# Kıyâme Sûresi, 27. Âyet (75:27)

> وَقِيلَ مَنْ ۜ رَاقٍ

*Ve kîle men(se) râk(in)*

**Meal (Diyanet):** (26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/75/27

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, ölüm anındaki çaresizliği ve son nefeste duyulan ümitsizliği 'raq' kökünden türeyen 'râkın' kelimesiyle vurgulayarak, can çekişmenin ve son anın dehşetini dilbilimsel olarak tasvir etmektedir.","keyConcepts":[{"word":"وَقِيلَ","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Bu kelime, 'denildi, söylendi' anlamında olup, ölüm anında söylenen sözün veya sorulan sorunun pasif bir şekilde ifade edildiğini belirtir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kavl' (قول) kelimesinin genel olarak 'söz' anlamına geldiğini, ancak Kur'an'da bazen bir durumun veya halin ifadesi olarak da kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 've kîle' (وَقِيلَ) ifadesi, ölüm anında hissedilen çaresizliğin ve 'çare bulan yok mu?' sorusunun, o anki durumun kendiliğinden ortaya koyduğu bir ifade olduğunu gösterir, sanki durumun kendisi konuşuyormuş gibidir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'kavl'in (قول) sadece dille ifade edilen sözü değil, aynı zamanda bir inancı, bir görüşü veya bir durumu da ifade edebileceğini açıklar. Ayetteki 've kîle' (وَقِيلَ) ifadesi, ölüm döşeğindeki kişinin veya etrafındakilerin, o anki çaresizlik ve ümitsizlik içinde 'kurtarıcı' arayışını dile getiren bir 'hal dili' olarak yorumlanabilir."}]},{"word":"رَاقٍ","root":"ر ق ي","rootLatin":"r-k-y","meaning":"Bu kelime, 'şifa veren, tedavi eden, yükselten, ruhunu çıkaran' gibi anlamlara gelir ve ayette ölüm anında canı kurtaracak veya şifa verecek birini arayışı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'râkî' (راقٍ) kelimesinin 'rukye yapan, yani şifa için okuyan' anlamına geldiğini belirtir. Bu ayette ise, can boğaza geldiğinde, artık hiçbir rukyenin veya tedavinin fayda etmeyeceği, canı kurtaracak bir 'râkî'nin bulunamayacağı anlamında kullanılmıştır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'râkî' (راقٍ) kelimesinin mecazi olarak 'canı yukarı çeken, ruhu çıkaran melek' anlamında kullanılabileceğini ifade eder. Ayetteki 'men râkın' (مَنْ رَاقٍ) sorusu, 'bu canı kim çıkaracak?' veya 'bu canı kim kurtaracak?' şeklinde bir çaresizliği dile getirir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'rukye' (رقية) kelimesinin 'yükselmek' ve 'şifa için okumak' anlamlarına geldiğini belirtir. 'Râkî' (راقٍ) ise bu fiili yapan kişidir. Ayetteki 'men râkın' (مَنْ رَاقٍ) ifadesi, ölüm anında canı kurtaracak, hastalığı iyileştirecek veya ruhu bedenden çıkaracak bir 'yükseltici/şifacı' arayışını, ancak bu arayışın boşuna olduğunu vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki 'şifa' ve 'kurtuluş' kavramlarının genellikle Allah'a atfedildiğini belirtir. 'Râkî' (راقٍ) kelimesinin bu ayetteki kullanımı, ölüm anında Allah'tan başka hiçbir gücün canı kurtaramayacağını, dünyevi 'şifacıların' veya 'kurtarıcıların' acizliğini dramatik bir şekilde ortaya koyduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["olum","kiyamet","gayb"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"قِيلَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"denildi"},{"position":2,"surface":"مَنْ","pos":"harf","posDetail":"İstifham Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَنْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"İstifham harfi olduğu için mebnî","gloss":"kim"},{"position":3,"surface":"رَاقٍ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ر-ق-ي","rootLatin":"r-q-y","lemma":"رَاقٍ","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû (takdirî damme ile)","gloss":"tedavi eden, çare bulan"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *75/27*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *75/27*
