# İnsân Sûresi, 27. Âyet (76:27)

> إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ يُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَآءَهُمْ يَوْمًا ثَقِيلًا

*İnne hâulâ-i yuhibbûne-l'âcilete ve yeżerûne verâehum yevmen śekîlâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Şunlar (inanmayanlar) dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/76/27

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"İnsan Suresi 27. ayet, insanın dünya hayatına olan düşkünlüğünü ve ahiret sorumluluklarını göz ardı etmesini ele almaktadır. Ayet, 'aceleci' dünya nimetlerine yönelme ile 'ağır' ahiret gününü geride bırakma arasındaki tezatlığı vurgular.","keyConcepts":[{"word":"يُحِبُّونَ","root":"ح ب ب","rootLatin":"h-b-b","meaning":"Sevmek, düşkün olmak, bir şeye meyletmek anlamındadır ve ayette dünya nimetlerine olan aşırı bağlılığı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hubb (sevgi), bir şeye karşı kalbin meyletmesi ve onu istemesidir. Ayetteki 'yuhıbbûne' ifadesi, insanların dünya nimetlerine karşı duyduğu şiddetli arzuyu ve bu arzunun onları ahiretten alıkoymasını anlatır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Hubb, bir şeyi elde etme arzusunun kalpte yerleşmesidir. Burada 'yuhıbbûne' fiili, insanların geçici dünya zevklerine olan düşkünlüğünü ve bu düşkünlüğün ahiret bilincini zayıflatmasını vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'hubb' kavramı, genellikle Allah'a veya iyiliğe yönelik sevgi anlamında olumlu bir çağrışım taşırken, dünya sevgisi bağlamında kullanıldığında olumsuz bir anlam kazanır. Bu ayetteki 'yuhıbbûne', insanların 'âcile'ye (dünyaya) olan sevgisinin, ahiret sorumluluklarını ihmal etmelerine yol açan bir zaaf olduğunu gösterir."}]},{"word":"ٱلْعَاجِلَةَ","root":"ع ج ل","rootLatin":"a-c-l","meaning":"Acele olan, çabuk elde edilen, geçici olan dünya nimetlerini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"el-Âcile, dünya hayatıdır. Çünkü o, ahirete göre daha çabuk sona erer ve geçicidir. Ayetteki kullanımı, insanların bu geçici dünya nimetlerine aldanmasını ve ahireti unutmasını anlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Acale, bir şeyin vaktinden önce gerçekleşmesidir. el-Âcile ise, ahiretin aksine, çabuk geçen dünya hayatı ve onun nimetleridir. Ayette, insanların bu fani ve çabuk tükenen şeylere yönelmesi eleştirilir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Kur'an'da 'âcile' kelimesi, genellikle dünya hayatının geçiciliğini ve fani oluşunu vurgulamak için kullanılır. Bu ayette, insanların bu geçici dünya nimetlerine olan düşkünlüğü, ahiret bilincini kaybetmelerinin temel nedeni olarak sunulur."}]},{"word":"وَيَذَرُونَ","root":"و ذ ر","rootLatin":"v-z-r","meaning":"Terk etmek, bırakmak, ihmal etmek anlamındadır ve ayette ahiret gününü göz ardı etmeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Yezarûne, terk ederler, bırakırlar demektir. Burada, insanların ahiret gününün ağırlığını ve önemini göz ardı ederek onu arkalarında bırakmalarını mecazi olarak ifade eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Vezera fiili, terk etmek ve bırakmak anlamına gelir. Ayetteki 'yezârûne' ifadesi, insanların ahiret gününün dehşetini ve hesap verme sorumluluğunu bilerek veya bilmeyerek ihmal etmelerini, ona hazırlık yapmamalarını anlatır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Vezera, bir şeyi terk etmek, bırakmak ve ondan yüz çevirmek demektir. Ayette, insanların dünya sevgisi yüzünden ahiret gününü ve onun getireceği sorumlulukları 'arkalarında bırakmaları', yani önemsememeleri ve ihmal etmeleri kastedilir."}]},{"word":"ثَقِيلًا","root":"ث ق ل","rootLatin":"s-k-l","meaning":"Ağır, zor, şiddetli anlamındadır ve ayette ahiret gününün dehşetini ve zorluğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sakîl, ağır ve şiddetli demektir. 'Yevmen sakîlen' ifadesi, ahiret gününün dehşetini, hesap verme zorluğunu ve o günün yükünü anlatır. İnsanların bu ağırlığı göz ardı etmesi, ayetin ana mesajıdır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sıklet, ağırlık demektir. 'Yevmen sakîlen' ifadesi, ahiret gününün şiddetini, zorluğunu ve o günün getireceği azabın ağırlığını vurgular. Bu ağırlık, insanların dünya hayatında yaptıkları amellerin karşılığıdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'sıklet' kavramı, genellikle bir yükün ağırlığını veya bir durumun zorluğunu ifade eder. 'Yevmen sakîlen' ifadesi, Kıyamet Günü'nün dehşetini, hesap verme zorluğunu ve o günün getireceği manevi yükü anlatır. Bu, dünya hayatının 'hafif' ve geçici oluşuyla tezat oluşturur."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["dunya-ahiret-dengesi","mal-mulk","kiyamet","insanin-yaratilisi"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz, muhakkak"},{"position":2,"surface":"هَـٰٓؤُلَآءِ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هَـٰٓؤُلَآءِ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"Bunlar"},{"position":3,"surface":"يُحِبُّونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ح-ب-ب","rootLatin":"h-b-b","lemma":"أَحَبَّ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"severler"},{"position":4,"surface":"ٱلْعَاجِلَةَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ع-ج-ل","rootLatin":"'-j-l","lemma":"عَاجِلَة","form":"Fâ'ile","features":{"state":"Marife","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"dünya nimetlerini, çabuk olanı"},{"position":5,"surface":"وَيَذَرُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ذ-ر","rootLatin":"w-dh-r","lemma":"وَذَرَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"ve bırakırlar"},{"position":6,"surface":"وَرَآءَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Mekan","root":"و-ر-أ","rootLatin":"w-r-'","lemma":"وَرَاء","form":"-","features":{"irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf olduğu için mansûb","gloss":"arkalarında"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":7,"surface":"يَوْمًۭا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"state":"Nekre","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir gün"},{"position":8,"surface":"ثَقِيلًۭا","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ث-ق-ل","rootLatin":"th-q-l","lemma":"ثَقِيل","form":"Fa'îl","features":{"state":"Nekre","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki ismin sıfatı olduğu için mansûb","gloss":"ağır, zorlu"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **İnsan Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *76/27*
