# Mürselât Sûresi, 35. Âyet (77:35)

> هَـٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ

*Hâżâ yevmu lâ yentikûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Bu, konuşamayacakları gündür.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/77/35

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Mürselât Suresi'nin 35. ayeti, kıyamet gününün dehşetini ve o gün insanların konuşma yeteneklerinin kısıtlanacağını vurgulamaktadır. Ayet, 'gün' ve 'konuşmak' kavramları üzerinden ahiret hallerine işaret ederken, 'bu' zamiriyle de o günün kesinliğini belirtmektedir.","keyConcepts":[{"word":"يَوْمُ","root":"ي و م","rootLatin":"y-v-m","meaning":"Bu kelime, ayette kıyamet gününü, hesap ve ceza gününü ifade etmektedir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'yevm' kelimesinin güneşin doğuşundan batışına kadar olan süreyi ifade ettiğini belirtir. Ancak Kur'an'da bazen mutlak zaman dilimini, bazen de belirli bir olayın vuku bulduğu zamanı ifade etmek için kullanılır. Bu ayette ise 'hesap günü' gibi belirli ve dehşetli bir zaman dilimini kastetmektedir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'yevm'in genellikle gündüz vaktini ifade etmekle birlikte, mecazen bir olayın vuku bulduğu zaman dilimini de kapsadığını belirtir. Ayetteki 'hâzâ yevmü' ifadesi, o günün dehşetini ve önemini vurgulayan, belirli bir zaman dilimine işaret eden bir kullanımdır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'da 'yevm' kelimesinin sadece takvimsel bir günü değil, aynı zamanda 'Yevmü'd-Dîn' (Din Günü) gibi belirli bir olayın yaşandığı, kozmik ve eskatolojik bir zaman dilimini ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'yevm', kıyamet gününün benzersiz ve korkunç niteliğini vurgular."}]},{"word":"يَنطِقُونَ","root":"ن ط ق","rootLatin":"n-t-q","meaning":"Bu kelime, kıyamet gününde insanların konuşma, savunma yapma veya mazeret beyan etme yeteneklerinin ellerinden alınacağını ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'nutk' kelimesinin 'konuşmak' anlamına geldiğini ve bu ayetteki 'lâ yentıkûn' ifadesinin, o gün insanların Allah'ın izni olmadan konuşamayacaklarını, mazeret beyan edemeyeceklerini veya kendilerini savunamayacaklarını gösterdiğini belirtir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'nutk'un dil ile ifade etmek olduğunu ve ayetteki olumsuzluğun, o gün insanların kendilerini savunacak veya mazeret sunacak bir söz bulamayacakları, konuşma yeteneklerinin kısıtlanacağı mecazına işaret ettiğini belirtir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'nutk'un, sesli harfler ve sessiz harflerle anlamlı sözler üretmek olduğunu açıklar. Ayetteki 'lâ yentıkûn' ifadesi, kıyamet gününde insanların kendi iradeleriyle konuşma, itiraz etme veya mazeret sunma imkanlarının ortadan kalkacağını, sadece Allah'ın izniyle konuşabileceklerini vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'nutk' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'anlamlı söz söyleme' ve 'ifade etme' bağlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki olumsuzluk, kıyamet gününde insanların kendi lehlerine konuşma veya savunma yapma yeteneklerinin kısıtlanacağını, dolayısıyla o günün dehşetini ve hesap verme zorunluluğunu pekiştirdiğini ifade eder."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","hesap-mizan","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"هَـٰذَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i İşaret","root":"ه-ذ-ا","rootLatin":"h-dh-a","lemma":"هَـٰذَا","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"İsm-i işaret olduğu için mebnîdir. Mübteda konumundadır.","gloss":"Bu"},{"position":2,"surface":"يَوْمُ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübtedanın haberi olduğu için merfûdur.","gloss":"gün"},{"position":3,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nefy harfi olduğu için mebnîdir.","gloss":"değil / -mez"},{"position":4,"surface":"يَنطِقُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ن-ط-ق","rootLatin":"n-t-q","lemma":"نَطَقَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nefy harfi 'lâ' fiili etkilemediği ve nasb/cezm edeni olmadığı için merfûdur. Nun'un sübutu ile merfûdur.","gloss":"konuşurlar / konuşacaklar"}]
