# İnsân Sûresi, 12. Âyet (76:12)

> وَجَزَىٰهُم بِمَا صَبَرُوا۟ جَنَّةً وَحَرِيرًا

*Ve cezâhum bimâ saberû cenneten ve harîrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Sabretmelerine karşılık da onları cennet ve ipek(ten giysiler) ile mükafatlandırır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/76/12

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"İnsân Suresi 12. ayet, sabredenlere verilecek mükafatı cennet ve ipek olarak belirtmektedir. Ayet, 'ceza', 'sabr' ve 'cennet' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi adalet ve vaadin dilbilimsel derinliğini ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"وَجَزَىٰهُم","root":"ج ز ي","rootLatin":"c-z-y","meaning":"Allah'ın sabredenlere karşılık olarak verdiği mükafatı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ceza (الجزاء), bir fiilin karşılığı olarak verilen şeydir; hayır için de şer için de kullanılır. Ayetteki 'cezâhum' ifadesi, sabır gibi hayırlı bir fiilin karşılığı olarak Allah tarafından verilen güzel mükafatı, yani cenneti ve ipeği anlatır. (el-Müfredât, c. 1, s. 195)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Cezâ, bir şeyin karşılığıdır. Burada 'cezâhum' ifadesi, onların sabırlarına karşılık olarak Allah'ın onlara ihsan ettiği nimeti, yani cenneti ve ipeği ifade eder. Bu, Allah'ın vaadinin gerçekleşmesidir. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 289)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'ceza' kavramı, genellikle ilahi adaletle ilişkilendirilir ve dünyadaki amellerin ahiretteki karşılığını ifade eder. Bu ayette 'cezâhum', sabır gibi olumlu bir eylemin Allah katındaki olumlu sonucunu, yani cennet ve ipek gibi ödülleri vurgular. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 205)"}]},{"word":"صَبَرُوا۟","root":"ص ب ر","rootLatin":"s-b-r","meaning":"Zorluklara karşı direnç gösterme, dayanma ve sebat etme eylemini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sabır (الصبر), nefsi hoşlanmadığı şeylerden alıkoymak ve zorluklara karşı dayanmaktır. Ayetteki 'sabaru' fiili, müminlerin dünya hayatındaki sıkıntılara, nefsin arzularına ve Allah'ın emirlerine uymadaki zorluklara karşı gösterdikleri sebatı ve metaneti anlatır. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 480)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sabır, nefsi, akıl ve şeriatın gerektirdiği şey üzerinde tutmaktır. Ayetteki 'sabaru' ifadesi, Allah'ın rızasını kazanmak için zorluklara katlanma, musibetlere dayanma ve ibadetlerde sebat gösterme anlamlarını içerir. Bu sabır, cennetle mükafatlandırılmanın temel şartıdır. (el-Müfredât, c. 1, s. 469)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'sabır' kavramı, sadece pasif bir dayanıklılık değil, aynı zamanda aktif bir direnç ve sebatı ifade eder. Bu ayette 'sabaru', müminlerin Allah yolunda karşılaştıkları her türlü zorluğa karşı gösterdikleri kararlılığı ve bu kararlılığın ilahi mükafatla sonuçlanacağını vurgular. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 220)"}]},{"word":"جَنَّةً","root":"ج ن ن","rootLatin":"c-n-n","meaning":"Allah'ın müminlere vaat ettiği, ağaçlarla örtülü, nimetlerle dolu ahiret yurdunu ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Cennet (الجنة), ağaçları ve bitkileriyle yeri örten, gizleyen yerdir. Bu ayetteki 'cenneten' kelimesi, müminlere sabırları karşılığında verilecek olan, gözlerden gizlenmiş, güzelliklerle dolu, ebedi ikametgahı ifade eder. (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 104)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Cennet, ağaçlarla örtülü bahçedir. Asıl anlamı, bir şeyi örtmek ve gizlemektir. Ayetteki 'cenneten' kelimesi, dünya gözünden gizlenmiş, ancak Allah'ın vaadiyle gerçekliği kesin olan, müminler için hazırlanmış, her türlü nimetin bulunduğu ahiret yurdunu anlatır. (el-Müfredât, c. 1, s. 199)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Cennet, ağaçları ve gölgeleriyle yeri örten bahçedir. Kur'an'da ise, Allah'ın salih kullarına ahirette hazırladığı, içinde ebedi nimetlerin bulunduğu, her türlü güzelliği barındıran mekanın adıdır. Bu ayetteki 'cenneten', sabrın nihai ve en büyük mükafatı olarak sunulur. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 2, s. 336)"}]},{"word":"وَحَرِيرًا","root":"ح ر ر","rootLatin":"h-r-r","meaning":"Cennet ehlinin giyeceği, değerli ve yumuşak bir kumaş türünü ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Harîr (الحرير), ipek demektir. Ayetteki 'harîran' kelimesi, cennet ehlinin giyecekleri, dünyadaki ipekten çok daha üstün ve güzel olan, Allah'ın onlara ikram ettiği bir giysi türünü ifade eder. Bu, cennetin maddi nimetlerinden biridir. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 481)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Harîr, ipek kumaştır. Burada 'harîran' ifadesi, cennetin lüks ve konforunu simgeleyen, müminlere sabırları karşılığında verilecek olan giysileri anlatır. Bu, cennetin vaat edilen güzelliklerinden biridir. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 290)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Harîr, ipekten yapılmış kumaştır. Ayetteki 'harîran' kelimesi, cennetin maddi güzelliklerini ve orada müminlere sunulacak olan üstün nimetleri vurgular. Bu, sabrın karşılığında elde edilecek olan konfor ve ihtişamın bir göstergesidir. (el-Müfredât, c. 1, s. 226)"}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **İnsan Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *76/12*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk · *76/12*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8** — Ahmet Avni Konuk · *76/12*
- **İnsan Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *76/12*
