# İnsân Sûresi, 16. Âyet (76:16)

> قَوَارِيرَا۟ مِن فِضَّةٍ قَدَّرُوهَا تَقْدِيرًا

*Kavârîra min fiddatin kadderûhâ takdîrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Gümüşten billur kaplar ki, onları (ihtiyaca göre) ölçüp düzenlemişlerdir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/76/16

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"İnsân Suresi 16. ayet, cennetteki içecek kaplarının niteliğini ve dağıtım şeklini tasvir etmektedir. Ayet, 'kavârîr' kelimesiyle şeffaflık ve parlaklığı, 'fıddah' ile değerli bir madeni, 'kadderûhâ' ve 'takdîrâ' ile ise hassas bir ölçüm ve düzenlemeyi vurgular.","keyConcepts":[{"word":"قَوَارِيرَا۟","root":"ق و ر","rootLatin":"k-v-r","meaning":"Cennetteki içecek kaplarının şeffaf, billur gibi parlak ve gümüş renginde olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kavârîr' kelimesini 'şeffaf cam' olarak açıklar ve bu ayetteki kullanımının, cennet ehlinin içecek kaplarının dünyadaki cam gibi şeffaf, ancak gümüşten yapılmış olduğunu, dolayısıyla hem şeffaflığı hem de değerli bir madenden oluştuğunu belirttiğini ifade eder. Bu, dünyadaki camın aksine, gümüşün şeffaf olamayacağı algısını kırarak, cennetteki eşsiz nitelikleri vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'kavârîr' kelimesini 'billur' veya 'cam' olarak yorumlar. Ayetteki 'min fıddah' (gümüşten) ifadesiyle birlikte, bu kapların gümüş gibi parlak ve şeffaf olduğunu, ancak gümüşün kendisinin şeffaf olmaması nedeniyle bunun bir mecaz olduğunu, cennetteki bu kapların dünyadaki camın şeffaflığına ve gümüşün parlaklığına sahip olduğunu belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'kavârîr' kelimesinin 'şeffaf, billur gibi' anlamında olduğunu ve ayetteki 'min fıddah' ifadesiyle birlikte, bu kapların gümüşten yapılmış olmasına rağmen cam gibi şeffaf olduğunu, bunun cennetin eşsiz güzelliklerinden biri olduğunu vurgular. Bu, dünyevi algının ötesinde bir niteliği ifade eder."}]},{"word":"فِضَّةٍ","root":"ف ض ض","rootLatin":"f-d-d","meaning":"Cennetteki kapların değerli ve parlak gümüş madeninden yapıldığını, ancak aynı zamanda şeffaf bir niteliğe sahip olduğunu belirtir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fıddah' kelimesini 'bilinen değerli maden, gümüş' olarak tanımlar. Bu ayetteki kullanımıyla, cennet kaplarının sadece şeffaf olmakla kalmayıp, aynı zamanda değerli bir maden olan gümüşten yapıldığını, bu durumun onların hem estetik hem de maddi değerini artırdığını ifade eder. Gümüşün parlaklığı ve saflığı, cennetin güzelliğini pekiştirir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Ebu'l-Bekâ, 'fıddah' kelimesinin 'gümüş' anlamına geldiğini ve Kur'an'da genellikle değerli bir maden olarak zikredildiğini belirtir. İnsân Suresi 16. ayet bağlamında, bu kapların gümüşten yapılmış olmasının, onların dünyevi değerinin ötesinde, cennetin lüks ve ihtişamını yansıttığını, ancak aynı zamanda 'kavârîr' kelimesiyle birleşerek şeffaflık gibi alışılmadık bir nitelik kazandığını vurgular."}]},{"word":"قَدَّرُوهَا","root":"ق د ر","rootLatin":"k-d-r","meaning":"Cennet ehlinin veya hizmetkarlarının içecekleri ve kapları tam bir ölçü ve düzen içinde hazırlayıp sunduklarını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kadderûhâ' fiilini 'ölçtüler, takdir ettiler' olarak açıklar. Bu ayetteki kullanımıyla, cennet ehlinin veya hizmetkarlarının, içecekleri ve kapları tam olarak istedikleri miktarda ve ölçüde hazırladıklarını, hiçbir eksiklik veya fazlalık olmadığını, her şeyin mükemmel bir düzen içinde sunulduğunu belirtir. Bu, cennetteki nimetlerin kusursuzluğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kadr' kökünün Kur'an'daki temel anlamlarından birinin 'ölçü, miktar, düzenleme' olduğunu belirtir. 