# A'râf Sûresi, 79. Âyet (7:79)

> فَتَوَلَّىٰ عَنْهُمْ وَقَالَ يَـٰقَوْمِ لَقَدْ أَبْلَغْتُكُمْ رِسَالَةَ رَبِّى وَنَصَحْتُ لَكُمْ وَلَـٰكِن لَّا تُحِبُّونَ ٱلنَّـٰصِحِينَ

*Fetevellâ ‘anhum vekâle yâ kavmi lekad eblaġtukum risâlete rabbî venasahtu lekum velâkin lâ tuhibbûne-nnâsihîn(e)*

**Meal (Diyanet):** Artık, Salih onlardan yüz çevirdi ve "Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size nasihatta bulundum. Fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz" dedi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/7/79

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Hz. Salih'in kavmine tebliğini tamamlaması ve onların öğütleri reddetmesi üzerine odaklanmaktadır. Ayet, tebliğ, öğüt ve kavmin olumsuz tepkisini ifade eden temel kavramlar üzerinden derinlemesine bir anlam katmanı sunar.","keyConcepts":[{"word":"تَوَلَّىٰ","root":"و ل ي","rootLatin":"v-l-y","meaning":"Hz. Salih'in kavminden yüz çevirmesi, onlardan uzaklaşması ve ilişkisini kesmesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vely (ولي) kelimesi, iki şey arasında aracı olmaksızın yakınlık bulunmasıdır. 'Tevelleytü anhu' (توليت عنه) ise, ondan yüz çevirdim, uzaklaştım demektir. Ayetteki kullanımı, Salih'in kavminin helak olmasının ardından onlardan fiziksel ve manevi olarak ayrılmasını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Tevelleytü (توليت) fiili, 'yüz çevirdim' manasına gelir. Burada Salih'in, kavminin helak olmasından sonra onlara karşı olan sorumluluğunun sona erdiğini ve onlardan uzaklaştığını mecazi olarak anlatır."}]},{"word":"أَبْلَغْتُكُمْ","root":"ب ل غ","rootLatin":"b-l-ğ","meaning":"Hz. Salih'in, Rabbinden aldığı mesajı kavmine eksiksiz ve tam olarak ulaştırmasıdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Buluğ (بلوغ), bir şeyin sonuna ulaşmak demektir. İblağ (إبلاغ) ise, bir şeyi hedefine ulaştırmak, tebliğ etmektir. Ayetteki 'eblağtüküm' (أبلغتكم), Salih'in risaleti, yani Allah'ın mesajını kavmine tam ve eksiksiz bir şekilde ilettiğini vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Buluğ (بلوغ) kelimesi, bir şeyin nihayetine varmak, son noktasına ulaşmak anlamındadır. 'İblağ' (إبلاغ) ise, bir haberi veya mesajı muhatabına tam olarak ulaştırmaktır. Salih'in bu ifadesi, tebliğ görevini layıkıyla yerine getirdiğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'tebliğ' kavramı, peygamberlerin Allah'tan aldıkları mesajı insanlara açık ve net bir şekilde iletme görevini ifade eder. 'Eblağtüküm' ifadesi, Salih'in bu peygamberlik görevini yerine getirdiğini ve mesajın muhataplarına ulaştığını belirtir."}]},{"word":"رِسَالَةَ","root":"ر س ل","rootLatin":"r-s-l","meaning":"Allah'ın Hz. Salih aracılığıyla kavmine gönderdiği ilahi mesaj ve buyruklar bütünüdür.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Risalet (رسالة), bir elçi (rasûl) aracılığıyla gönderilen mesajdır. Ayetteki 'risâlete Rabbî' (رسالة ربي), Salih'in kendi sözü değil, Allah'tan aldığı ve tebliğ etmekle yükümlü olduğu ilahi vahyi ifade eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Risalet (رسالة), 'irsal' (gönderme) kökünden gelir ve gönderilen şey anlamına gelir. Burada kastedilen, Allah'ın Salih'e vahyettiği ve kavmine ulaştırmasını emrettiği ilahi buyruklardır."}]},{"word":"نَصَحْتُ","root":"ن ص ح","rootLatin":"n-s-h","meaning":"Hz. Salih'in kavmine samimi, içten ve iyi niyetli öğütler vermesi, onların iyiliğini istemesidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nush (نصح), bir şeyin saf ve halis olmasıdır. Nasihat (نصيحة) ise, bir kimseye halis ve samimi bir şekilde iyilik dilemek, onu doğru yola yöneltmektir. Salih'in 'nasahtü leküm' (نصحت لكم) ifadesi, kavmine karşı en içten ve iyi niyetli tavsiyelerde bulunduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Nush (نصح), bir şeyin saf ve katışıksız olmasıdır. Nasihat, bir kimseye kalpten gelen, samimi ve faydalı sözler söylemektir. Salih'in bu fiili, kavminin kurtuluşu için gösterdiği çabayı ve samimiyetini yansıtır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Nush (نصح) kelimesi, Kur'an'da genellikle samimi öğüt, iyi niyetli tavsiye ve hayır dileme anlamlarında kullanılır. Peygamberlerin kavimlerine karşı olan görevlerinden biri de onlara nasihat etmektir. Salih'in bu ifadesi, tebliğin yanı sıra irşat görevini de yerine getirdiğini gösterir."}]},{"word":"تُحِبُّونَ","root":"ح ب ب","rootLatin":"h-b-b","meaning":"Kavmin, kendilerine öğüt verenleri sevmemesi, onların sözlerini benimsememesi ve onlara karşı olumsuz bir tutum sergilemesidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hubb (حب), bir şeye meyletmek, onu istemek ve ona karşı olumlu duygular beslemektir. Ayetteki 'lâ tuhıbbûne' (لا تحبون), kavmin öğüt verenlere karşı bir sevgi, kabul veya hoşnutluk duymadığını, aksine onlardan nefret ettiğini veya onları reddettiğini ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Hubb (حب), bir şeye karşı kalbin meyli ve ona yönelmesidir. 'Lâ tuhıbbûne' ifadesi, kavmin öğüt verenlerin sözlerini ve kendilerini benimsemediğini, onlara karşı bir soğukluk ve red tavrı içinde olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلنَّـٰصِحِينَ","root":"ن ص ح","rootLatin":"n-s-h","meaning":"Kavme samimi ve iyi niyetli öğütler veren, onların iyiliğini isteyen kişilerdir; bu bağlamda Hz. Salih ve onun gibi tebliğciler kastedilir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Nâsih (ناصح), nush (nasihat) eden kişidir. Ayetteki 'en-nâsıhîn' (الناصحين) kelimesi, Salih'in kendisi gibi, kavminin iyiliği için çabalayan, onlara doğru yolu gösteren ve samimi öğütler veren tüm kişileri kapsar. Kavmin bu kişileri sevmemesi, onların hakikati reddetme eğilimini gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Nâsih (ناصح), nasihat eden, öğüt veren demektir. Çoğulu 'nâsıhîn' (ناصحين) olarak gelir. Ayetteki kullanımı, Salih'in kavminin, kendilerine faydalı ve doğru yolu gösteren kişilere karşı olumsuz bir tutum sergilediğini, onların sözlerini kabul etmediğini vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Şu'arâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/79*
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/79*
- **Fecr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/79*
- **Fecr Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/79*
- **Şu'arâ Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/79*
- **Bürûc Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/79*
