# Mürselât Sûresi, 37. Âyet (77:37)

> وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

*Veylun yevme-iżin lilmukeżżibîn(e)*

**Meal (Diyanet):** O gün vay yalanlayanların haline!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/77/37

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Mürselât Suresi 37. ayet, kıyamet gününde hakikati yalanlayanların karşılaşacağı azabı vurgulamaktadır. Ayet, 'vay halinize' ifadesiyle bu yalanlamanın ciddiyetini ve sonuçlarını dile getirmektedir.","keyConcepts":[{"word":"وَيْلٌ","root":"و ي ل","rootLatin":"v-y-l","meaning":"Bu kelime, şiddetli azap, helak ve felaket anlamlarına gelir ve genellikle tehdit ve kınama ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'veyl' kelimesini 'şiddetli azap' ve 'helak' olarak tanımlar. Ayetteki kullanımı, kıyamet gününde hakikati yalanlayanlara yönelik bir tehdit ve kınama olup, onların karşılaşacakları kötü akıbeti bildirmektedir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'veyl' kelimesinin 'şer' ve 'azap' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'veylün yevmeizin' ifadesi, o gün yalanlayanlar için büyük bir şer ve azap olacağını mecazi bir dille ifade etmektedir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'veyl' kelimesinin Kur'an'da genellikle Allah'ın gazabını ve cezasını ifade eden bir ünlem olduğunu belirtir. Mürselât 37'deki kullanımı, yalanlayanların ilahi gazaba uğrayacaklarını ve bunun sonucunda büyük bir felaketle karşılaşacaklarını vurgular."}]},{"word":"يَوْمَئِذٍ","root":"ي و م","rootLatin":"y-v-m","meaning":"Bu kelime, 'o gün' anlamına gelir ve kıyamet gününe işaret eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'yevm' kelimesinin bilinen zaman dilimi olduğunu belirtir. 'Yevmeizin' ise, daha önce bahsedilen veya bağlamdan anlaşılan belirli bir güne, bu ayette kıyamet gününe atıfta bulunur ve o günün önemini vurgular."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'yevm' kelimesinin hem belirli bir zaman dilimini hem de mecazi olarak bir olayın vuku bulduğu anı ifade edebileceğini açıklar. Ayetteki 'yevmeizin' ifadesi, yalanlayanların azapla karşılaşacağı o kesin ve kaçınılmaz günü belirtir."}]},{"word":"لِّلْمُكَذِّبِينَ","root":"ك ذ ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"Bu kelime, 'yalanlayanlar' anlamına gelir ve Allah'ın ayetlerini, peygamberlerini veya kıyamet gününü inkar edenleri ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'kezzebe' fiilinin 'yalanlamak, inkar etmek' anlamlarına geldiğini belirtir. 'el-Mükezzibîn' ise, Allah'ın ayetlerini, peygamberlerini ve vaatlerini ısrarla yalanlayan, inkar eden kimselerdir. Ayetteki kullanımı, kıyamet gününde azaba uğrayacak olanların bu vasfa sahip kişiler olduğunu açıklar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kezib' kelimesinin 'gerçeğin aksini söylemek' olduğunu ifade eder. 'Tekzîb' ise, bir şeyi veya bir kimseyi yalanlamak, doğru olmadığını iddia etmektir. Ayetteki 'el-mükezzibîn' ifadesi, özellikle ahiret gününü ve peygamberlerin getirdiği hakikatleri yalanlayanları kasteder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'k-z-b' kökünün Kur'an'da genellikle hakikati reddetme, inkar etme ve yalanlama anlamlarında kullanıldığını belirtir. 'el-Mükezzibîn' terimi, sadece sözlü bir yalanı değil, aynı zamanda kalben ve fiilen hakikate karşı duruşu ifade eder. Bu ayette, kıyamet gününün gerçekliğini ve sonuçlarını inkar edenlerin durumunu anlatır."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","ahiret-mukafat","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Veylun"},{"position":2,"translit":"yevme-iżin"},{"position":3,"translit":"lilmukeżżibîn(e)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَيْلٌ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"و-ي-ل","rootLatin":"w-y-l","lemma":"وَيْل","form":"-","features":{"irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû (takdirî haber ile)","gloss":"Vay halina!","irabMarker":"damme ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mübteda"},{"position":2,"surface":"يَوْمَئِذٍ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"o gün","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Zaman zarfı","izafet":"Muzâf"},{"position":2,"surface":"إِذٍ","pos":"harf","posDetail":"Tenvin","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذٍ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mebnî olduğu için","gloss":"o zaman"},{"position":3,"surface":"لِّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"için","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Harf-i cer"},{"position":3,"surface":"لْمُكَذِّبِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"مُكَذِّب","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yalanlayanlar","irabMarker":"yâ ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Harf-i cerin mecrûru"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mürselât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *77/37*
- **Mürselât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *77/37*
