# A'râf Sûresi, 47. Âyet (7:47)

> ۞ وَإِذَا صُرِفَتْ أَبْصَـٰرُهُمْ تِلْقَآءَ أَصْحَـٰبِ ٱلنَّارِ قَالُوا۟ رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا مَعَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ

*Ve-iżâ surifet ebsâruhum tilkâe ashâbi-nnâri kâlû rabbenâ lâ tec'alnâ me'a-lkavmi-zzâlimîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman, "Ey Rabbimiz! Bizi zalim toplumla beraber kılma" derler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/7/47

---

## Tefsir

{"topics":["cehennem","dua","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"إِذَا","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mebnî","gloss":"olduğu zaman"},{"position":2,"surface":"صُرِفَتْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ص-ر-ف","rootLatin":"s-r-f","lemma":"صَرَفَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"çevrildi"},{"position":3,"surface":"أَبْصَـٰرُ","pos":"isim","posDetail":"Cemi Teksir","root":"ب-ص-ر","rootLatin":"b-s-r","lemma":"بَصَر","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Nâib-i Fâil olduğu için merfû","gloss":"gözleri"},{"position":3,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onların"},{"position":4,"surface":"تِلْقَآءَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"ل-ق-ي","rootLatin":"l-q-y","lemma":"تِلْقَاء","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı mekan olduğu için mansûb","gloss":"yönüne"},{"position":5,"surface":"أَصْحَـٰبِ","pos":"isim","posDetail":"Cemi Teksir","root":"ص-ح-ب","rootLatin":"s-h-b","lemma":"صَاحِب","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"sahipleri"},{"position":6,"surface":"ٱل","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tarif","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ال","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"el-"},{"position":6,"surface":"نَّارِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-و-ر","rootLatin":"n-w-r","lemma":"نَار","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"ateşin"},{"position":7,"surface":"قَالُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler"},{"position":8,"surface":"رَبَّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Nida harfinden sonra geldiği için mansûb (Münada)","gloss":"Rabbimiz"},{"position":8,"surface":"نَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"bizim"},{"position":9,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nehiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"yapma"},{"position":10,"surface":"تَجْعَلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ج-ع-ل","rootLatin":"j-'-l","lemma":"جَعَلَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Nehiy lâm'ı ile meczûm olduğu için meczûm","gloss":"kılma"},{"position":10,"surface":"نَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَحْنُ","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"bizi"},{"position":11,"surface":"مَعَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَعَ","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zarf-ı mekan olduğu için mansûb","gloss":"ile beraber"},{"position":12,"surface":"ٱلْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tarif","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ال","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"el-"},{"position":12,"surface":"قَوْمِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ق-و-م","rootLatin":"q-w-m","lemma":"قَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"kavim"},{"position":13,"surface":"ٱلظَّـٰلِمِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","lemma":"ظَالِم","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mecrûr","gloss":"zalimler"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününde cehennemliklerin durumunu ve müminlerin onlardan uzak durma arzusunu tasvir eder. Ayet, 'sarf' fiiliyle gözlerin çevrilmesini, 'ebsar' ile görme duyusunu ve 'zalimin' ile haksızlık edenleri vurgulayarak, ilahi adaletin tecellisini ve müminlerin bu adalete olan teslimiyetini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"صُرِفَتْ","root":"ص ر ف","rootLatin":"s-r-f","meaning":"Gözlerin bir yöne çevrilmesi, yönünün değiştirilmesi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'sarf' kelimesinin bir şeyi bir halden başka bir hale çevirmek, yönünü değiştirmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'صُرِفَتْ أَبْصَارُهُمْ' ifadesi, gözlerin iradi olarak değil, ilahi bir kudretle