' kökünün Kur'an'da genellikle bir şeyin 'uzatılması', 'genişletilmesi' veya 'artırılması' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'yemuddûnehum', şeytanın insanları azgınlıkta bırakmakla kalmayıp, onları bu durumdan kurtulmalarına engel olacak şekilde daha da derinleştirdiğini, azgınlıklarını sürekli kıldığını ve artırdığını vurgular."}]},{"word":"ٱلْغَىِّ","root":"غ و ي","rootLatin":"ğ-v-y","meaning":"Doğru yoldan sapma, azgınlık, sapkınlık ve helake sürüklenme hali.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'غَيّ' (ğayy) kelimesinin 'doğru yoldan sapmak, helake sürüklenmek' anlamına geldiğini belirtir. Bu, bilerek veya bilmeyerek hakikatten uzaklaşma ve kötü sonuçlara yol açan bir sapmadır. Ayetteki 'el-ğayy', şeytanın insanları sürüklediği nihai kötü durumu, yani azgınlığı ve sapkınlığı ifade eder. (el-Müfredât, s. 367)"},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'غَيّ' kelimesini 'dalâlet' (sapıklık) ve 'cehalet' ile ilişkilendirir. Ayetteki 'el-ğayy', şeytanın insanları doğru bilgiden ve hidayetten uzaklaştırarak içine düşürdüğü karanlık ve sapkınlık halini anlatır. Bu, sadece bir hata değil, aynı zamanda bilinçli bir sapma veya cehalet sonucu ortaya çıkan bir durumdur."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ğayy' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'doğru yolu şaşırma, azma, sapma' anlamlarında kullanıldığını ve bu durumun çoğu zaman bilinçli bir tercih sonucu ortaya çıktığını belirtir. Ayetteki 'el-ğayy', şeytanın vesveseleriyle insanların içine düştüğü, akıl ve iradeyi kötüye kullanarak haktan uzaklaşma halini ifade eder."}]},{"word":"يُقْصِرُونَ","root":"ق ص ر","rootLatin":"k-s-r","meaning":"Şeytanın, insanları azgınlığa sürükleme eyleminden vazgeçmemesi, geri durmaması ve bu konuda ısrarcı olması.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'قصر' (kasara) fiilinin 'kısa kesmek, durmak, vazgeçmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'lâ yuksirûn' (geri durmazlar) ifadesi, şeytanın insanları azgınlığa sürükleme eyleminde hiçbir zaman duraksamadığını, bu konuda ısrarcı olduğunu ve vazgeçmediğini vurgular. Bu, şeytanın sürekli ve kesintisiz bir çaba içinde olduğunu gösterir. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 201)"},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'قصر' fiilinin 'bir şeyi yapmaktan geri durmak, eksik bırakmak' anlamında kullanıldığını açıklar. Ayetteki olumsuzluk edatıyla birlikte 'lâ yuksirûn', şeytanın insanları azgınlığa sevk etme konusunda hiçbir eksiklik göstermediğini, tam aksine bu konuda son derece kararlı ve azimli olduğunu ifade eder. Bu, şeytanın vesveselerinin sürekli ve kesintisiz olduğunu belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kasara' kökünün Kur'an'da 'sınırlamak, kısıtlamak, kısa tutmak' anlamlarında kullanıldığını belirtir. 'Lâ yuksirûn' ifadesi, şeytanın azgınlığa sürükleme eyleminde hiçbir sınır tanımadığını, bu eylemi kısa kesmediğini veya durdurmadığını, aksine sürekli ve sınırsız bir şekilde devam ettirdiğini vurgular. Bu, şeytanın kötülükteki sürekliliğini ve kararlılığını gösterir."}]}]}
