# Müddessir Sûresi, 47. Âyet (74:47)

> حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلْيَقِينُ

*Hattâ etânâ-lyakîn(u)*

**Meal (Diyanet):** "Nihayet ölüm bize gelip çattı."

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/74/47

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Müddessir Suresi 47. ayet, 'ölüm bize o haldeyken geldi' anlamıyla, 'yakîn' kavramının kaçınılmaz son olan ölümü ifade ettiğini vurgular. Ayet, 'gelmek' fiiliyle bu kaçınılmazlığın gerçekleşmesini, 'yakîn' ile de bu gerçeğin kesinliğini ve şüphesizliğini dilbilimsel olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"أَتَىٰنَا","root":"أ ت ي","rootLatin":"e-t-y","meaning":"Bize geldi, ulaştı; burada ölümün kendilerine gelmesini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'etâ' fiilinin bir şeyin kolaylıkla ve zahmetsizce gelmesi anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'etânâ' ifadesi, ölümün insanlara beklenmedik bir anda ve kaçınılmaz bir şekilde ulaşmasını, bu gelişin kolaylığını değil, aksine mukadder oluşunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'etâ' fiilinin Kur'an'da bazen 'vuku bulmak, gerçekleşmek' anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayette 'etânâ' kelimesi, ölümün bir olay olarak vuku bulduğunu ve muhataplara ulaştığını mecazi bir anlatımla dile getirir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'etâ' fiilinin Kur'an'da genellikle bir şeyin veya bir olayın belirli bir zamana veya kişiye ulaşmasını ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'etânâ' fiili, ölümün belirli bir grup insana, yani cehennemliklere, kaçınılmaz bir son olarak geldiğini ve onlara ulaştığını gösterir."}]},{"word":"ٱلْيَقِينُ","root":"ي ق ن","rootLatin":"y-k-n","meaning":"Kesin bilgi, şüphesiz gerçek; bu ayette ölümün kendisi için bir kinaye olarak kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'yakîn' kelimesini şüphenin zıddı olarak, bir şeyin hakikatini kesin olarak bilmek ve bu bilginin kalpte yerleşmesi olarak tanımlar. Ayette 'el-yakîn'in ölüm için kullanılması, ölümün herkesin şüphesiz olarak karşılaşacağı kesin bir gerçek olduğunu vurgular."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'el-yakîn' kelimesinin Kur'an'da ölüm anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette 'hattâ etânâ'l-yakîn' ifadesi, 'ölüm bize gelinceye kadar' anlamını taşır ve ölümün kesinliğini ve kaçınılmazlığını 'yakîn' kelimesiyle ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'yakîn' kavramının Kur'an'da bilginin en yüksek ve en kesin derecesini ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'el-yakîn'in ölüm için kullanılması, ölümün sadece bir bilgi değil, aynı zamanda mutlak ve kaçınılmaz bir gerçeklik olduğunu, hakkında hiçbir şüpheye yer olmayan bir olgu olduğunu gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'yakîn' kelimesinin 'şüphenin kalkması ve gerçeğin ortaya çıkması' anlamına geldiğini ifade eder. Ayette 'el-yakîn'in ölüm için kullanılması, ölümün tüm şüpheleri ortadan kaldıran, herkesin yüzleşeceği mutlak ve apaçık bir gerçek olduğunu vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["olum","kiyamet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Hattâ"},{"position":2,"translit":"etânâ"},{"position":3,"translit":"lyakîn(u)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"حَتَّىٰٓ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"حَتَّى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-e kadar","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":2,"surface":"أَتَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ا-ت-ي","rootLatin":"a-t-y","lemma":"أَتَى","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geldi","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":2,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bize","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":3,"surface":"ٱلْيَقِينُ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ي-ق-ن","rootLatin":"y-q-n","lemma":"يَقِين","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Merfû"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"ölüm","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Fâil"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Müddessir Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *74/47*
- **Müddessir Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *74/47*
