# Kıyâme Sûresi, 13. Âyet (75:13)

> يُنَبَّؤُا۟ ٱلْإِنسَـٰنُ يَوْمَئِذٍۭ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ

*Yunebbeu-l-insânu yevme-iżin bimâ kaddeme ve aḣḣar(a)*

**Meal (Diyanet):** O gün insana, yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geri bıraktığı şeyler haber verilir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/75/13

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kıyâme Suresi'nin 13. ayeti, kıyamet gününde insanın dünyada yaptığı tüm amellerin kendisine bildirileceğini vurgular. Ayet, 'insan', 'bildirilmek', 'öne sürmek' ve 'geriye bırakmak' gibi temel kavramlar üzerinden, amellerin eksiksiz bir şekilde hesaplanacağı ve hiçbir şeyin gizli kalmayacağı mesajını iletir.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْإِنسَـٰنُ","root":"أ ن س","rootLatin":"e-n-s","meaning":"Bu kavram, akıl ve irade sahibi olan, unutkanlık ve sosyal varlık olma özellikleriyle tanımlanan insanı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'insan' kelimesinin 'üns' (alışma, yakınlık) kökünden geldiğini belirtir ve insanın diğer varlıklara göre daha sosyal ve uyumlu bir yapıda olduğunu vurgular. Ayetteki kullanımı, kıyamet gününde hesaba çekilecek olan genel insanlık durumuna işaret eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'insan'ı 'nüsyan' (unutkanlık) kökünden türemiş olarak da açıklar ve insanın doğasında var olan unutkanlık özelliğine dikkat çeker. Ancak kıyamet gününde bu unutkanlığın bir önemi kalmayacak, her şey kendisine hatırlatılacaktır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'insan' kavramının genellikle zayıf, aceleci, nankör ve unutkan yönleriyle ele alındığını belirtir. Bu ayette ise, bu özelliklerine rağmen tüm yaptıklarından sorumlu tutulacak bir varlık olarak konumlandırılır."}]},{"word":"يُنَبَّؤُا۟","root":"ن ب أ","rootLatin":"n-b-e","meaning":"Bu fiil, önemli bir haberi, bilgiyi veya olayı kesin ve doğru bir şekilde bildirmek, haber vermek anlamına gelir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'nebe'' kökünün 'önemli haber' anlamına geldiğini ve bu fiilin pasif formunun (yünebbeu) 'kendisine haber verilecek' şeklinde anlaşılması gerektiğini belirtir. Ayette, insanın dünyada yaptığı tüm amellerin kendisine eksiksiz bir şekilde açıklanacağını ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'yünebbeu' fiilinin mecazi olarak 'hesaba çekilecek' veya 'yaptıkları ortaya konulacak' anlamında kullanılabileceğini ifade eder. Bu, sadece bir bildirimden öte, bir muhasebe ve yüzleşme sürecini de içerir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'nebe'' kelimesinin 'önemli ve faydalı haber' için kullanıldığını, 'haber' kelimesinden daha özel olduğunu belirtir. Ayetteki 'yünebbeu', kıyamet gününde insana verilecek olan bilginin sıradan bir haber değil, akıbetini belirleyecek hayati bir bilgi olduğunu vurgular."}]},{"word":"قَدَّمَ","root":"ق د م","rootLatin":"k-d-m","meaning":"Bu fiil, bir şeyi öne sürmek, önce yapmak, takdim etmek veya geçmişte yapılan amelleri ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'kaddeme' fiilinin 'öne geçirmek, önce yapmak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, insanın dünyada iken önceden yaptığı, işlediği tüm iyi veya kötü amelleri kapsar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'kaddeme'nin 'geleceğe hazırlık olarak önden göndermek' anlamını da taşıdığını ifade eder. Bu, insanın ahiret için dünyada yaptığı hazırlıkları, yani amellerini simgeler."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'kaddeme' fiilinin Kur'an'da genellikle 'gelecek için önceden yapılan işler' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette, insanın dünyada iken işlediği ve ahirette karşısına çıkacak olan tüm amellerini ifade eder."}]},{"word":"أَخَّرَ","root":"أ خ ر","rootLatin":"e-h-r","meaning":"Bu fiil, bir şeyi geriye bırakmak, ertelemek, sonraya bırakmak veya yapılmayan, ihmal edilen amelleri ifade eder.","sources":[{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ahhara' fiilinin 'geriye bırakmak, ertelemek' anlamlarına geldiğini açıklar. Ayetteki bağlamda, insanın yapması gerekirken yapmadığı, ihmal ettiği veya başkalarının kendisinden sonra yapacağı kötü işlere sebep olduğu amelleri kapsar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'ahhara'nın 'bir şeyi vaktinden sonraya bırakmak' anlamını taşıdığını belirtir. Bu ayette, insanın dünyada iken yapmayı ertelediği hayırları veya kendisinden sonra devam eden kötü etkileri olan amelleri ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'ahhara' fiilinin bazen 'geride bırakılan nesillerin amelleri' veya 'kişinin ölümünden sonra devam eden etkileri' anlamında kullanılabileceğini belirtir. Bu, kişinin sadece kendi amellerinden değil, aynı zamanda başlattığı veya sebep olduğu şeylerin sonuçlarından da sorumlu tutulacağını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["hesap-mizan","kiyamet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يُنَبَّؤُا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ن-ب-أ","rootLatin":"n-b-hamza","lemma":"نَبَّأَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatlarından etkilenmediği için merfû","gloss":"bildirilir"},{"position":2,"surface":"ٱلْإِنسَـٰنُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ن-س","rootLatin":"a-n-s","lemma":"إِنسَان","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Meçhul fiilin nâib-i fâili olduğu için merfû","gloss":"insan"},{"position":3,"surface":"يَوْمَئِذٍۭ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (izafet terkibi)","gloss":"o gün"},{"position":4,"surface":"بِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"بِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ile"},{"position":4,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"ne, şey"},{"position":5,"surface":"قَدَّمَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-د-م","rootLatin":"q-d-m","lemma":"قَدَّمَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"öne sürdü, yaptı"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"أَخَّرَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"أ-خ-ر","rootLatin":"a-kh-r","lemma":"أَخَّرَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"geri bıraktı, erteledi"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *75/13*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *75/13*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *13. ÂYET*