'Kadderûhâ' fiiliyle, cennetteki her şeyin belirli bir ölçüye, düzene ve takdire göre var olduğunu, bu kapların da rastgele değil, tam bir hassasiyetle hazırlandığını ve sunulduğunu vurgular. Bu, ilahi düzenin ve mükemmeliyetin bir yansımasıdır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'kadr' kökünün 'bir şeyi belirli bir ölçüye göre yapmak, takdir etmek, düzenlemek' anlamlarını taşıdığını ifade eder. Ayetteki 'kadderûhâ' fiili, cennetteki içecek kaplarının ve içeceklerin, cennet ehlinin arzu ve isteklerine göre tam bir hassasiyetle, ölçülü ve düzenli bir şekilde hazırlandığını ve sunulduğunu, bu durumun cennetin nimetlerinin kişiye özel ve mükemmel olduğunu gösterdiğini belirtir."}]},{"word":"تَقْدِيرًا","root":"ق د ر","rootLatin":"k-d-r","meaning":"İçeceklerin ve kapların ölçülüp dağıtılmasının son derece hassas, mükemmel ve kusursuz bir şekilde yapıldığını pekiştiren bir masdardır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'takdîr' kelimesinin 'bir şeyi tam olarak ölçmek, belirlemek, düzenlemek' anlamına geldiğini ifade eder. Bu ayetteki 'takdîrâ' masdarı, fiilin anlamını pekiştirerek, cennetteki içeceklerin ve kapların dağıtımının rastgele değil, en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş, mükemmel bir ölçü ve düzen içinde gerçekleştiğini vurgular. Bu, cennet nimetlerinin kusursuzluğunu ve eksiksizliğini gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'takdîr' kelimesinin 'bir şeyi tam olarak belirlemek, ölçmek, düzenlemek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'kadderûhâ takdîrâ' ifadesi, bu eylemin mutlak bir hassasiyetle, tam ve eksiksiz bir şekilde yapıldığını, cennet ehlinin arzu ettiği miktarda ve kalitede sunulduğunu, bu durumun cennetin nimetlerinin mükemmeliyetini ve ilahi düzeni yansıttığını ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"قَوَارِيرَا۟","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Gayr-i Munsarıf","root":"ق-و-ر","rootLatin":"q-w-r","lemma":"قَوَارِير","form":"Fawā'īl","features":{"number":"Cemi","gender":"Müennes","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb. Gayr-i munsarıf olduğu için fetha ile mansûb olmuştur.","gloss":"billurlar"},{"position":2,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":3,"surface":"فِضَّةٍۢ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ف-ض-ض","rootLatin":"f-ḍ-ḍ","lemma":"فِضَّة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gümüş"},{"position":4,"surface":"قَدَّرُو","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-د-ر","rootLatin":"q-d-r","lemma":"قَدَّرَ","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"ölçtüler, takdir ettiler"},{"position":4,"surface":"هَا","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onları"},{"position":5,"surface":"تَقْدِيرًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ق-د-ر","rootLatin":"q-d-r","lemma":"تَقْدِير","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûl-i Mutlak olduğu için mansûb","gloss":"bir ölçüşle, takdir etme"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **İnsan Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *76/16*
- **İnsan Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *76/16*
