# Nûh Sûresi, 13. Âyet (71:13)

> مَّا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلَّهِ وَقَارًا

*Mâ lekum lâ tercûne li(A)llâhi vekârâ(n)*

**Meal (Diyanet):** 'Size ne oluyor da Allah için bir vakar (saygınlık, büyüklük) ummuyorsunuz?'

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/71/13

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nûh Suresi'nin 13. ayeti, insanların Allah'a karşı takınmaları gereken saygı ve tazim duruşunu sorgulamaktadır. Ayet, 'tercûne' fiili ve 'veqârâ' kavramı üzerinden, Allah'ın azametini idrak etme ve O'na layıkıyla değer verme meselesini vurgulamaktadır.","keyConcepts":[{"word":"تَرْجُونَ","root":"ر ج و","rootLatin":"r-c-v","meaning":"Umut etmek, beklemek, korkmak, saygı göstermek, tazim etmek anlamlarına gelir; burada Allah'ın azametini ummamak, O'na saygı göstermemek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'recâ' kelimesinin genellikle hayırlı bir şeyin beklenmesi anlamına geldiğini belirtir. Ancak bu ayetteki 'lâ tercûne' ifadesi, Allah'ın azametini ve O'na karşı duyulması gereken saygıyı ummamak, yani O'nun büyüklüğünü takdir etmemek ve O'ndan korkmamak anlamında kullanılmıştır. İnsanların Allah'ın kudret ve azametine karşı kayıtsızlığını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'recâ' kelimesinin bazen 'havf' (korku) anlamında kullanılabileceğini belirtir. Bu bağlamda 'lâ tercûne' ifadesi, 'Allah'tan korkmuyorsunuz, O'nun azametinden çekinmiyorsunuz' şeklinde anlaşılabilir. Ayet, Nûh kavminin Allah'ın gücüne ve ceza verme kudretine karşı duyarsızlığını eleştirmektedir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'recâ' kavramının Kur'an'da hem umut hem de korku boyutunu içerdiğini vurgular. Bu ayetteki olumsuz kullanımı, insanların Allah'ın mutlak otoritesine ve yüceliğine karşı gerekli saygıyı ve korkuyu taşımadıklarını, dolayısıyla O'nun büyüklüğünü idrak edemediklerini gösterir. Bu, bir tür manevi körlük ve duyarsızlık halidir."}]},{"word":"وَقَارًا","root":"و ق ر","rootLatin":"v-k-r","meaning":"Ağırbaşlılık, saygınlık, azamet, büyüklük ve yücelik anlamlarına gelir; burada Allah'a yakışan azamet ve yüceliği ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'vakâr' kelimesinin 'ağırbaşlılık, ciddiyet ve saygınlık' anlamına geldiğini belirtir. Allah için kullanıldığında ise O'nun azametini, yüceliğini ve kudretini ifade eder. Ayetteki 'lillâhi veqârâ' ifadesi, Allah'a layık olan o mutlak büyüklüğü ve saygınlığı tanımamak, O'na bu vasfı yakıştırmamak anlamındadır."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'vakâr' kelimesini 'azamet ve yücelik' olarak açıklar. Nûh Suresi'ndeki bu kullanım, Nûh kavminin Allah'ın azametini ve kudretini idrak edememesini, O'na karşı gerekli tazimi göstermemesini eleştirmektedir. Onlar, Allah'ın büyüklüğünü küçümsemekte veya görmezden gelmektedirler."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'vakâr'ı 'sükûnet ve ciddiyet' olarak tanımlar ve bu durumun kişiye saygınlık kazandırdığını belirtir. Allah için kullanıldığında ise bu, O'nun zatına mahsus olan mutlak yüceliği, azameti ve kudreti ifade eder. Ayet, insanların Allah'ın bu eşsiz ve mutlak yüceliğini kabul etmemelerini, O'na bu vasfı atfetmemelerini kınamaktadır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'vakâr' kelimesinin Kur'an'da Allah'a nispet edildiğinde O'nun mutlak azametini, yüceliğini ve kudretini ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'lâ tercûne lillâhi veqârâ' ifadesi, insanların Allah'ın bu eşsiz büyüklüğünü umursamamaları, O'na karşı gerekli saygıyı ve tazimi göstermemeleri anlamına gelir. Bu, Allah'ın ilahlık vasfını inkâr etme veya küçümseme halidir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","kufur-sirk","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"مَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ne"},{"position":2,"surface":"لَكُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":2,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":3,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"değil"},{"position":4,"surface":"تَرْجُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-ج-و","rootLatin":"r-j-w","lemma":"رَجَا","form":"Mücerred","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici bir edat bulunmadığı için merfû","gloss":"umuyorsunuz/beklemiyorsunuz"},{"position":5,"surface":"لِلَّهِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"için"},{"position":5,"surface":"اللَّهِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"اللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Allah'a"},{"position":6,"surface":"وَقَارًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"و-ق-ر","rootLatin":"w-q-r","lemma":"وَقَار","form":"Mücerred","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"saygınlık/büyüklük"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *71/13*
- **Altı Peygamber - Hz.Nuh (a.s) Neciyullah** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *71/13*
