# Kıyâme Sûresi, 30. Âyet (75:30)

> إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمَسَاقُ

*İlâ rabbike yevme-iżin(i)lmesâk(u)*

**Meal (Diyanet):** (26-30) Hayır, can boğaza dayandığı, "Kimdir (bunu) iyi edecek?" dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/75/30

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kıyâme Suresi'nin 30. ayeti, kıyamet gününde tüm varlıkların nihai dönüş yerini ve yönelişini vurgulamaktadır. Ayet, insanın bu dünyadaki eylemlerinin sonucunda karşılaşacağı kaçınılmaz akıbeti, Rabbin huzuruna sevk edilme gerçeği üzerinden dile getirmektedir. Dilbilimsel olarak, 'sevk' ve 'Rab' kavramları, bu dönüşün hem zorunluluğunu hem de ilahi otoriteye teslimiyeti ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"رَبِّكَ","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Ayette 'Rabbin' ifadesi, yaratıcı, sahip, terbiye edici ve hükümran olan ilahi varlığı işaret eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'Rab' kelimesinin aslen terbiye etmek, bir şeyi kemale erdirmek anlamına geldiğini belirtir. Allah için kullanıldığında, yaratma, rızık verme, terbiye etme ve hükümranlık gibi tüm ilahi sıfatları kapsar. Ayetteki 'Rabbin' ifadesi, kıyamet gününde herkesin nihai olarak kendisine döneceği, mutlak otorite sahibi olan Allah'ı vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'Rab' kelimesinin lügatte 'sahip, efendi, terbiye eden' anlamlarına geldiğini, Allah için kullanıldığında ise bu anlamların en üst düzeyde tecelli ettiğini ifade eder. Ayetteki 'Rabbin' ifadesi, o gün tüm işlerin kendisine döneceği, mutlak hükümran ve otorite sahibi olan Allah'ı işaret eder, zira O, her şeyin sahibidir ve her şeyi terbiye edendir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'Rab' kavramının Kur'an'da Allah'ın yaratıcı, besleyici ve koruyucu yönünü vurguladığını belirtir. Aynı zamanda O'nun mutlak egemenliğini ve insan üzerindeki otoritesini de ifade eder. Ayetteki 'Rabbin' ifadesi, kıyamet gününde tüm varlıkların hesap vermek üzere döneceği, nihai hükümranlık ve otorite sahibi olan Allah'ı temsil eder."}]},{"word":"يَوْمَئِذٍ","root":"ي و م","rootLatin":"y-w-m","meaning":"Bu kelime, 'o gün' anlamına gelmekle birlikte, ayette kıyamet gününü, yani hesap ve ceza gününü ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'yevm' kelimesinin genel olarak 'gün' anlamına geldiğini, ancak Kur'an'da bağlama göre belirli bir olayın veya dönemin zamanını ifade ettiğini belirtir. 'Yevmeizin' (o gün) ifadesi, genellikle kıyamet gününe, hesap gününe veya belirli bir azap gününe işaret eder. Bu ayette de 'o gün' ifadesi, kıyamet gününün dehşetini ve kaçınılmazlığını vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'yevm' kelimesinin Kur'an'da bazen mecazi olarak bir dönemi veya bir olayın vuku bulduğu zamanı ifade ettiğini belirtir. 'Yevmeizin' ifadesi, genellikle gelecekteki belirli ve önemli bir zaman dilimini, özellikle de kıyamet gününü kasteder. Ayetteki kullanımı, bu günün önemini ve herkesin Rabbin huzuruna sevk edileceği zaman dilimini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'yevm' kelimesinin zaman dilimini ifade ettiğini ve 'yevmeizin' ifadesinin 'o zaman' veya 'o gün' anlamında kullanıldığını açıklar. Kur'an'da bu ifade, genellikle kıyamet gününün dehşetini, hesaplaşmayı ve ilahi adaletin tecelli edeceği zamanı belirtmek için kullanılır. Ayetteki bağlamda, bu ifade, sevk işleminin gerçekleşeceği belirli ve önemli bir zamanı, yani kıyamet gününü işaret eder."}]},{"word":"ٱلْمَسَاقُ","root":"س و ق","rootLatin":"s-w-q","meaning":"Bu kelime, 'sevk edilme yeri' veya 'sevk edilme' anlamına gelir ve ayette Rabbin huzuruna doğru zorunlu bir yönelişi ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'sevq' (سوق) kelimesinin bir şeyi önden veya arkadan iterek hareket ettirmek, sürmek anlamına geldiğini belirtir. 'Mesâk' (مساق) ise sevk edilme yeri veya sevk edilme eyleminin kendisi demektir. Ayetteki 'el-mesâk' ifadesi, kıyamet gününde tüm insanların zorunlu olarak Rabbin huzuruna doğru sürüleceğini, sevk edileceğini ve bu sevk işleminin kaçınılmaz olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'sevq' kökünden türeyen 'mesâk' kelimesinin, bir şeyin sevk edildiği yer veya sevk edilme eylemi olduğunu açıklar. Bu kelime, genellikle zorla veya kaçınılmaz bir şekilde bir yere yönlendirilme anlamını taşır. Ayetteki 'el-mesâk' ifadesi, kıyamet gününde insanların kendi iradeleri dışında, ilahi bir emirle Rabbin huzuruna doğru yönlendirileceğini, sevk edileceğini ve bu sevk işleminin mutlak olduğunu belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'sevq' kökünün 'bir şeyi bir yere doğru yönlendirmek, sürmek' anlamını taşıdığını ve 'mesâk'ın ise bu yönlendirmenin sonucunda varılan yer veya yönlendirme eyleminin kendisi olduğunu belirtir. Ayetteki 'el-mesâk' ifadesi, kıyamet gününde tüm varlıkların Rabbin huzuruna doğru zorunlu bir şekilde yönlendirileceğini, sevk edileceğini ve bu sevk işleminin kaçınılmaz bir akıbet olduğunu vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *75/30*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk · *75/29-30*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 6** — Ahmed Avni Konuk · *75/29-30*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *75/30*
- **Mesnevî'den Hikâyeler** — Ahmet Avni Konuk · *75/29-30*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *30. ÂYET*
