# Meâric Sûresi, 14. Âyet (70:14)

> وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا ثُمَّ يُنجِيهِ

*Vemen fî-l-ardi cemî'an śümme yuncîh(i)*

**Meal (Diyanet):** (11-14) Birbirlerine gösterilirler. Günahkar kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de, kendisini kurtarsın.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/70/14

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününde suçlunun azaptan kurtulmak için her şeyi feda etme arzusunu ve bu arayışın beyhudeliğini tasvir etmektedir. Kelimelerin kök anlamları, çaresizliği ve kurtuluşun imkansızlığını vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْأَرْضِ","root":"أرض","rootLatin":"e-r-d","meaning":"Ayette, suçlunun kurtulmak için feda etmek istediği, üzerinde yaşayan tüm varlıkları kapsayan yeryüzü anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'arz' kelimesinin bilinen yeryüzü anlamına geldiğini ve Kur'an'da hem bu gezegeni hem de belirli bir bölgeyi ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise, suçlunun feda etmeye hazır olduğu geniş bir alanı ve üzerindeki tüm canlıları ifade eder."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'arz' kelimesinin genel olarak yeryüzü ve toprak anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'men fi'l-ardı' ifadesiyle, yeryüzünde bulunan tüm insanlar kastedilerek, suçlunun çaresizliğini ve kurtuluş için ne kadar ileri gidebileceğini gösterir."}]},{"word":"جَمِيعًا","root":"جمع","rootLatin":"c-m-a","meaning":"Ayette, yeryüzündeki tüm varlıkların istisnasız bir şekilde feda edilmek istenmesini pekiştiren bir zarf olarak kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'cem'' kökünün bir araya getirmek, toplamak anlamına geldiğini ve 'cemîan' kelimesinin ise 'hepsi, bütünüyle' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayette, suçlunun kurtulmak için yeryüzündeki her şeyi, istisnasız herkesi feda etme arzusunu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'cemîan' kelimesinin te'kid (pekiştirme) için geldiğini ve 'men fi'l-ardı' ifadesindeki genelliği daha da kuvvetlendirdiğini açıklar. Bu, suçlunun çaresizliğini ve kurtuluş için hiçbir şeyi esirgemeyeceğini gösterir."}]},{"word":"يُنجِيهِ","root":"نجو","rootLatin":"n-c-v","meaning":"Ayette, suçlunun azaptan kurtulma, selamete erme arzusunu ifade eden bir fiildir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'necâ' fiilinin kurtulmak, selamete ermek anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yüncîhi' ifadesi, suçlunun kıyamet günündeki azaptan kurtulma çabasını ve bu uğurda her şeyi feda etme isteğini dile getirir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'necâ' kökünün bir şeyden ayrılıp kurtulmak, yüksek bir yere çıkmak gibi anlamlara geldiğini ifade eder. 'Yüncîhi' ise, Allah'ın birini bir sıkıntıdan kurtarması veya kişinin kendi çabasıyla kurtulmaya çalışması anlamındadır. Ayette, suçlunun kendisini azaptan kurtarma umudunu ve bu umutla yaptığı fedakarlık teklifini anlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'necât' kavramının Kur'an'da genellikle ilahi bir kurtuluşu ifade ettiğini, ancak burada kişinin kendi çabasıyla bir felaketten kurtulma arayışını gösterdiğini belirtir. Suçlunun bu arayışı, kıyamet gününün dehşetini ve çaresizliğini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","ahiret-mukafat","cehennem","hesap-mizan"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَمَن","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî","gloss":"kim"},{"position":2,"surface":"فِى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":3,"surface":"ٱلْأَرْضِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ر-ض","rootLatin":"a-r-d","lemma":"أَرْض","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yeryüzü"},{"position":4,"surface":"جَمِيعًا","pos":"isim","posDetail":"Hâl","root":"ج-م-ع","rootLatin":"j-m-ʿ","lemma":"جَمِيع","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"hepsi, topluca"},{"position":5,"surface":"ثُمَّ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ثُمَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"sonra"},{"position":6,"surface":"يُنجِيهِ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ن-ج-و","rootLatin":"n-j-w","lemma":"أَنجَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"kurtarır"},{"position":6,"surface":"هِ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onu"}]
