# Mürselât Sûresi, 19. Âyet (77:19)

> وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

*Veylun yevme-iżin lilmukeżżibîn(e)*

**Meal (Diyanet):** O gün vay yalanlayanların haline!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/77/19

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Mürselât Suresi'nin 19. ayeti, kıyamet gününde hakikati yalanlayanların karşılaşacağı azabı vurgulamaktadır. Ayet, 'vay' kelimesiyle şiddetli bir tehdit ve kınama ifade ederken, 'yalanlayanlar' kavramıyla bu tehdidin muhataplarını açıkça belirtmektedir.","keyConcepts":[{"word":"وَيْلٌ","root":"و ي ل","rootLatin":"v-y-l","meaning":"Şiddetli azap, helak, kınama ve tehdit anlamı taşıyan bir ünlem.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'veyl' kelimesinin 'şiddetli şer' ve 'helak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, kıyamet gününde hakikati yalanlayanlara yönelik büyük bir azap ve kınama ifadesidir. (el-Müfredât, s. 881)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'veyl' kelimesini 'azap' ve 'helak' olarak açıklar. Bu ayette, Allah'ın yalanlayanlara yönelik tehdidini ve onlara isabet edecek olan felaketi mecazi olarak ifade eder. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 297)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'veyl'in 'şiddetli azap' ve 'helak' anlamında kullanıldığını, bazen de cehennemde bir vadi adı olarak geçtiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, yalanlayanların karşılaşacağı dehşetli akıbeti vurgular. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 5, s. 200)"}]},{"word":"يَوْمَئِذٍ","root":"ي و م","rootLatin":"y-v-m","meaning":"O gün, yani kıyamet günü veya hesap günü.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'yevm' kelimesinin 'gündüz' veya 'belli bir zaman dilimi' anlamına geldiğini ifade eder. 'Yevmeizin' ise, daha önce bahsedilen veya bağlamdan anlaşılan belirli bir güne, bu ayette kıyamet gününe işaret eder. (el-Müfredât, s. 892)"},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'yevmeizin' ifadesinin, ayetin öncesinde bahsedilen kıyamet olaylarına atıfta bulunarak, o dehşetli günü kastettiğini belirtir. Bu, yalanlayanların azapla karşılaşacağı belirli bir zaman dilimini vurgular. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 499)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'yevm' kelimesinin genellikle 'kıyamet günü' veya 'hesap günü' gibi eskatolojik bir anlam taşıdığını belirtir. 'Yevmeizin' ifadesi, bu eskatolojik günün kesinliğini ve o gün yaşanacak olayların önemini vurgular. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 210)"}]},{"word":"لِّلْمُكَذِّبِينَ","root":"ك ذ ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"Hakikati, peygamberleri veya Allah'ın ayetlerini yalanlayanlar.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kezeb' kökünden türeyen 'mükezzibîn' kelimesinin, 'yalan söyleyen' veya 'bir şeyi yalanlayan' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki bağlamda, Allah'ın ayetlerini, peygamberlerini veya kıyamet gününü inkar edenleri ifade eder. (el-Müfredât, s. 696)"},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'mükezzibîn' kelimesini 'yalanlayanlar' olarak açıklar ve bu ayette, Allah'ın vaatlerini ve peygamberlerin getirdiği hakikatleri inkar edenleri kastettiğini belirtir. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 297)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'tekzib' (yalanlama) kavramının Kur'an'da sadece sözlü yalanı değil, aynı zamanda Allah'ın ayetlerini, peygamberlerin mesajlarını ve ahiret inancını reddetmeyi de kapsadığını belirtir. 'Mükezzibîn', bu reddedişi fiiliyata dökenlerdir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 180)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'kezeb' kökünün Kur'an'da hem 'yalan söylemek' hem de 'yalanlamak, inkar etmek' anlamlarında kullanıldığını vurgular. 'Mükezzibîn' ise, özellikle ahiret inancını ve peygamberlerin getirdiği hakikatleri yalanlayan, inkar eden kimseleri ifade eder. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 250)"}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","musrikler","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَيْلٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"و-ي-ل","rootLatin":"w-y-l","lemma":"وَيْل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû (takdirî olarak 'bu veyldir' anlamında)","gloss":"Vay halina!"},{"position":2,"surface":"يَوْمَئِذٍ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"o gün"},{"position":2,"surface":"ئِذٍ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman (Muzâfun İleyh)","root":"إ-ذ-ا","rootLatin":"i-dh-a","lemma":"إِذ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (tenvin, muzâfun ileyh olan cümlenin yerine geçmiştir)","gloss":"o zaman"},{"position":3,"surface":"لِّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer","gloss":"için"},{"position":3,"surface":"لْمُكَذِّبِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"مُكَذِّب","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yalanlayanlar"}]
