# İnsân Sûresi, 8. Âyet (76:8)

> وَيُطْعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسْكِينًا وَيَتِيمًا وَأَسِيرًا

*Ve yut'imûne-tta'âme ‘alâ hubbihi miskînen ve yetîmen ve-esîrâ(n)*

**Meal (Diyanet):** Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/76/8

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"İnsân Suresi'nin 8. ayeti, Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla, kendileri de ihtiyaç duydukları halde yiyeceklerini yoksullara, yetimlere ve esirlere ikram eden salih kulların özelliklerini vurgulamaktadır. Ayet, cömertlik, fedakarlık ve başkalarını kendine tercih etme gibi ahlaki değerleri dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır.","keyConcepts":[{"word":"وَيُطْعِمُونَ","root":"ط ع م","rootLatin":"t-'-m","meaning":"Kendileri de arzu ettikleri veya ihtiyaç duydukları halde başkalarına yemek yedirme eylemi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'طعم' (ta'ame) kelimesinin asıl anlamının 'bir şeyi tatmak' olduğunu, ancak Kur'an'da 'yemek yedirmek' ve 'rızık vermek' anlamlarında da kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise, 'yedirmek' fiilinin 'حبّه' (hubbihî) ile birlikte kullanılması, sadece doyurmak değil, aynı zamanda bir fedakarlık ve sevgiyle yapılan ikramı ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'يُطْعِمُونَ' fiilinin burada mecazi bir anlam taşımadığını, doğrudan 'yemek yedirmek' eylemini ifade ettiğini, ancak bu eylemin ardındaki niyetin ve fedakarlığın önemine dikkat çektiğini belirtir. Ayetteki bağlam, bu yedirme eyleminin sıradan bir ikramdan öte, Allah rızası için yapılan bir ihsan olduğunu gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'طعام' (ta'am) ve 'إطعام' (it'am) kavramlarının Kur'an'da sadece fiziksel doyurmayı değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve Allah'a karşı sorumluluk bilincini de ifade ettiğini vurgular. Bu ayetteki 'يُطْعِمُونَ' fiili, müminlerin cömertlik ve başkalarını kendine tercih etme (îsâr) ahlakını yansıtan merkezi bir eylemdir."}]},{"word":"ٱلطَّعَامَ","root":"ط ع م","rootLatin":"t-'-m","meaning":"Yenilen şey, yiyecek; bu bağlamda, kendileri de arzu ettikleri veya ihtiyaç duydukları besin.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'الطعام' kelimesinin genel olarak 'yemek' anlamına geldiğini, ancak bu ayetteki 'على حبه' ifadesiyle birlikte kullanıldığında, bu yemeğin sadece sıradan bir yiyecek değil, aynı zamanda kendileri için de değerli ve arzu edilen bir şey olduğunu ima ettiğini belirtir. Bu durum, yapılan ikramın değerini artırır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'طعام' kelimesinin 'tatmak' kökünden geldiğini ve yenilen her şeyi kapsadığını ifade eder. Ayetteki kullanımı, müminlerin en temel ihtiyaçlarından biri olan yiyeceği, kendi nefislerinin arzusuna rağmen başkalarına vermelerinin büyük bir fazilet olduğunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'طعام' kelimesinin Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını, ancak bu ayetteki gibi 'yedirme' fiiliyle birlikte geldiğinde, maddi bir ihtiyacın giderilmesine yönelik somut bir eylemi ifade ettiğini belirtir. 'على حبه' ifadesi ise bu eyleme derin bir ahlaki boyut katar."}]},{"word":"حُبِّهِۦ","root":"ح ب ب","rootLatin":"h-b-b","meaning":"Yiyeceğe duyulan arzu, sevgi veya ihtiyaç; bu bağlamda, kendileri de o yiyeceği istedikleri halde.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'حبّ' (hubb) kelimesinin 'sevgi, arzu, meyil' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'على حبه' ifadesi, 'o yiyeceğe olan sevgilerine, arzularına rağmen' veya 'Allah sevgisi uğruna' şeklinde iki farklı şekilde yorumlanmıştır. Her iki durumda da, yapılan ikramın büyük bir fedakarlıkla gerçekleştiğini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'على حبه' ifadesinin tefsirinde farklı görüşlere yer verir. Bir görüşe göre zamir 'طعام'a (yiyeceğe) döner ve 'yiyeceğe olan arzularına rağmen' anlamına gelir. Diğer bir görüşe göre ise zamir 'Allah'a' döner ve 'Allah sevgisi uğruna' anlamına gelir. Her iki yorum da, müminlerin bu eylemi büyük bir içtenlikle ve fedakarlıkla yaptıklarını gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'حبّ' kavramının geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu ve burada 'şiddetli arzu' veya 'ihtiyaç duyma' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlam, müminlerin kendileri de o yiyeceğe muhtaç olsalar veya onu çok isteseler bile, başkalarını tercih etme erdemini sergilediklerini açıkça ortaya koyar."}]},{"word":"مِسْكِينًا","root":"س ك ن","rootLatin":"s-k-n","meaning":"Yoksul, fakir; geçimini sağlamakta zorlanan, ihtiyaç sahibi kişi.