# Cin Sûresi, 20. Âyet (72:20)

> قُلْ إِنَّمَآ أَدْعُوا۟ رَبِّى وَلَآ أُشْرِكُ بِهِۦٓ أَحَدًا

*Kul innemâ ed'û rabbî velâ uşriku bihi ehadâ(n)*

**Meal (Diyanet):** De ki: "Şüphesiz ben ancak Rabbime ibadet ederim ve O'na hiç kimseyi ortak koşmam."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/72/20

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, tevhid inancının temelini oluşturan, Allah'a yönelme ve O'na ortak koşmama prensibini vurgulamaktadır. Peygamberin (s.a.v.) dilinden aktarılan bu ifade, kulluğun yalnızca Allah'a has olduğunu ve şirkin reddini net bir şekilde ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"أَدْعُوا۟","root":"د ع و","rootLatin":"d-'-v","meaning":"Bu kelime, Allah'a yönelme, O'ndan yardım dileme ve O'na ibadet etme anlamlarını taşır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'دعاء' kelimesinin asıl anlamının 'seslenmek, çağırmak' olduğunu belirtir. Ancak Kur'an'da bu kelime, 'ibadet etmek, yardım dilemek, yalvarmak' gibi geniş bir anlam yelpazesinde kullanılır. Ayetteki 'أَدْعُوا۟' ifadesi, Peygamber'in sadece Rabbine yöneldiğini, O'na ibadet ettiğini ve O'ndan yardım dilediğini ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'دعاء' kelimesinin Kur'an'da farklı mecazî kullanımları olduğunu belirtir. Bu ayetteki kullanımı ise 'ibadet etmek' ve 'yalvarmak' anlamlarına gelir. Peygamber, Rabbine ibadet ettiğini ve O'na yalvardığını beyan etmektedir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'dua' kavramının Kur'an'daki merkeziyetine dikkat çeker. Ona göre dua, sadece bir talep değil, aynı zamanda Allah ile kul arasındaki ilişkinin en temel ifadesidir. Bu ayetteki 'أَدْعُوا۟' fiili, Peygamber'in Allah'a olan mutlak bağlılığını ve O'na yönelişini gösterir."}]},{"word":"رَبِّى","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Bu kelime, terbiye eden, yetiştiren, sahip olan, efendi ve ilah anlamlarını içeren kapsamlı bir kavramdır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ربّ' kelimesinin aslen 'bir şeyi tedricen kemale erdirmek' anlamına geldiğini belirtir. Allah için kullanıldığında ise 'yaratıcı, malik, terbiye edici, yönetici' gibi tüm kemal sıfatlarını içerir. Ayetteki 'رَبِّى' ifadesi, Peygamber'in kendisini terbiye eden, sahip olan ve ibadetine layık tek varlık olarak Allah'ı gördüğünü vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'ربّ' kelimesinin hem 'malik' (sahip) hem de 'mürabbî' (terbiye eden) anlamlarını taşıdığını ifade eder. Bu ayetteki kullanım, Peygamber'in kendisini Allah'ın mülkünde ve terbiyesi altında hissettiğini, dolayısıyla yalnızca O'na yöneldiğini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Rab' kavramının Kur'an'da Allah'ın yaratıcı, besleyici ve yönetici sıfatlarını kapsayan merkezi bir kavram olduğunu belirtir. 'Rabbî' ifadesi, kulun Allah'a olan kişisel ve özel bağlılığını, O'nun himayesi altında olduğunu ve O'na karşı sorumluluğunu ifade eder."}]},{"word":"أُشْرِكُ","root":"ش ر ك","rootLatin":"ş-r-k","meaning":"Bu kelime, ortak koşmak, bir şeyi başkasıyla paylaşmak, Allah'a eş veya ortak tanımak anlamlarına gelir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'شرك' kelimesinin 'iki veya daha fazla şeyin bir araya gelmesi' anlamına geldiğini belirtir. Dini bağlamda ise 'Allah'a ortak koşmak', yani O'nun ilahlık, rububiyet veya uluhiyet sıfatlarında başkalarını O'na denk tutmak demektir. Ayetteki 'أُشْرِكُ' fiili, Peygamber'in tevhid inancını vurgulayarak Allah'a hiçbir şekilde ortak koşmadığını beyan eder."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'şirk' kavramını Allah'ın birliğine zıt bir durum olarak açıklar. Bu ayetteki 'أُشْرِكُ' ifadesi, Peygamber'in Allah'ın zatında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir ortağı olmadığını kabul ettiğini ve bu inancı yaşadığını gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'şirk' kavramının Kur'an'da en büyük günah olarak nitelendirildiğini ve Allah'ın affetmeyeceği tek günah olduğunu belirtir. 'أُشْرِكُ' fiili, Peygamber'in bu büyük günahtan uzak durduğunu ve insanları da bu yola çağırdığını ifade eder."}]},{"word":"أَحَدًا","root":"أ ح د","rootLatin":"e-h-d","meaning":"Bu kelime, 'hiç kimse, hiç kimseyi' anlamında nefy (olumsuzluk) bağlamında kullanılarak mutlak bir tekliği ve eşsizliği ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'أحد' kelimesinin 'bir' anlamına geldiğini, ancak nefy bağlamında kullanıldığında 'hiç kimse' veya 'hiçbir şey' anlamını taşıdığını belirtir. Bu ayetteki 'وَلَآ أُشْرِكُ بِهِۦٓ أَحَدًا' ifadesi, Allah'a ortak koşulacak hiçbir varlığın olmadığını, O'nun mutlak tekliğini ve eşsizliğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'أحد' kelimesinin 'bir' anlamında kullanıldığında, sayısal birliği ifade ettiğini; ancak olumsuzluk edatıyla birlikte kullanıldığında, 'hiç kimse' veya 'hiçbir şey' anlamında genelliği ve mutlak nefy'i ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın şeriki olamayacak mutlak tekliğini pekiştirir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'أحد' kelimesinin 'bir' anlamında kullanıldığında, 'vahid' kelimesinden daha kapsamlı bir tekliği ifade ettiğini belirtir. 'Vahid' sayısal birliği ifade ederken, 'أحد' mutlak ve eşsiz tekliği vurgular. Ayetteki 'أَحَدًا' kelimesi, Allah'ın zatında, sıfatlarında ve fiillerinde hiçbir benzeri ve ortağı olmadığını kesin bir dille ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["tevhid","dua","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قُلْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"De ki"},{"position":2,"surface":"إِنَّمَآ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Hasr","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّمَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ancak, sadece"},{"position":3,"surface":"أَدْعُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"د-ع-و","rootLatin":"d-'-w","lemma":"دَعَا","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"yalvarırım"},{"position":4,"surface":"رَبِّى","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Rabbime"},{"position":4,"surface":"ى","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ي","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"benim"},{"position":5,"surface":"وَلَآ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"لَآ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":6,"surface":"أُشْرِكُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ر-ك","rootLatin":"ş-r-k","lemma":"أَشْرَكَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"ortak koşmam"},{"position":7,"surface":"بِهِۦٓ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ile, ona"},{"position":7,"surface":"هِۦٓ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"O'na"},{"position":8,"surface":"أَحَدًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ح-د","rootLatin":"a-h-d","lemma":"أَحَد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"kimseyi"}]
