# A'râf Sûresi, 59. Âyet (7:59)

> لَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦ فَقَالَ يَـٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَـٰهٍ غَيْرُهُۥٓ إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

*Lekad erselnâ nûhan ilâ kavmihi fekâle yâ kavmi-'budû(A)llâhe mâ lekum min ilâhin ġayruhu innî eḣâfu ‘aleykum ‘ażâbe yevmin ‘azîm(in)*

**Meal (Diyanet):** Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz ben sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum" dedi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/7/59

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"A'râf Suresi 59. ayet, Nuh peygamberin kavmine gönderilişini ve tevhidi davetini konu alır. Ayet, 'gönderme', 'kavim', 'ibadet', 'ilah' ve 'azap' gibi temel kavramlar üzerinden peygamberlik misyonunu ve ilahi uyarıyı dilbilimsel bir derinlikle sunar.","keyConcepts":[{"word":"أَرْسَلْنَا","root":"ر س ل","rootLatin":"r-s-l","meaning":"Allah'ın Nuh'u peygamber olarak kavmine göndermesi eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'irsâl' (إرسال) kelimesini bir şeyi bir yöne doğru salıvermek, göndermek olarak açıklar. Ayetteki 'erselnâ' fiili, Allah'ın Nuh'u belirli bir görevle, yani tebliğ göreviyle kavmine yönlendirmesi anlamındadır. Bu, sadece fiziksel bir gönderme değil, aynı zamanda ilahi bir görevlendirmeyi de içerir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'erselnâ' fiilinin mecazi olarak 'peygamber tayin ettik' anlamında kullanıldığını belirtir. Nuh'un kavmine gönderilmesi, Allah'ın onu kendi elçisi olarak seçip, onlara hakikati bildirmekle görevlendirmesi demektir."}]},{"word":"قَوْمِهِۦ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Nuh'un hitap ettiği, aynı soydan gelen veya aynı bölgede yaşayan insan topluluğunu ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kavm' kelimesini 'erkeklerden oluşan topluluk' olarak tanımlar, ancak Kur'an'da genellikle kadınları da kapsayan geniş bir insan topluluğu için kullanıldığını belirtir. Ayette Nuh'un 'kavmi', onun peygamber olarak gönderildiği ve davetini yönelttiği tüm insanları ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kavm' kelimesinin 'kıyâm' (ayağa kalkmak) kökünden geldiğini ve bir araya gelmiş, bir iş için toplanmış insanları ifade ettiğini belirtir. Nuh'un kavmi, onunla aynı coğrafyayı paylaşan ve kendisine muhatap olan topluluktur."}]},{"word":"ٱعْبُدُوا۟","root":"ع ب د","rootLatin":"a-b-d","meaning":"Allah'a tam bir teslimiyet, itaat ve kullukla yönelmeyi emreder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ubûdiyyet' (kulluk) kelimesini 'tevazu ve boyun eğme' olarak açıklar. 'İ'budû' emri, Nuh'un kavminden Allah'a karşı tam bir alçakgönüllülük, itaat ve ibadetle yönelmelerini, O'nun emirlerine uymalarını istemesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'abd' ve 'ibadet' kavramlarının Kur'an'da sadece ritüelistik eylemleri değil, aynı zamanda Allah'a karşı tam bir teslimiyet ve O'nun iradesine boyun eğmeyi ifade ettiğini vurgular. Ayetteki 'i'budû', Nuh'un kavminden Allah'ı tek ilah olarak tanımalarını ve hayatlarını O'nun rızasına göre düzenlemelerini talep etmesidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ibadet'i 'en yüce tazim ve en son boyun eğme' olarak tanımlar. Nuh'un 'i'budû' emri, kavminin Allah'a karşı en üst düzeyde saygı ve itaat göstermesini, O'nu yegane otorite olarak kabul etmesini ifade eder."}]},{"word":"إِلَـٰهٍ","root":"أ ل ه","rootLatin":"e-l-h","meaning":"Tapınılan, kendisine ibadet edilen, yüceltilen ve mutlak güç sahibi varlığı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilah' kelimesinin 'ilâh' (hayran olmak, tapmak) kökünden geldiğini ve kendisine ibadet edilen, hayranlık duyulan varlık anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ilâh', Nuh'un kavminin Allah'tan başka taptığı sahte tanrıları reddetmesini ve yalnızca Allah'ı ibadete layık görmesini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ilah' kelimesinin 'el-me'lûh' yani 'tapınılan' anlamına geldiğini ifade eder. Nuh'un 'mâ lekum min ilâhin gayruhû' ifadesi, Allah'tan başka hiçbir varlığın ibadete layık olmadığını, dolayısıyla O'ndan başka ilah edinilmemesi gerektiğini açıkça belirtir."}]},{"word":"عَذَابَ","root":"ع ذ ب","rootLatin":"a-z-b","meaning":"İsyankarlığın ve inkârın bir sonucu olarak gelecek olan şiddetli cezayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'azâb' kelimesini 'şiddetli acı veren şey' olarak tanımlar ve genellikle Allah'ın isyancılara verdiği cezayı ifade ettiğini belirtir. Nuh'un 'azâbe yevmin azîm' ifadesi, kavminin inkâr ve şirkte ısrar etmeleri durumunda karşılaşacakları büyük ve şiddetli bir ilahi cezayı haber verir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'azâb' kelimesinin 'tatlı sudan mahrum bırakmak' anlamından türediğini ve 'acı veren şey' anlamına geldiğini belirtir. Nuh'un uyarısındaki 'azâb', kavminin Allah'ın rahmetinden mahrum kalıp, büyük bir günün şiddetli cezasına çarptırılacaklarını ifade eder."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *7/59*
- **TB. Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *7/59*
- **Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *7/59*
- **Kelime-i Hûdiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *7/59*