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'مسكين' kelimesinin 'hareketsiz kalmak, durmak' anlamındaki 'سكن' kökünden geldiğini ve bu kişinin yoksulluk nedeniyle hareket edemez, kazanç sağlayamaz hale geldiğini ifade eder. Ayette, bu kişiye yapılan yardımın temel bir insani ihtiyaç giderme olduğunu vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'مسكين' kelimesini 'yoksulluktan dolayı hareket edemeyen, çaresiz kalmış kişi' olarak tanımlar. Kur'an'da zekat ve sadaka verilecek sınıflardan biri olarak zikredilmesi, onun toplumdaki en temel ihtiyaç sahiplerinden biri olduğunu gösterir. Bu ayetteki kullanımı, müminlerin bu tür kişilere karşı sorumluluklarını yerine getirdiğini belirtir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'miskin' kavramının Kur'an'da 'yoksul' anlamında kullanıldığını ve genellikle 'fakir' ile birlikte anıldığını belirtir. Bu ayette, 'miskin'e yedirme eylemi, İslam'ın toplumsal adalet ve dayanışma prensiplerinin bir göstergesi olarak sunulur."}]},{"word":"وَيَتِيمًا","root":"ي ت م","rootLatin":"y-t-m","meaning":"Babası vefat etmiş, ergenlik çağına ulaşmamış çocuk; himayeye muhtaç kimse.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'يتيم' kelimesinin babasını kaybetmiş çocuk anlamına geldiğini ve bu kişilerin toplumda özel bir korumaya ve yardıma muhtaç olduğunu belirtir. Ayetteki 'yetim'e yedirme, İslam'ın zayıf ve savunmasız kesimlere gösterdiği merhametin bir ifadesidir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'يتيم' kelimesinin 'tek kalmak, yalnız kalmak' kökünden geldiğini ve babasını kaybetmiş çocuk için kullanıldığını ifade eder. Kur'an'da yetimlere iyi davranma ve mallarını koruma konusunda birçok ayet bulunması, onların toplumdaki hassas konumunu ve müminlerin onlara karşı sorumluluğunu gösterir."}]},{"word":"وَأَسِيرًا","root":"أ س ر","rootLatin":"'-s-r","meaning":"Savaşta esir düşmüş veya hapsedilmiş kişi; özgürlüğü kısıtlanmış kimse.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'أسير' kelimesinin 'bağlamak, hapsetmek' anlamındaki 'أسر' kökünden geldiğini ve savaşta ele geçirilen veya hapsedilen kişiyi ifade ettiğini belirtir. Ayette, esirlere dahi yemek yedirilmesi, İslam'ın düşmanlara karşı bile insani muameleyi emrettiğini gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'أسير' kelimesinin 'bağlı, tutsak' anlamına geldiğini ve bu kişilerin genellikle savaş esirleri olduğunu ifade eder. Ayetteki 'esir'e yedirme, İslam'ın savaş hukuku ve insaniyet prensipleri çerçevesinde, düşman dahi olsa ihtiyaç sahiplerine yardım etme erdemini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'esir' kavramının Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını, ancak bu ayetteki gibi 'yedirme' eylemiyle birlikte geldiğinde, esirlerin temel ihtiyaçlarının karşılanmasının dini bir görev olduğunu gösterdiğini belirtir. Bu, İslam'ın evrensel merhamet ve adalet anlayışının bir yansımasıdır."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَيُطْعِمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ط-ع-م","rootLatin":"ṭ-ʿ-m","lemma":"أَطْعَمَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"yedirirler"},{"position":2,"surface":"ٱلطَّعَامَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ط-ع-م","rootLatin":"ṭ-ʿ-m","lemma":"طَعَام","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"yiyeceği"},{"position":3,"surface":"عَلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَلَى","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"üzere"},{"position":4,"surface":"حُبِّهِۦ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ح-ب-ب","rootLatin":"ḥ-b-b","lemma":"حُبّ","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"sevgisi"},{"position":4,"surface":"هِۦ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":5,"surface":"مِسْكِينًا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"س-ك-ن","rootLatin":"s-k-n","lemma":"مِسْكِين","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"yoksula"},{"position":6,"surface":"وَيَتِيمًا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"يَتِيمًا","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-ت-م","rootLatin":"y-t-m","lemma":"يَتِيم","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mansûb isme atfedildiği için mansûb","gloss":"öksüze"},{"position":7,"surface":"وَأَسِيرًا","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"أَسِيرًا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mef'ûl","root":"أ-س-ر","rootLatin":"ʾ-s-r","lemma":"أَسِير","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mansûb isme atfedildiği için mansûb","gloss":"esire"}]

## Tefsir

{"topics":["zekat-infak","sosyal-dayanisma","yetim-zayif","comertlik"]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **İnsan Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *76/8*
- **İnsan Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *76/8*
