# Cin Sûresi, 7. Âyet (72:7)

> وَأَنَّهُمْ ظَنُّوا۟ كَمَا ظَنَنتُمْ أَن لَّن يَبْعَثَ ٱللَّهُ أَحَدًا

*Ve ennehum zannû kemâ zanentum en len yeb'aśa(A)llâhu ehadâ(n)*

**Meal (Diyanet):** "Gerçekten onlar da, sizin sandığınız gibi, Allah'ın hiç kimseyi öldükten sonra tekrar diriltmeyeceğini sanmışlardı."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/72/7

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, cinlerin de insanlar gibi Allah'ın kimseyi yeniden diriltmeyeceği yönünde yanlış bir zan beslediklerini ifade etmektedir. Temel kavramlar, 'zan' fiili etrafında şekillenmekte ve hem insanların hem de cinlerin kıyamet ve ahiret inancındaki yanılgılarına işaret etmektedir. Ayet, dirilişin imkansızlığına dair bu ortak yanılgıyı vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ظَنُّوا۟","root":"ظ ن ن","rootLatin":"z-n-n","meaning":"Cinlerin, insanların yaptığı gibi bir zanda bulunmaları, tahminde bulunmaları veya yanlış bir kanaate sahip olmaları.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zann' kelimesini 'bir şeyin varlığına veya yokluğuna dair bir kanaatin ağır basması' olarak tanımlar. Ayetteki kullanımı, cinlerin de insanlar gibi, Allah'ın kimseyi diriltmeyeceği yönündeki bir kanaatin kendilerinde ağır bastığını, ancak bu kanaatin kesin bilgiye dayanmadığını ve yanlış olduğunu ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'zann' kelimesinin Kur'an'da bazen 'şüphe', bazen 'yakîn (kesin bilgi)' ve bazen de 'tahmin' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'zann' ise, 'şüpheye dayalı yanlış bir tahmin' anlamındadır; cinlerin, dirilişin olmayacağına dair kesin olmayan, yanlış bir kanaate sahip olduklarını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zann' kavramının Kur'an'da genellikle olumsuz bir çağrışım taşıdığını ve 'gerçek bilgiye dayanmayan, yanıltıcı bir kanaat' anlamında kullanıldığını vurgular. Bu ayetteki 'zann', hem cinlerin hem de insanların ahiret inancındaki temel bir yanılgısını, yani dirilişin imkansızlığına dair asılsız bir varsayımı ifade eder."}]},{"word":"ظَنَنتُمْ","root":"ظ ن ن","rootLatin":"z-n-n","meaning":"İnsanların, Allah'ın kimseyi yeniden diriltmeyeceği yönünde bir zanda bulunmaları, tahminde bulunmaları veya yanlış bir kanaate sahip olmaları.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'zann'ın bazen 'yakîn' (kesin bilgi) bazen de 'şüphe' anlamına geldiğini belirtir. Bu ayetteki 'zann', insanların ahiret inancına dair kesin bilgiye dayanmayan, aksine şüphe ve inkâra meyilli yanlış bir kanaatini ifade eder. Cinlerin de bu yanlış kanaati paylaştığını gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'zann'ın 'bir şeyin vuku bulacağına veya bulmayacağına dair kalpte oluşan bir kanaat' olduğunu ifade eder. Ayetteki 'ظَنَنتُمْ', insanların Allah'ın kimseyi diriltmeyeceği yönündeki bu kanaatinin, gerçeklikten uzak ve yanlış olduğunu, cinlerin de aynı yanılgıya düştüğünü belirtir."}]},{"word":"يَبْعَثَ","root":"ب ع ث","rootLatin":"b-'-s","meaning":"Allah'ın ölüleri yeniden diriltmesi, kabirlerinden kaldırması.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ba's' kelimesinin 'bir şeyi yerinden kaldırmak, harekete geçirmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Kur'an bağlamında ise özellikle 'ölüleri diriltmek, kabirlerinden çıkarmak' anlamında kullanılır. Ayetteki 'yeb'ase', Allah'ın kıyamet günü insanları ve cinleri yeniden diriltme eylemini ifade eder ve cinlerin bu eylemin gerçekleşmeyeceği yönündeki yanlış zannını vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ba's' kelimesinin 'bir şeyi uyandırmak, göndermek, diriltmek' gibi çeşitli anlamlara geldiğini açıklar. Ayetteki 'yeb'ase', Allah'ın ölüleri diriltme gücünü ve bu gücün cinler ve insanlar tarafından yanlış bir şekilde inkar edildiğini, yani 'Allah'ın kimseyi diriltmeyeceği' zannının yanlışlığını ortaya koyar."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ba's' kavramının Kur'an'da genellikle 'ölümden sonra diriliş' anlamında kullanıldığını ve ahiret inancının temelini oluşturduğunu belirtir. Bu ayetteki 'yeb'ase', cinlerin ve insanların, Allah'ın bu temel ahiret eylemini gerçekleştirmeyeceği yönündeki yanlış inançlarını ifade eder."}]},{"word":"أَحَدًا","root":"أ ح د","rootLatin":"a-h-d","meaning":"Hiç kimse, hiç kimseyi.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'ahad' kelimesinin 'tek, bir' anlamının yanı sıra, olumsuzluk bağlamında 'hiç kimse' anlamında da kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'en len yeb'ase Allahu ahaden' ifadesi, Allah'ın 'hiç kimseyi' diriltmeyeceği yönündeki yanlış zannı pekiştirir ve bu zannın kapsamının genişliğini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ahad' kelimesinin nefy (olumsuzluk) siyakında kullanıldığında 'hiç kimse' anlamı taşıdığını açıklar. Bu ayetteki kullanımı, cinlerin ve insanların, Allah'ın diriltme gücünü tamamen reddederek, 'hiçbir varlığı' yeniden diriltmeyeceği yönündeki yanılgılarını ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["dirilis","musrikler","gayb"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"أَنَّهُمْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"şüphesiz ki"},{"position":1,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"أَنَّ'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"onlar"},{"position":2,"surface":"ظَنُّوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ظ-ن-ن","rootLatin":"z-n-n","lemma":"ظَنَّ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"sandılar"},{"position":3,"surface":"كَمَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"gibi"},{"position":3,"surface":"مَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Masdariyye","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ki"},{"position":4,"surface":"ظَنَنتُمْ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ظ-ن-ن","rootLatin":"z-n-n","lemma":"ظَنَّ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"sandınız"},{"position":5,"surface":"أَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Masdariyye ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَن","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ki"},{"position":6,"surface":"لَّن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nasb ve Nefy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَن","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"asla ...mez"},{"position":7,"surface":"يَبْعَثَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ب-ع-ث","rootLatin":"b-'-s̱","lemma":"بَعَثَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"لَن ile mansûb olduğu için mansûb","gloss":"diriltmeyecek"},{"position":8,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":9,"surface":"أَحَدًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ح-د","rootLatin":"a-h-d","lemma":"أَحَد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"hiç kimseyi"}]
