# Müddessir Sûresi, 55. Âyet (74:55)

> فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ

*Femen şâe żekerah(u)*

**Meal (Diyanet):** Artık kim dilerse ondan öğüt alır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/74/55

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Müddessir Suresi 55. ayet, irade ve öğüt alma arasındaki ilişkiyi vurgular. Ayet, 'dileyen' ve 'öğüt alan' kavramları üzerinden, Kur'an'ın mesajının kabul edilmesinin bireysel bir tercih olduğunu ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"فَمَن","root":"م ن","rootLatin":"m-n","meaning":"Burada 'kim' veya 'her kim' anlamında olup, irade sahibi özneyi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'men' edatının genellikle akıl sahibi varlıklar için kullanıldığını ve burada 'her kim' anlamında genelleme ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, öğüt almanın belirli bir kişiye değil, irade sahibi herkese açık olduğunu gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'men'in şart edatı olarak kullanıldığında, fiilin gerçekleşmesinin bu şarta bağlı olduğunu ifade ettiğini açıklar. Ayetteki 'femen şâe' ifadesi, öğüt almanın (zekerehu) kişinin dilemesine (şâe) bağlı olduğunu vurgular."}]},{"word":"شَآءَ","root":"ش ي أ","rootLatin":"ş-y-'-","meaning":"Dilemek, istemek, irade etmek anlamındadır ve kişinin özgür tercihini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'şâe' fiilinin 'irade etmek' ve 'istemek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'femen şâe' ifadesi, Kur'an'dan öğüt almanın zorunlu değil, kişinin kendi isteğine bağlı bir eylem olduğunu gösterir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'şâe' fiilinin Kur'an'da genellikle Allah'ın veya kulların iradesini ifade etmek için kullanıldığını açıklar. Bu ayette ise kulun, yani insanın öğüt alma konusundaki özgür iradesini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'meşîet' (dileme) kavramının Kur'an'da hem ilahi irade hem de insan iradesi bağlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'şâe' fiili, insanın öğüt alma konusunda kendi iradesini kullanma yeteneğini ve sorumluluğunu ortaya koyar."}]},{"word":"ذَكَرَهُۥ","root":"ذ ك ر","rootLatin":"z-k-r","meaning":"Öğüt almak, hatırlamak, anmak anlamındadır ve Kur'an'ın mesajını idrak edip ondan faydalanmayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zikr' kelimesinin hem 'hatırlamak' hem de 'öğüt almak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'zekerehu' ifadesi, Kur'an'ın bir öğüt ve hatırlatma olduğunu ve ondan faydalanmanın kişinin iradesine bağlı olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'zikr'in bazen 'kalple hatırlama', bazen 'dille anma' ve bazen de 'öğüt ve ibret alma' manalarına geldiğini açıklar. Bu ayetteki bağlamda, 'zekerehu' Kur'an'ın mesajını idrak edip ondan öğüt almayı ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'zikr' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ve 'öğüt, hatırlatma, şeref, anma' gibi manaları içerdiğini belirtir. Bu ayette 'zekerehu', Kur'an'ın bir öğüt olarak kabul edilip ondan istifade edilmesi anlamındadır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["vahiy-kuran","hidayet-dalalet"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"o halde"},{"position":1,"surface":"مَن","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Şart","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"kim"},{"position":2,"surface":"شَآءَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ش-ي-أ","rootLatin":"ş-y-ʾ","lemma":"شَاءَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için fetha üzere mebnî","gloss":"diledi"},{"position":3,"surface":"ذَكَرَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ذ-ك-ر","rootLatin":"z-k-r","lemma":"ذَكَرَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için fetha üzere mebnî","gloss":"öğüt aldı"},{"position":3,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"onu"}]
