# A'râf Sûresi, 49. Âyet (7:49)

> أَهَـٰٓؤُلَآءِ ٱلَّذِينَ أَقْسَمْتُمْ لَا يَنَالُهُمُ ٱللَّهُ بِرَحْمَةٍ ۚ ٱدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمْ وَلَآ أَنتُمْ تَحْزَنُونَ

*Ehâulâ-i-lleżîne aksemtum lâ yenâluhumu(A)llâhu birahme(tin)(c) udḣulû-lcennete lâ ḣavfun ‘aleykum velâ entum tahzenûn(e)*

**Meal (Diyanet):** "Sizin, 'Allah bunları rahmete erdirmez' diye yemin ettikleriniz şunlar mı?" (Sonra cennetliklere dönerek) "Haydi, girin cennete. Size korku yok. Siz üzülecek de değilsiniz" derler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/7/49

---

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat","merhamet","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Soru edatı olduğu için mebnî","gloss":"mı/mi"},{"position":1,"surface":"هَـٰٓؤُلَآءِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰٓؤُلَآءِ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnî; mübteda konumunda","gloss":"bunlar"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî; haber konumunda","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"أَقْسَمْتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-س-م","rootLatin":"q-s-m","lemma":"أَقْسَمَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yemin ettiniz"},{"position":4,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":5,"surface":"يَنَالُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ن-و-ل","rootLatin":"n-w-l","lemma":"نَالَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"ulaşır/erişir"},{"position":5,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onlara"},{"position":6,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":7,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":7,"surface":"رَحْمَةٍ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ر-ح-م","rootLatin":"r-h-m","lemma":"رَحْمَة","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"rahmet"},{"position":8,"surface":"ٱدْخُلُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"د-خ-ل","rootLatin":"d-ḫ-l","lemma":"دَخَلَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"girin"},{"position":9,"surface":"ٱلْجَنَّةَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-ن-ن","rootLatin":"j-n-n","lemma":"جَنَّة","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"cennete"},{"position":10,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefy harfi olduğu için mebnî","gloss":"yoktur"},{"position":11,"surface":"خَوْفٌ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"خ-و-ف","rootLatin":"ḫ-w-f","lemma":"خَوْف","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"korku"},{"position":12,"surface":"عَلَيْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"üzerine"},{"position":12,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":13,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":13,"surface":"لَآ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":14,"surface":"أَنتُمْ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"siz"},{"position":15,"surface":"تَحْزَنُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ز-ن","rootLatin":"h-z-n","lemma":"حَزَنَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"üzülürsünüz"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, cennetliklerin cehennemliklere hitabını ve Allah'ın rahmetinin tecellisini konu almaktadır. Ayetteki anahtar kavramlar, yemin, rahmet, cennet ve hüzün gibi temel dini ve ahlaki terimlerin filolojik ve semantik derinliğini ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"أَقْسَمْتُمْ","root":"ق س م","rootLatin":"k-s-m","meaning":"Yemin etmek, ant içmek anlamına gelir ve burada cehennemliklerin, cennetliklerin Allah'ın rahmetine nail olamayacaklarına dair ettikleri yemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kasem' kelimesinin asıl anlamının bir şeyi bölmek, taksim etmek olduğunu belirtir. Yemin etme anlamı ise, kişinin sözünü kesinleştirmek için Allah'ın adını anarak kendini bir şeye bağlaması, adeta sözünü ikiye bölüp bir kısmını Allah'a tahsis etmesi mecazından gelir. Ayetteki 'aksemtüm' ifadesi, cehennemliklerin, cennetliklerin Allah'ın rahmetine ulaşamayacaklarına dair kesin bir iddiada bulunduklarını, bu iddialarını yeminle pekiştirdiklerini gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'kasem' kelimesini 'yemin' olarak açıklar ve Kur'an'da bu kelimenin genellikle bir şeyi teyit etmek veya bir iddiayı güçlendirmek için kullanıldığını belirtir. Ayetteki kullanımı, cehennemliklerin, cennetlikler hakkında ileri sürdükleri olumsuz yargıyı kesin bir dille ifade etmelerini vurgular."