# İnsân Sûresi, 13. Âyet (76:13)

> مُّتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ ۖ لَا يَرَوْنَ فِيهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَرِيرًا

*Mutteki-îne fîhâ ‘alâ-l-erâ-ik(i)(s) lâ yeravne fîhâ şemsen velâ zemherîrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Orada koltuklar üzerine kurulmuş olarak bulunurlar. Orada ne güneş (yakıcı sıcak) görürler, ne de dondurucu soğuk.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/76/13

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"İnsân Suresi 13. ayet, cennet ehlinin içinde bulunacağı konforlu ortamı ve aşırı iklim koşullarından uzaklığını tasvir etmektedir. Ayet, 'yaslanma', 'tahtlar', 'görmeme', 'güneş' ve 'zemherir' gibi kavramlar aracılığıyla cennetin huzur ve denge dolu atmosferini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"مُّتَّكِـِٔينَ","root":"و-ك-أ","rootLatin":"v-k-a","meaning":"Cennet ehlinin rahat bir şekilde, arkalarına yaslanarak oturdukları durumu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vekâ (وكأ) kökünden türeyen 'ittikâ' (اتكاء), bir şeye dayanmak, yaslanmak anlamına gelir. Ayetteki 'müttekiîn' (متكئين) kelimesi, cennet ehlinin tahtlar üzerine rahat ve huzurlu bir şekilde yaslanmış hallerini, tam bir konfor ve emniyet içinde olduklarını belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"'Müttekiîn' (متكئين) ifadesi, Arapların rahat ve huzurlu bir şekilde oturdukları zaman kullandıkları bir tabirdir. Cennet tasvirinde bu kelimenin kullanılması, oradaki yaşamın dünyadaki sıkıntı ve yorgunluktan tamamen arınmış, dinlenmeye ve keyfe yönelik olduğunu mecazi olarak anlatır."}]},{"word":"ٱلْأَرَآئِكِ","root":"أ-ر-ك","rootLatin":"e-r-k","meaning":"Cennetteki süslü, minderli ve yüksek tahtları ifade eder ki, bunlar cennet ehlinin oturma yerleridir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"El-Ereke (الأريكة), süslenmiş, minderlerle donatılmış taht veya divan anlamına gelir. Ayette çoğul olarak 'el-erâik' (الأرائك) şeklinde geçmesi, cennetteki bu oturma yerlerinin çokluğunu ve ihtişamını vurgular, cennet ehlinin yüksek mertebesini ve konforunu gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Ereke (أرك) kökünden türeyen 'erîke', özellikle gelinler için hazırlanan süslü yatak veya taht anlamındadır. Kur'an'da cennet bağlamında kullanılması, cennetin güzelliğini, zenginliğini ve cennet ehlinin dünyadaki sıkıntılardan sonra kavuşacağı eşsiz rahatlığı ve ikramı sembolize eder."}]},{"word":"يَرَوْنَ","root":"ر-أ-ى","rootLatin":"r-e-y","meaning":"Cennet ehlinin, orada güneşin yakıcı sıcağını ve zemheririn dondurucu soğuğunu tecrübe etmeyeceklerini belirtir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ru'yet (رؤية), görmek, algılamak anlamına gelir. Ayetteki 'lâ yeravne' (لا يرون) ifadesi, cennet ehlinin sadece gözleriyle görmemesi değil, aynı zamanda bu aşırı iklim koşullarını hissetmemesi, tecrübe etmemesi anlamındadır. Bu, cennetin mutedil ve dengeli iklimini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'görmek' fiili, sadece fiziksel algıyı değil, aynı zamanda bir şeyi idrak etmeyi ve onunla karşılaşmayı da ifade eder. Bu ayetteki 'lâ yeravne', cennet ehlinin dünyadaki gibi aşırı sıcak veya soğukla karşılaşmayacakları, dolayısıyla bu tür olumsuzluklardan tamamen arınmış bir ortamda bulunacakları anlamını taşır."}]},{"word":"شَمْسًا","root":"ش-م-س","rootLatin":"ş-m-s","meaning":"Cennette dünyadaki gibi yakıcı ve rahatsız edici bir güneşin olmayacağını ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Şems (شمس), bilinen güneş demektir. Ayette 'lâ yeravne fîhâ şemsen' (لا يرون فيها شمساً) ifadesi, cennette dünyadaki gibi yakıcı ve rahatsız edici bir güneşin bulunmayacağını, dolayısıyla aşırı sıcaktan kaynaklanan bir sıkıntının olmayacağını anlatır. Cennetin iklimi, daima ılıman ve hoştur."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Şems kelimesi, Kur'an'da genellikle aydınlatıcı ve ısıtıcı bir gök cismi olarak geçer. Ancak bu ayette olumsuzluk edatıyla birlikte kullanılması, cennetteki aydınlanmanın ve ısının dünyadaki güneşin sebep olduğu rahatsız edici aşırılıklardan arınmış, sürekli bir denge ve hoşnutluk içinde olacağını gösterir."}]},{"word":"زَمْهَرِيرًا","root":"ز-م-ه-ر","rootLatin":"z-m-h-r","meaning":"Cennette dünyadaki gibi dondurucu ve şiddetli bir soğuğun olmayacağını ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Zemherîr (زمهرير), şiddetli soğuk, dondurucu ayaz anlamına gelir. Ayette 'lâ zemherîren' (ولا زمهريرًا) ifadesi, cennette aşırı soğuktan kaynaklanan bir sıkıntının da olmayacağını, dolayısıyla cennetin ikliminin her türlü aşırılıktan uzak, dengeli ve hoş olduğunu mecazi olarak belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Zemherîr, Arap dilinde en şiddetli soğuğu ifade eden kelimelerden biridir. Kur'an'da bu kelimenin cennet tasvirinde olumsuzlukla birlikte kullanılması, cennetin ikliminin sadece sıcak değil, aynı zamanda soğuk açısından da mükemmel bir dengeye sahip olduğunu, cennet ehlinin hiçbir zaman üşümeyeceğini ve rahatsız olmayacağını vurgular."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"مُّتَّكِـِٔينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"و-ك-أ","rootLatin":"w-k-ʾ","lemma":"مُتَّكِئ","form":"İfti'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"yaslanmış olanlar"},{"position":2,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":2,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o (yer)"},{"position":3,"surface":"عَلَى","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzerinde"},{"position":4,"surface":"ٱلْأَرَآئِكِ","pos":"isim","posDetail":"Cemi Teksir","root":"أ-ر-ك","rootLatin":"ʾ-r-k","lemma":"أَرِيكَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"tahtlar"},{"position":5,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":6,"surface":"يَرَوْنَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-أ-ي","rootLatin":"r-ʾ-y","lemma":"رَأَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatından etkilenmediği için merfû","gloss":"görmezler"},{"position":7,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":7,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o (yer)"},{"position":8,"surface":"شَمْسًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ش-م-س","rootLatin":"ş-m-s","lemma":"شَمْس","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"güneş"},{"position":9,"surface":"وَلَا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"veya"},{"position":10,"surface":"زَمْهَرِيرًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ز-م-ه-ر","rootLatin":"z-m-h-r","lemma":"زَمْهَرِير","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Önceki kelimeye atfedildiği için mansûb","gloss":"dondurucu soğuk"}]

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat"]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **İnsan Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *76/13*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *76/13*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *76/13*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *76/13*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *76/13*
- **İnsan Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *76/13*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *76/13*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *76/13*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *76/13*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11** — Ahmed Avni Konuk · *76/13*
