# A'râf Sûresi, 28. Âyet (7:28)

> وَإِذَا فَعَلُوا۟ فَـٰحِشَةً قَالُوا۟ وَجَدْنَا عَلَيْهَآ ءَابَآءَنَا وَٱللَّهُ أَمَرَنَا بِهَا ۗ قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَأْمُرُ بِٱلْفَحْشَآءِ ۖ أَتَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

*Ve-iżâ fe'alû fâhişeten kâlû vecednâ ‘aleyhâ âbâenâ va(A)llâhu emeranâ bihâ(k) kul inna(A)llâhe lâ ye/muru bilfahşâ-/(i)(s) etekûlûne ‘ala(A)llâhi mâ lâ ta'lemûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Çirkin bir iş işledikleri vakit, "Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Şüphesiz, Allah çirkin işleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah'ın üzerine mi atıyorsunuz?"

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/7/28

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, cahiliye dönemindeki bazı uygulamaların meşruiyetini atalara ve Allah'a dayandırma çabasını ele almakta, özellikle 'fahşa' kavramı üzerinden ahlaki yozlaşmayı ve Allah'a iftirayı reddetmektedir. Dilbilimsel olarak, 'fahşa' kelimesinin etimolojik kökeni ve semantik gelişimi, ayetin temel mesajını oluşturan ahlaki yozlaşma ve ilahi emir arasındaki çelişkiyi vurgular.","keyConcepts":[{"word":"فَعَلُوا۟","root":"ف ع ل","rootLatin":"f-ayn-l","meaning":"Bir işi, eylemi veya fiili gerçekleştirmek, yapmak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fiil' (فعل) kelimesinin, insandan veya hayvandan bilinçli veya bilinçsiz olarak meydana gelen her türlü eylem için kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'fa'alû' (yaptılar) ifadesi, onların bilinçli bir şekilde 'fahşa'yı işlediklerini, yani bu eylemi iradeleriyle gerçekleştirdiklerini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'fiil'in, 'kavl' (söz) ve 'amel' (iş) ile birlikte insanın iradi eylemlerini ifade ettiğini açıklar. Burada 'fa'alû' kelimesi, onların 'fahşa'yı sadece söylemekle kalmayıp, bizzat icra ettiklerini, yani bu çirkinliği fiilen işlediklerini gösterir."}]},{"word":"فَـٰحِشَةً","root":"ف ح ش","rootLatin":"f-ha-ş","meaning":"Çirkin, kötü, aşırıya kaçan, haddi aşan her türlü söz ve fiil anlamına gelir; özellikle ahlaksızlık ve günahı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'fahşa' kelimesinin 'fuhş' kökünden geldiğini ve 'haddi aşan, çirkinleşen' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'fahîşe' ise, onların işledikleri bu eylemin toplumun genel ahlak kurallarına aykırı, çirkin ve kabul edilemez bir davranış olduğunu ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fuhş'un, 'haddini aşan, çirkinleşen' her şey için kullanıldığını ve özellikle 'zina' gibi büyük günahlar için de kullanıldığını açıklar. Ayetteki 'fahîşe' kelimesi, onların atalarından miras aldıklarını iddia ettikleri ve Allah'a isnat ettikleri bu eylemin, aslında ahlaki sınırları aşan, çirkin bir günah olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'fahşa' kavramının Kur'an'da genellikle cinsel ahlaksızlıkları ve genel olarak çirkin, iğrenç ve ahlaki açıdan kabul edilemez davranışları ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, cahiliye dönemindeki çıplak tavaf gibi uygulamaların, Kur'an'ın getirdiği ahlaki normlara göre 'fahşa' olarak nitelendirildiğini gösterir."}]},{"word":"وَجَدْنَا","root":"و ج د","rootLatin":"v-cim-d","meaning":"Bulmak, rastlamak, elde etmek veya bir şeyi belirli bir durumda görmek anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'vecde' fiilinin 'bulmak' anlamının yanı sıra, 'bir şeyi belirli bir durumda görmek' anlamında da kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'vecednâ' ifadesi, onların atalarını bu 'fahşa'yı işlerken bulduklarını, yani bu uygulamayı atalarından miras aldıklarını ve onların bu şekilde davrandıklarını gördüklerini ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'vecde' fiilinin hem maddi hem de manevi buluşları ifade ettiğini açıklar. Burada 'vecednâ' kelimesi, onların atalarının bu 'fahşa'yı bir gelenek olarak sürdürdüklerini gözlemlediklerini ve bu geleneği kendilerine meşru bir dayanak olarak gördüklerini belirtir."}]},{"word":"أَمَرَنَا","root":"أ م ر","rootLatin":"e-mim-r","meaning":"Emretmek, buyurmak, bir şeyi yapmasını istemek anlamına gelir.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'emr' kelimesinin 'bir şeyi yapmayı istemek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'emeranâ' ifadesi, onların Allah'ın kendilerine bu 'fahşa'yı yapmalarını emrettiğini iddia ettiklerini, yani bu çirkin eylemi ilahi bir buyruk olarak gördüklerini gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'emr' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın kullarına yönelik kesin ve bağlayıcı buyruklarını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'emeranâ' kelimesi, müşriklerin, kendi yanlış uygulamalarına ilahi bir meşruiyet kazandırma çabasıyla Allah'a iftira attıklarını, zira Allah'ın 'fahşa'yı emretmesinin imkansız olduğunu vurgular."}]},{"word":"تَعْلَمُونَ","root":"ع ل م","rootLatin":"ayn-lam-mim","meaning":"Bilmek, öğrenmek, idrak etmek, bir şeyi kesin olarak kavramak anlamına gelir.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ilm'in, bir şeyin hakikatini idrak etmek ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde bilmek olduğunu açıklar. Ayetteki 'lâ ta'lemûn' (bilmiyorsunuz) ifadesi, onların Allah hakkında söyledikleri şeyin hiçbir bilgiye, delile veya kesinliğe dayanmadığını, tamamen zan ve iftiradan ibaret olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ilm' kavramının Kur'an'da sadece bilgi edinmek değil, aynı zamanda doğru ve kesin bilgiye sahip olmak anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'mâ lâ ta'lemûn' ifadesi, müşriklerin Allah'a isnat ettikleri şeyin, ilahi hakikatle hiçbir ilgisi olmayan, tamamen kendi uydurmaları olduğunu ve bu konuda hiçbir gerçek bilgiye sahip olmadıklarını açıkça ortaya koyar."}]}]}