}]},{"word":"يَنَالُهُمُ","root":"ن و ل","rootLatin":"n-v-l","meaning":"Ulaşmak, elde etmek, nail olmak anlamına gelir ve burada Allah'ın rahmetinin birilerine ulaşması, onları kuşatması bağlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'neyl' kelimesinin bir şeye ulaşmak, onu elde etmek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'lâ yenâluhumu' ifadesi, cehennemliklerin, cennetliklerin Allah'ın rahmetine asla ulaşamayacaklarına dair yanlış inançlarını dile getirdiğini gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'neyl' kelimesinin bir şeyi istemek ve ona ulaşmak anlamlarını taşıdığını ifade eder. Ayetteki bağlamda, Allah'ın rahmetinin bir lütuf olarak birilerine ulaşması ve onları kuşatması anlamındadır. Cehennemlikler, bu rahmetin cennetliklere ulaşmayacağına yemin etmişlerdir."}]},{"word":"بِرَحْمَةٍ","root":"ر ح م","rootLatin":"r-h-m","meaning":"Allah'ın merhameti, lütfu ve ihsanı anlamına gelir ve ayette cennetliklerin nail olduğu ilahi lütfu ifade eder.","sources":[{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'rahmet' kavramının Kur'an'da Allah'ın en temel sıfatlarından biri olduğunu ve O'nun yaratıklarına karşı gösterdiği şefkat, merhamet ve lütfu ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'birahmetin' ifadesi, cennetliklerin cennete girişinin ve orada korku ve hüzün duymamalarının temelinde Allah'ın engin rahmetinin yattığını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'rahmet' kelimesinin kalpteki incelik ve şefkatten kaynaklanan bir iyilik yapma isteği olduğunu, Allah için kullanıldığında ise sadece bu isteğin sonucu olan ihsan ve lütuf anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'birahmetin' ifadesi, Allah'ın cennetliklere olan lütfunun ve merhametinin somut bir tecellisi olarak cennete girmelerini ve orada huzur bulmalarını ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'rahmet' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu, hem dünyevi hem de uhrevi lütufları kapsadığını belirtir. Ayetteki 'birahmetin' ifadesi, Allah'ın cennetliklere bahşettiği sonsuz lütfu ve merhameti ifade ederek, onların cennete girişlerinin ve orada huzur içinde yaşamalarının kaynağını açıklar."}]},{"word":"ٱلْجَنَّةَ","root":"ج ن ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Cennet, bahçe anlamına gelir ve ayette müminlerin ahiretteki ebedi ikametgahı olan ödül mekanını ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cennet' kelimesinin asıl anlamının 'örtmek, gizlemek' olduğunu ve bu nedenle ağaçlarla örtülü, sık bitkili bahçelere 'cennet' dendiğini belirtir. Ahiretteki cennet ise, gözlerin görmediği, akılların idrak edemediği güzellikleri barındırdığı için bu isimle anılır. Ayetteki 'el-cennete' ifadesi, Allah'ın rahmetiyle müminlere vaat ettiği ebedi mutluluk yurdunu temsil eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'cennet' kelimesinin 'örtülü, gizli' anlamından türediğini ve ahiretteki cennetin de dünyevi gözlerden gizli, eşsiz güzelliklere sahip bir mekan olduğunu ifade eder. Ayetteki 'el-cennete' ifadesi, müminlerin Allah'ın lütfuyla girecekleri, her türlü korku ve üzüntüden uzak, ebedi saadet yurdunu simgeler."}]},{"word":"تَحْزَنُونَ","root":"ح ز ن","rootLatin":"h-z-n","meaning":"Üzülmek, kederlenmek anlamına gelir ve ayette cennetliklerin ahirette hiçbir üzüntü ve keder yaşamayacaklarını ifade eder.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'hüzün' kelimesinin kalpteki sıkıntı ve keder hali olduğunu belirtir. Ayetteki 'lâ entüm tahzenûn' ifadesi, cennetliklerin ahiretteki durumlarını tasvir ederken, onların dünyevi sıkıntılardan, pişmanlıklardan ve geleceğe dair endişelerden tamamen arınmış bir halde olacaklarını vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'hüzün' kelimesini 'kalbin daralması, kederlenmesi' olarak tanımlar. Ayetteki 'lâ entüm tahzenûn' ifadesi, cennetliklerin Allah'ın rahmetiyle elde ettikleri huzur ve mutluluğun, her türlü üzüntü ve kederden uzak bir yaşamı kapsadığını açıkça ortaya koyar."}]}]}
