# İnsân Sûresi, 4. Âyet (76:4)

> إِنَّآ أَعْتَدْنَا لِلْكَـٰفِرِينَ سَلَـٰسِلَا۟ وَأَغْلَـٰلًا وَسَعِيرًا

*İnnâ a'tednâ lilkâfirîne selâsile ve aġlâlen ve se'îrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Şüphesiz biz, kafirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/76/4

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"İnsân Suresi'nin 4. ayeti, inkarcılar için ahirette hazırlanmış azap türlerini tasvir etmektedir. Ayet, 'i'tâd' (hazırlama), 'küfr' (inkar), 'selâsil' (zincirler), 'ağlâl' (demir halkalar) ve 'sa'îr' (çılgın alevli ateş) gibi kavramlar üzerinden cezanın şiddetini ve kesinliğini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"أَعْتَدْنَا","root":"ع ت د","rootLatin":"a-t-d","meaning":"Biz hazırladık, önceden tedarik ettik.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'i'tâd' kelimesini bir şeyi önceden hazırlamak, tedarik etmek ve hazır hale getirmek olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, Allah'ın inkarcılar için azabı daha dünyadayken takdir edip hazırladığını, bunun kaçınılmaz olduğunu ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'a'tednâ' fiilinin mecazi olarak bir şeyi kesinleştirmek ve hükme bağlamak anlamında kullanıldığını belirtir. Bu bağlamda, inkarcıların cezasının Allah katında kesinleştiğini ve geri dönüşü olmadığını vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'i'tâd' fiilinin Kur'an'daki kullanımlarında genellikle olumsuz bir sonuç için önceden yapılan hazırlığı ifade ettiğini belirtir. Bu ayette de inkarcılar için özel olarak tasarlanmış ve bekleyen bir azabın varlığını gösterir."}]},{"word":"لِلْكَـٰفِرِينَ","root":"ك ف ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"İnkarcılar, gerçeği örtenler, nankörler için.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kâfir' kelimesinin kök anlamının 'örtmek' olduğunu ve bu bağlamda Allah'ın nimetlerini veya hakikati örten, inkar eden kişiyi ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'kâfirîn' ifadesi, Allah'ın birliğini ve peygamberin getirdiklerini reddedenleri kasteder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'küfr' kelimesinin temel anlamının 'örtmek' olduğunu ve bu örtmenin bazen nimeti örtmek (nankörlük), bazen de hakkı örtmek (inkar) şeklinde tezahür ettiğini açıklar. Ayetteki 'kâfirîn', imanı reddeden ve hakikati gizleyen kimselerdir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'küfr' kavramının Kur'an'da sadece inançsızlığı değil, aynı zamanda Allah'ın lütuflarına karşı nankörlüğü de ifade ettiğini vurgular. Bu ayetteki 'kâfirîn', hem Allah'ın varlığını ve birliğini inkar edenleri hem de O'nun nimetlerine karşı şükürsüz olanları kapsar."}]},{"word":"سَلَـٰسِلَا۟","root":"س ل س ل","rootLatin":"s-l-s-l","meaning":"Zincirler, birbirine geçmiş halkalar.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'selâsil' kelimesinin 'silsile'nin çoğulu olduğunu ve birbirine bağlı halkalardan oluşan zincirleri ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, inkarcıların ahirette bağlanacakları azap araçlarını tasvir eder."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'selâsil' kelimesinin Kur'an'da genellikle azap ve kısıtlama aracı olarak geçtiğini ve bu ayette de inkarcıların hareket özgürlüğünü kısıtlayacak, onları bağlayacak zincirleri ifade ettiğini açıklar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'silsile'nin bir şeyin diğerine bağlanması ve birbirini takip etmesi anlamını taşıdığını belirtir. 'Selâsil' ise bu bağlamda, inkarcıların sürekli ve kesintisiz bir şekilde bağlanacakları zincirleri ifade eder."}]},{"word":"وَأَغْلَـٰلًا","root":"غ ل ل","rootLatin":"ğ-l-l","meaning":"Demir halkalar, boyunduruklar, kelepçeler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'ğulûl' kelimesinin boyuna takılan demir halka veya kelepçe anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ağlâl' ise, inkarcıların boyunlarına ve ellerine takılacak olan, onları hareketten alıkoyan prangaları ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ağlâl' kelimesinin mecazi olarak da bir şeyi engellemek, kısıtlamak anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayette, inkarcıların hem fiziksel olarak hem de manevi olarak kısıtlanacaklarını, azaptan kaçamayacaklarını simgeler."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'ğulûl'ün boyuna takılan ve insanı aşağılayan bir bağ olduğunu belirtir. 'Ağlâl' kelimesi, inkarcıların ahiretteki zilletini ve çaresizliğini vurgulayan bir azap aracıdır."}]},{"word":"وَسَعِيرًا","root":"س ع ر","rootLatin":"s-'-r","meaning":"Çılgın alevli ateş, cehennem ateşi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'sa'îr' kelimesinin 'ateşin alevlenmesi, şiddetlenmesi' anlamından geldiğini ve Kur'an'da genellikle cehennem ateşinin şiddetli ve yakıcı halini ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, inkarcılar için hazırlanan azabın en temel unsuru olan yakıcı ateşi tanımlar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İsfehânî, 'sa'îr' kelimesinin 'ateşin tutuşması ve alevlenmesi' anlamına geldiğini ve Kur'an'da cehennemin isimlerinden biri olarak kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'sa'îr', inkarcıların maruz kalacağı şiddetli ve sürekli yanan ateşi betimler."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'sa'îr' kelimesinin Kur'an'da cehennemin en şiddetli ve yakıcı hallerinden birini ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Bu ayette, zincirler ve prangalarla birlikte zikredilerek azabın hem fiziksel kısıtlamayı hem de yakıcı ateşi içerdiğini gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cehennem","kufur-sirk","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Te'kid ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Şüphesiz"},{"position":1,"surface":"نَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"نَا","form":"-","features":{"person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mahallen mansûb","gloss":"biz"},{"position":2,"surface":"أَعْتَدْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-ت-د","rootLatin":"'-t-d","lemma":"أَعْتَدَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müşterek","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"hazırladık"},{"position":3,"surface":"لِ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için"},{"position":3,"surface":"الْكَـٰفِرِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَافِر","form":"Fâ'il","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"inkarcılar"},{"position":4,"surface":"سَلَـٰسِلَا۟","pos":"isim","posDetail":"Cemi Teksir","root":"س-ل-س-ل","rootLatin":"s-l-s-l","lemma":"سِلْسِلَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"zincirler"},{"position":5,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":5,"surface":"أَغْلَـٰلًۭا","pos":"isim","posDetail":"Cemi Teksir","root":"غ-ل-ل","rootLatin":"gh-l-l","lemma":"غُلّ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mansûb isme atfedildiği için mansûb","gloss":"demir halkalar"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"سَعِيرًا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"س-ع-ر","rootLatin":"s-'-r","lemma":"سَعِير","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mansûb isme atfedildiği için mansûb","gloss":"çılgın alevli cehennem"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **İnsan Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *76/4*
- **İnsan Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *76/4*
