# Meâric Sûresi, 43. Âyet (70:43)

> يَوْمَ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ سِرَاعًا كَأَنَّهُمْ إِلَىٰ نُصُبٍ يُوفِضُونَ

*Yevme yaḣrucûne mine-l-ecdâśi sirâ'an ke-ennehum ilâ nusubin yûfidûn(e)*

**Meal (Diyanet):** (43-44) Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde mezarlarından süratle çıkacakları o günü hatırla! İşte o, uyarıldıkları gündür.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/70/43

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, kıyamet gününde insanların kabirlerinden hızla çıkışını ve belirli bir hedefe doğru koşuşunu tasvir etmektedir. Anahtar kavramlar, bu çıkışın mahiyetini, hızını ve yöneldiği hedefi dilbilimsel ve semantik derinliğiyle ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"يَخْرُجُونَ","root":"خ-ر-ج","rootLatin":"h-r-j","meaning":"Kabirlerden dışarı çıkmak, ortaya çıkmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"H-r-c kökü, bir şeyin bir yerden ayrılıp dışarı çıkması anlamına gelir. Ayetteki 'yahrücûne' ifadesi, ölülerin kabirlerinden dirilerek dışarı çıkışını, yani yeniden dirilişi ve haşri ifade eder. Bu, dünya hayatından ahiret hayatına geçişin başlangıcıdır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"H-r-c fiili, mecazi olarak bir durumdan başka bir duruma geçişi de ifade edebilir. Burada kabirlerden çıkış, ölüm halinden diriliş haline geçişi, yani ahiret hayatının başlangıcını mecazi olarak anlatır."}]},{"word":"الْأَجْدَاثِ","root":"ج-د-ث","rootLatin":"c-d-s","meaning":"Ölülerin defnedildiği yerler, kabirler demektir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"El-ecdâs (çoğulu el-ecdâs), ölülerin gömüldüğü yer, yani kabir anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, kıyamet gününde insanların diriltilerek çıkacakları mekanları açıkça belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"C-d-s kökü, kabir ve mezar anlamında kullanılır. Ayetteki 'el-ecdâs' kelimesi, insanların ölüm sonrası bedenlerinin bulunduğu yerleri ifade eder ve bu yerlerden yeniden dirilişin gerçekleşeceğini vurgular."}]},{"word":"سِرَاعًا","root":"س-ر-ع","rootLatin":"s-r-a","meaning":"Hızlı, aceleci bir şekilde anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"S-r-a kökü, hız ve acelecilik ifade eder. 'Sirâ'an' kelimesi, kıyamet gününde kabirlerinden çıkan insanların büyük bir hızla ve telaşla hareket edeceklerini, bu durumun o günün dehşetini ve ciddiyetini yansıttığını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'sürat' kavramı, genellikle ilahi emirlere uymada veya kıyamet gibi kaçınılmaz olayların gerçekleşmesindeki çabukluğu ifade eder. Burada 'sirâ'an', dirilişin ani ve kaçınılmaz oluşunu, insanların bu duruma karşı gösterdikleri şaşkınlık ve telaşı vurgular."}]},{"word":"نُصُبٍ","root":"ن-ص-ب","rootLatin":"n-s-b","meaning":"Dikili taşlar, putlar veya belirli bir hedefe dikilmiş işaretler anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"N-s-b kökü, dikmek, kurmak anlamına gelir. 'Nusub' ise dikilmiş şey, özellikle de tapınılan putlar veya bir hedefe doğru yönelinen işaret taşlarıdır. Ayetteki 'ilâ nusubin yûfidûne' ifadesi, insanların belirli bir hedefe, sanki tapınılan bir şeye doğru koşar gibi yöneldiklerini, bu hedefin de hesap yeri olduğunu ima eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"N-s-b, dikilmiş, sabitlenmiş şey demektir. Kur'an'da bazen putlar için kullanılırken, bu ayetteki bağlamda, insanların kıyamet günü hesap vermek üzere toplanacakları, kaçınılmaz bir hedefe doğru yönelişlerini tasvir eden bir benzetme olarak anlaşılır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Nusub kelimesi, cahiliye döneminde tapınılan putları veya kurban kesilen taşları ifade etmekle birlikte, ayetteki kullanımı mecazidir. İnsanların kıyamet günü, tıpkı putlarına koşanlar gibi, büyük bir telaş ve zorunlulukla hesap yerine doğru koşacaklarını anlatır. Bu, o günkü şaşkınlık ve çaresizliği vurgular."}]},{"word":"يُوفِضُونَ","root":"و-ف-ض","rootLatin":"v-f-d","meaning":"Hızla koşmak, acele etmek, süratle ilerlemek anlamındadır.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"V-f-d kökü, hızlı ve aceleci yürüyüşü, koşmayı ifade eder. 'Yûfidûne' fiili, kabirlerinden çıkan insanların büyük bir telaş ve hızla, sanki bir yarışa girmiş gibi belirli bir hedefe doğru koşuşturmalarını tasvir eder. Bu, kıyamet gününün dehşetini ve insanların o günkü çaresizliğini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"V-f-d, bir yere doğru hızla gitmek, acele etmek demektir. Ayetteki kullanımı, insanların kabirlerinden kalkar kalkmaz, sanki bir zorunlulukla ve büyük bir hızla hesap yerine doğru yönelmelerini anlatır. Bu, o günkü kargaşayı ve insanların iradesi dışında bir gücün onları sevk etmesini vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["dirilis","kiyamet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Zaman zarfı olduğu için mansûb","gloss":"gün"},{"position":2,"surface":"يَخْرُجُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"خ-ر-ج","rootLatin":"ḫ-r-j","lemma":"خَرَجَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"çıkarlar"},{"position":3,"surface":"مِنَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":4,"surface":"ٱلْأَجْدَاثِ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ج-د-ث","rootLatin":"j-d-th","lemma":"جَدَث","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"kabirler"},{"position":5,"surface":"سِرَاعًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-ر-ع","rootLatin":"s-r-ʿ","lemma":"سِرَاع","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"hızla, çabucak"},{"position":6,"surface":"كَأَنَّهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Müşebbehe bi'l-Fiil","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَأَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"sanki"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"كَأَنَّ'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"onlar"},{"position":7,"surface":"إِلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَى","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-e, -a doğru"},{"position":8,"surface":"نُصُبٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ن-ص-ب","rootLatin":"n-ṣ-b","lemma":"نُصُب","form":"-","features":{"number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"dikili taşlar, putlar"},{"position":9,"surface":"يُوفِضُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ف-ض","rootLatin":"w-f-ḍ","lemma":"أَوْفَضَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"koşuşurlar"}]
