# Kıyâme Sûresi, 36. Âyet (75:36)

> أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَـٰنُ أَن يُتْرَكَ سُدًى

*Eyahsebu-l-insânu en yutrake sudâ(n)*

**Meal (Diyanet):** İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/75/36

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Kıyâme Suresi'nin 36. ayeti, insanın yaratılış gayesini ve ahiretteki sorumluluğunu sorgulayan temel bir mesaj taşımaktadır. Ayet, insanın başıboş bırakılmadığını ve belirli bir amaç doğrultusunda yaratıldığını dilbilimsel olarak vurgular.","keyConcepts":[{"word":"أَيَحْسَبُ","root":"ح س ب","rootLatin":"h-s-b","meaning":"İnsanın bir şeyi zannetmesi, düşünmesi veya hesap etmesi anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'hasibe' fiilinin hem 'zannetmek' hem de 'hesap etmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, insanın kendisi hakkında yanlış bir zan beslemesi, yani başıboş bırakılacağını düşünmesi bağlamındadır. Bu, bir gerçeği idrak edememe durumunu ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'yahsebu' fiilini 'yazunnu' (zanneder) olarak açıklar. Ayetteki 'eyahsebu' ifadesi, inkarcıların veya gafillerin, yaratılışın bir amacı olmadığını zannetmelerini mecazi olarak ifade eder. Bu zan, hakikate aykırıdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'hasibe' fiilinin Kur'an'daki kullanımının, genellikle bir yanılgı veya yanlış bir varsayım içerdiğini belirtir. Ayetteki 'eyahsebu', insanın kendi varoluşuna dair yanlış bir algıya sahip olmasını, yani bir sorumluluktan muaf olduğunu düşünmesini ifade eder."}]},{"word":"ٱلْإِنسَـٰنُ","root":"أ ن س","rootLatin":"e-n-s","meaning":"Akıl ve irade sahibi olan, sorumluluk yüklenmiş varlık olan insanı ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'insan' kelimesinin 'üns' (yakınlık, alışkanlık) kökünden geldiğini ve bu varlığın diğer canlılardan farklı olarak sosyal bir yapıda olduğunu belirtir. Ayetteki 'el-insân', genel olarak insan türünü, yani akıl ve irade sahibi olan her bireyi kapsar ve onun varoluşsal sorgulamasını temsil eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'insan' kelimesinin 'nisyân' (unutmak) kökünden de türeyebileceğini ve insanın unutkanlığına işaret ettiğini belirtir. Ayetteki 'el-insân', yaratılış amacını ve ahiret sorumluluğunu unutmaya meyilli olan varlığı ifade eder, bu da onun başıboş bırakılma zannına düşmesine neden olur."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'insan'ı 'nâtık' (konuşan) ve 'müdebbir' (tedbir alan) bir varlık olarak tanımlar. Ayetteki 'el-insân', bu özellikleriyle birlikte, kendi varoluşunu sorgulama ve sorumluluklarını idrak etme potansiyeline sahip olan varlığı işaret eder."}]},{"word":"يُتْرَكَ","root":"ت ر ك","rootLatin":"t-r-k","meaning":"Bir şeyi terk etmek, bırakmak veya ihmal etmek anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'terk' fiilinin bir şeyi geride bırakmak, ondan vazgeçmek veya onu ihmal etmek anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'yütrake', insanın yaratılış amacından bağımsız, sorumsuz ve hesapsız bir şekilde bırakılmasını ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'terk' fiilinin pasif formu olan 'yütrake'nin, Allah tarafından bir amaç ve sorumluluk olmaksızın bırakılma durumunu ifade ettiğini açıklar. Bu, insanın kendi başına, hesapsız ve başıboş bir varlık olarak algılanması anlamına gelir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'terk' kelimesinin Kur'an'daki kullanımının, genellikle bir şeyi ihmal etme veya ondan yüz çevirme anlamı taşıdığını belirtir. Ayetteki 'yütrake', insanın yaratılışındaki hikmetin göz ardı edilerek, sanki bir amaçsızlık içinde bırakılmış gibi düşünülmesini ifade eder."}]},{"word":"سُدًى","root":"س د ي","rootLatin":"s-d-y","meaning":"Başıboş, amaçsız, faydasız veya ihmal edilmiş bir şekilde bırakılmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'südâ' kelimesini 'muhmelen' (ihmal edilmiş, başıboş bırakılmış) olarak açıklar. Ayetteki 'südâ', insanın yaratılışında bir hikmet ve amaç olmaksızın, kendi haline terk edilmiş bir varlık olduğu zannını ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'südâ' kelimesinin 'ihmal edilmiş, boş ve faydasız' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, insanın yaratılışının bir gayesi olmadığı, sorumluluktan muaf olduğu ve ahirette hesaba çekilmeyeceği yönündeki yanlış inancı vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'südâ' kelimesinin 'boş, faydasız, başıboş bırakılmış' anlamlarını taşıdığını ve genellikle bir şeyin ihmal edildiği veya terk edildiği durumlar için kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'südâ', insanın yaratılışının bir amacı ve hikmeti olmaksızın, boş yere var olduğu düşüncesini reddeder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["imtihan-bela","dunya-ahiret-dengesi","insanin-yaratilisi"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"أَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstifham","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"mı/mi"},{"position":1,"surface":"يَحْسَبُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-س-ب","rootLatin":"h-s-b","lemma":"حَسَبَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"sanır"},{"position":2,"surface":"ٱلْإِنسَـٰنُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"أ-ن-س","rootLatin":"a-n-s","lemma":"إِنسَان","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fiil-i muzâri olan 'يَحْسَبُ' fiilinin fâili olduğu için merfû","gloss":"insan"},{"position":3,"surface":"أَن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Masdariyye ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَن","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ki, -mesi"},{"position":4,"surface":"يُتْرَكَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ت-ر-ك","rootLatin":"t-r-k","lemma":"تَرَكَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Meçhul","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Nasb edatı olan 'أَن'den sonra geldiği için mansûb","gloss":"bırakılır"},{"position":5,"surface":"سُدًى","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-د-و","rootLatin":"s-d-w","lemma":"سُدًى","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"başıboş"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk · *75/36*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *75/36*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk · *75/36*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *75/36*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *75/36*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *75/36*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *75/36*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 7** — Ahmed Avni Konuk · *75/36*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *75/36*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *75/36*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5** — Ahmed Avni Konuk · *75/36*
- **Kıyâmet Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *75/36*
