# A'râf Sûresi, 8. Âyet (7:8)

> وَٱلْوَزْنُ يَوْمَئِذٍ ٱلْحَقُّ ۚ فَمَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

*Velveznu yevme-iżini-lhakk(u)(c) femen śekulet mevâzînuhu feulâ-ike humu-lmuflihûn(e)*

**Meal (Diyanet):** O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/7/8

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"A'râf Suresi'nin 8. ayeti, kıyamet günündeki ilahi adaleti ve amellerin tartılmasını ele almaktadır. Ayet, 'vezn' (tartı), 'hak' (gerçek), 'sekule' (ağır gelmek) ve 'efleha' (kurtuluşa ermek) gibi temel kavramlar üzerinden ahiret muhasebesinin mahiyetini ve sonucunu dilbilimsel bir derinlikle ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"وَٱلْوَزْنُ","root":"وزن","rootLatin":"v-z-n","meaning":"Kıyamet gününde amellerin değerlendirilmesi için kurulacak olan adalet ölçüsünü ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vezn kelimesi, bir şeyin miktarını bilmek için kullanılan ölçü aletidir. Kur'an'da ise genellikle ahirette amellerin değerlendirilmesi ve adil bir şekilde karşılığının verilmesi anlamında mecazi olarak kullanılır. Bu ayetteki 'vezn', Allah'ın adaletinin tecellisi olarak amellerin tartılmasını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Vezn, burada hak ve adalet anlamındadır. Amellerin tartılması, onların değerinin ve karşılığının belirlenmesi demektir. Bu, somut bir tartıdan ziyade, Allah'ın adaletinin tecellisi ve amellerin hak ettiği karşılığı bulmasıdır."}]},{"word":"ٱلْحَقُّ","root":"حقق","rootLatin":"h-k-k","meaning":"Tartının mutlak adaletli ve şaşmaz bir gerçeklik olduğunu vurgular.","sources":[{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hak kavramı, Kur'an'da 'gerçek, doğru, adalet' gibi geniş bir anlam yelpazesine sahiptir. Bu ayette 'vezn' ile birlikte kullanılması, kıyamet günündeki tartının mutlak ve şaşmaz bir adaletle gerçekleşeceğini, hiçbir haksızlığın olmayacağını ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hak, bir şeyin sabit ve doğru olmasıdır. Bu ayetteki 'veznü'l-hak', tartının adil, doğru ve şaşmaz bir şekilde gerçekleşeceğini, kimseye zerre kadar haksızlık yapılmayacağını belirtir. Bu, Allah'ın adaletinin bir tecellisidir."}]},{"word":"ثَقُلَتْ","root":"ثقل","rootLatin":"s-k-l","meaning":"Amellerin tartıda ağır gelmesi, onların Allah katında değerli ve makbul olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Sekule fiili, bir şeyin ağırlık kazanması, kıymetli olması anlamındadır. Ayette 'mevâzîn' (tartılar) ile birlikte kullanılması, kişinin salih amellerinin çokluğu ve Allah katındaki değerinin yüksekliği sebebiyle tartısının ağır basmasını ifade eder."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Sekule, maddi ağırlığın yanı sıra manevi ağırlık ve değer için de kullanılır. Bu ayette, kişinin imanının ve salih amellerinin Allah katındaki kıymetinin bir göstergesi olarak tartısının ağır gelmesi kastedilir. Bu, kurtuluşa ermenin bir alametidir."}]},{"word":"مَوَٰزِينُهُۥ","root":"وزن","rootLatin":"v-z-n","meaning":"Kişinin amellerinin tartıldığı ölçü birimlerini veya amellerin kendisini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Mevâzîn, mîzân kelimesinin çoğuludur ve tartı aletleri anlamına gelir. Ancak Kur'an'da genellikle amellerin kendisi veya amellerin değerlendirildiği ölçütler için kullanılır. Bu ayette, kişinin yaptığı iyi amellerin ve imanının toplam değerini ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Mevâzîn, amellerin tartıldığı teraziler veya amellerin kendisi olarak anlaşılır. 'Mevâzîni ağır gelenler', salih amelleri çok olan ve Allah katında değeri yüksek olan kimselerdir. Bu, ahiretteki kurtuluşun anahtarıdır."}]},{"word":"ٱلْمُفْلِحُونَ","root":"فلح","rootLatin":"f-l-h","meaning":"Dünya ve ahirette kurtuluşa, başarıya ve mutluluğa eren kimseleri ifade eder.","sources":[{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Felâh (iflah olmak), Kur'an'ın temel kavramlarından biridir ve 'kurtuluş, başarı, mutluluk' anlamlarını içerir. Bu ayette 'müflihûn', amelleri ağır gelenlerin ahirette Allah'ın rızasına ve cennetine kavuşarak nihai kurtuluşa ereceklerini belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Felâh, bir şeyin istenilen sonuca ulaşması, başarıya ermesi demektir. 'Müflihûn', dünya ve ahiret saadetine nail olan, Allah'ın azabından kurtulup cennetine giren kimselerdir. Bu ayette, tartısı ağır gelenlerin bu kurtuluşa erecekleri müjdelenir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Felâh, dünya ve ahiret hayırlarını elde etmek ve şerlerden kurtulmaktır. 'Müflihûn', Allah'ın emirlerine uyarak ve salih ameller işleyerek bu iki cihan saadetine ulaşanlardır. Ayetteki bağlamda, amelleri ağır gelenlerin bu felaha erecekleri vurgulanır."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk · *7/8*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk · *7/8*
- **Cem'o ve Fark'o** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/8*
- **Cem'o ve Fark'o** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/8*
- **Cem'o ve Fark'o** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/8*
- **Cem'o ve Fark'o** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/8*
- **Lübbü'l-Lübb (Özün Özü)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *7/8*
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *7/8*
- **Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4)** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *7/8*
