# A'râf Sûresi, 39. Âyet (7:39)

> وَقَالَتْ أُولَىٰهُمْ لِأُخْرَىٰهُمْ فَمَا كَانَ لَكُمْ عَلَيْنَا مِن فَضْلٍ فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْسِبُونَ

*Vekâlet ûlâhum li-uḣrâhum femâ kâne lekum ‘aleynâ min fadlin feżûkû-l'ażâbe bimâ kuntum teksibûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Öncekiler sonrakilere, "Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Artık kazanmış olduğunuz şeylere karşılık, azabı tadın" derler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/7/39

---

## Tefsir

{"topics":["cehennem","ahiret-mukafat","hesap-mizan"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"قَالَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dedi"},{"position":2,"surface":"أُولَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"أ-و-ل","rootLatin":"a-w-l","lemma":"أُولَى","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"öncekileri"},{"position":2,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":3,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":3,"surface":"أُخْرَىٰ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Tafdîl","root":"أ-خ-ر","rootLatin":"a-kh-r","lemma":"أُخْرَى","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sonrakilere"},{"position":3,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onların"},{"position":4,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"böylece"},{"position":4,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"yok"},{"position":5,"surface":"كَانَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"oldu"},{"position":6,"surface":"لَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":6,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":7,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"üzerine"},{"position":7,"surface":"نَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":8,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den"},{"position":9,"surface":"فَضْلٍ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ف-ض-ل","rootLatin":"f-d-l","lemma":"فَضْل","form":"-","features":{"number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"üstünlük"},{"position":10,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"öyleyse"},{"position":10,"surface":"ذُوقُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ذ-و-ق","rootLatin":"dh-w-q","lemma":"ذَاقَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"tadın"},{"position":11,"surface":"ٱلْعَذَابَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ذ-ب","rootLatin":"ʿ-dh-b","lemma":"عَذَاب","form":"-","features":{"number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"azabı"},{"position":12,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile"},{"position":12,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şey"},{"position":13,"surface":"كُنتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"idiniz"},{"position":14,"surface":"تَكْسِبُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ك-س-ب","rootLatin":"k-s-b","lemma":"كَسَبَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"kazanıyordunuz"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"A'râf Suresi 39. ayet, cehennemdeki önceki ve sonraki nesiller arasındaki diyalogu aktararak, her iki grubun da dünyadaki amelleri sebebiyle azaba müstahak olduğunu vurgular. Ayet, 'üstünlük' ve 'kazanç' kavramları üzerinden ilahi adaletin tecellisini ve amellerin karşılığını semantik olarak işler.","keyConcepts":[{"word":"أُولَىٰهُمْ","root":"أ و ل","rootLatin":"e-v-l","meaning":"Burada 'öncekiler', cehenneme daha önce girmiş olan veya dünyada daha önce yaşamış olan toplulukları ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'evvel' (أول) kelimesinin 'önce olmak' ve 'başlangıç' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ûlâhum' ifadesi, cehenneme girenlerden ilk olanları veya dünyada yaşamış ilk nesilleri işaret eder, bu da onların diğerlerine göre bir öncelik veya başlangıç konumunda olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, bu tür ifadelerin mecazi olarak 'ilk gelenler' veya 'öncü olanlar' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, cehennemdeki azabı ilk tadanlar veya dünyada günah işlemeye ilk başlayanlar kastedilmektedir, bu da onların sonraki nesillere hitap etme konumunu açıklar."