cehennemlikler yönüne döndürülmesini ifade eder, bu da o anki çaresizliği ve dehşeti vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sarf'ın bir şeyi asıl yönünden başka bir yöne döndürmek olduğunu açıklar. Ayetteki bağlamda, müminlerin gözlerinin istem dışı olarak cehennem ehline çevrilmesi, onların o dehşetli manzaraya şahit olmaya zorlanmasını ve bu durumdan duydukları rahatsızlığı dile getirmelerini sağlar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'sarf' gibi fiillerin Kur'an'da genellikle ilahi iradenin tecellisini gösterdiğini belirtir. Burada gözlerin çevrilmesi, Allah'ın bir takdiri olarak müminlerin cehennem ehlinin durumunu görmelerini ve bu durumdan ibret almalarını sağlamak içindir, aynı zamanda onların Allah'a sığınma ihtiyacını pekiştirir."}]},{"word":"أَبْصَارُهُمْ","root":"ب ص ر","rootLatin":"b-s-r","meaning":"Gözler, görme duyusu.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'basar' kelimesinin hem fiziksel görme organı olan gözü hem de idrak ve anlayış yeteneğini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'أَبْصَارُهُمْ' ifadesi, müminlerin fiziksel gözlerinin cehennem ehline çevrilmesiyle birlikte, bu durumun onlarda derin bir idrak ve korku uyandırdığını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'basar'ın hem dışsal görme hem de içsel basiret anlamına geldiğini açıklar. Ayette, gözlerin cehennemliklere çevrilmesi, sadece bir görüntüden ibaret olmayıp, aynı zamanda o dehşetli akıbetin idrak edilmesine ve Allah'a sığınma isteğinin güçlenmesine yol açar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'basar' kelimesinin Kur'an'da genellikle hakikati görme ve idrak etme bağlamında kullanıldığını vurgular. Bu ayette ise, gözlerin cehennem ehline çevrilmesi, müminlerin o anki gerçekliği tüm çıplaklığıyla görmelerini ve bu durumdan ders çıkarmalarını sağlar."}]},{"word":"تَجْعَلْنَا","root":"ج ع ل","rootLatin":"c-'-l","meaning":"Bizi kılma, eyleme, bulundurma.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ceale' fiilinin bir şeyi bir hale dönüştürmek veya bir yerde konumlandırmak anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'لَا تَجْعَلْنَا' ifadesi, müminlerin Allah'tan kendilerini zalimlerin akıbetine uğratmamasını, onlarla aynı konumda bulundurmamasını talep etmelerini ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ceale'nin bir şeyi yaratmak, dönüştürmek veya bir şeye hükmetmek gibi geniş anlamlara sahip olduğunu açıklar. Burada, müminlerin duası, Allah'ın kendilerini zalimlerin durumuna düşürmemesini, onlarla aynı kaderi paylaşmaktan korumasını dile getirir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ceale' fiilinin bazen 'saymak, kabul etmek' anlamında da kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, müminler Allah'tan kendilerini zalimlerden saymamasını, onlarla aynı muameleye tabi tutmamasını niyaz ederler."}]},{"word":"الظَّالِمِينَ","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Zulmedenler, haksızlık edenler.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'zulm' kelimesinin bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak, haddi aşmak anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'الظَّالِمِينَ' ifadesi, Allah'ın koyduğu sınırları aşan, haksızlık eden ve bu yüzden cehennemi hak eden kimseleri ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zulm'ün bir şeyi olması gereken yerin dışına çıkarmak olduğunu ve bunun üç kısma ayrıldığını belirtir: Allah'a karşı zulm, nefse karşı zulm ve insanlara karşı zulm. Ayetteki zalimler, bu zulüm çeşitlerinden birini veya birkaçını işlemiş olan ve bu yüzden ilahi adaletin tecellisine uğrayan kimselerdir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zulm' kavramının Kur'an'da merkezi bir yere sahip olduğunu ve genellikle Allah'ın birliğini inkar etmek, O'na şirk koşmak veya O'nun emirlerine karşı gelmekle ilişkilendirildiğini ifade eder. Bu ayetteki 'zalimler', Allah'ın adaletine karşı gelmiş ve bu yüzden cezayı hak etmiş olanlardır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'zulm'ün Kur'an'da sadece haksızlık etmekle kalmayıp, aynı zamanda kişinin kendi nefsine karşı işlediği günahları da kapsadığını belirtir. Ayetteki 'zalimler', hem başkalarına hem de kendi nefislerine zulmetmiş, böylece ilahi gazabı hak etmiş kimselerdir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Sâffât Sûresi** · *7/46-47*
- **Sâffât Sûresi** · *7/46-47*