}]},{"word":"أُخْرَىٰهُمْ","root":"أ خ ر","rootLatin":"e-h-r","meaning":"Burada 'sonrakiler', cehenneme daha sonra girecek olan veya dünyada daha sonra yaşamış olan toplulukları ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'âhir' (آخر) kelimesinin 'sonra olmak' ve 'bitiş' anlamlarına geldiğini açıklar. Ayetteki 'uhrâhum' ifadesi, cehenneme girenlerden sonraki olanları veya dünyada yaşamış sonraki nesilleri belirtir, bu da onların öncekilere göre bir sonralık veya takipçi konumunda olduğunu gösterir."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'uhra' kelimesinin 'diğeri' veya 'sonraki' anlamında kullanıldığını vurgular. Ayetteki bağlamda, önceki nesillerin hitap ettiği, onların ardından gelen ve benzer günahları işlemiş olan toplulukları ifade eder, bu da cehennemdeki ortak kaderlerini pekiştirir."}]},{"word":"فَضْلٍ","root":"ف ض ل","rootLatin":"f-d-l","meaning":"Burada 'üstünlük', bir tarafın diğerine göre sahip olduğu herhangi bir fazlalık, ayrıcalık veya avantajı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fadl' kelimesinin 'bir şeyin fazlası, artığı' ve 'bir şeye göre üstünlük' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'min fadl' ifadesi, sonraki nesillerin önceki nesillere karşı hiçbir üstünlüğünün olmadığını, dolayısıyla azap konusunda bir ayrıcalıklarının bulunmadığını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'fadl' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın lütfu ve ihsanı bağlamında kullanıldığını, ancak burada olumsuz bir bağlamda, yani 'üstünlük olmaması' şeklinde geçtiğini belirtir. Bu, cehennemde amellerin eşitlendiğini ve kimsenin diğerine karşı bir ayrıcalığının olmadığını gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'fadl'ın 'bir şeyin diğerine göre ziyadeliği' olduğunu ifade eder. Ayetteki kullanım, sonraki nesillerin önceki nesillerden daha az günahkar veya daha az sorumlu olmadığı, dolayısıyla azaptan kurtulmak için bir 'fazlalık' veya 'üstünlük' taşımadıkları anlamını taşır."}]},{"word":"فَذُوقُوا۟","root":"ذ و ق","rootLatin":"z-v-k","meaning":"Burada 'tadın', azabın acısını ve şiddetini bizzat deneyimlemek, yaşamak ve hissetmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zevk' (ذوق) kelimesinin 'bir şeyi tatmak' ve mecazi olarak 'bir şeyin etkisini hissetmek' anlamlarına geldiğini açıklar. Ayetteki 'fe zûkû' emri, azabın sadece teorik bir bilgi değil, bizzat hissedilen, acı veren bir deneyim olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'zevk'in hem maddi hem de manevi tatları ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'azabı tadın' ifadesi, cehennem azabının sadece fiziksel bir acı değil, aynı zamanda ruhsal bir ıstırap ve pişmanlık deneyimi olduğunu da ima eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, Kur'an'da 'zevk' fiilinin genellikle olumsuz sonuçları, özellikle azabı deneyimleme bağlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette de, dünyadaki kötü amellerin kaçınılmaz ve doğrudan bir sonucu olarak azabın bizzat yaşanacağını ifade eder."}]},{"word":"تَكْسِبُونَ","root":"ك س ب","rootLatin":"k-s-b","meaning":"Burada 'kazandığınız', dünyada işlediğiniz amelleri, fiilleri ve günahları ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kesb' (كسب) kelimesinin 'bir şeyi elde etmek, kazanmak' ve 'çaba sarf ederek bir şeye ulaşmak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'tekribûn' ifadesi, insanların dünyada kendi iradeleriyle işledikleri kötü amellerin birikimini ve bunların sonucunu ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'kesb'in genellikle kişinin kendi çabasıyla elde ettiği şeyleri ifade ettiğini açıklar. Ayetteki bağlamda, cehennemliklerin azabı 'kazanmaları', kendi kötü seçimleri ve eylemleri sonucunda bu duruma düştüklerini, yani azabın kendi amellerinin bir karşılığı olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kesb' kavramının Kur'an'da genellikle insanın sorumluluğunu ve amellerinin karşılığını vurgulamak için kullanıldığını belirtir. Bu ayette de, azabın ilahi bir keyfiyetten ziyade, insanların kendi 'kazançları' olan günahlarının doğal bir sonucu olduğunu semantik olarak pekiştirir."}]}]}
