# Mürselât Sûresi, 40. Âyet (77:40)

> وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

*Veylun yevme-iżin lilmukeżżibîn(e)*

**Meal (Diyanet):** O gün vay yalanlayanların haline!

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/77/40

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Mürselât Suresi'nin 40. ayeti, kıyamet gününde hakikati yalanlayanların karşılaşacağı azabı vurgulamaktadır. Ayet, 'vay halinize' ifadesiyle bu yalanlamanın ciddiyetini ve sonuçlarını ortaya koymaktadır.","keyConcepts":[{"word":"وَيْلٌ","root":"و ي ل","rootLatin":"v-y-l","meaning":"Bu kelime, şiddetli azap, helak, felaket veya cehennemde bir vadi anlamına gelir ve ayette yalanlayanlara yönelik bir tehdit ve kınama ifadesidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'veyl' kelimesini 'şiddetli azap' veya 'helak' olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, kıyamet gününde hakikati yalanlayanların karşılaşacağı acı sonu ve Allah'ın gazabını ifade eder. Bu, sadece bir temenni değil, aynı zamanda kesinleşmiş bir hükmü de barındırır."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'veyl' kelimesinin 'yazıklar olsun' veya 'helak olsun' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, yalanlayanlara yönelik bir beddua ve kınama olarak anlaşılır; onların akıbetinin ne kadar kötü olacağını mecazi bir dille ifade eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'veyl' gibi ifadelerin Kur'an'da genellikle ahlaki ve dini sorumluluklarını yerine getirmeyenlere karşı kullanılan güçlü bir uyarı ve tehdit olduğunu belirtir. Mürselât 40'taki 'veyl', Allah'ın ayetlerini ve peygamberlerini yalanlayanların kaçınılmaz sonunu vurgular, bu da onların ahiretteki durumlarının vahametini gösterir."}]},{"word":"يَوْمَئِذٍ","root":"ي و م","rootLatin":"y-v-m","meaning":"Bu kelime, 'o gün' anlamına gelir ve kıyamet gününe, yani hesap ve ceza gününe işaret eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'yevm' kelimesinin belirli bir zaman dilimini ifade ettiğini ve 'yevmeizin' ifadesinin ise genellikle kıyamet gününe, yani hesap ve ceza gününe atıfta bulunduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, yalanlayanların azabının belirli bir zamanda, yani ahirette gerçekleşeceğini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'yevmeizin' ifadesinin 'o gün' anlamında kullanıldığını ve genellikle Kur'an'da kıyamet gününün dehşetini ve o gün yaşanacak olayları anlatmak için geldiğini ifade eder. Bu ayette, yalanlayanların karşılaşacağı azabın kıyamet gününe özgü olduğunu belirtir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'yevmeizin' gibi zaman zarflarının Kur'an'da belirli bir olayın veya durumun vuku bulacağı zamanı kesin bir şekilde ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Mürselât 40'taki bu ifade, yalanlayanların azabının ertelenemez ve kaçınılmaz bir şekilde kıyamet gününde gerçekleşeceğini vurgular."}]},{"word":"لِّلْمُكَذِّبِينَ","root":"ك ذ ب","rootLatin":"k-z-b","meaning":"Bu kelime, 'yalanlayanlar' anlamına gelir ve Allah'ın ayetlerini, peygamberlerini veya ahiret gününü inkar edenleri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kezeb' kökünden türeyen 'mükezzibîn' kelimesini 'yalanlayanlar, inkar edenler' olarak açıklar. Ayetteki bağlamda, Allah'ın gönderdiği hakikatleri, peygamberlerin mesajlarını veya kıyamet gününü yalanlayan, inkar eden kimseleri ifade eder. Bu yalanlama, sadece sözlü değil, aynı zamanda kalbi bir inkarı da içerir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'mükezzibîn' kelimesinin 'hakikati reddedenler' veya 'inkarcılar' anlamına geldiğini belirtir. Mürselât 40'taki kullanımı, Allah'ın ayetlerini ve peygamberlerini yalanlayarak ahiret gününe inanmayanların karşılaşacağı kötü akıbeti vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'tekzîb' kavramının Kur'an'da sadece bir şeyi yalanlamak değil, aynı zamanda onu reddetmek, ona karşı çıkmak ve hatta düşmanlık beslemek anlamlarına geldiğini belirtir. 'Mükezzibîn' ise bu eylemi gerçekleştirenlerdir. Ayetteki bağlamda, Allah'ın mesajını ve ahiret gerçeğini inkar edenlerin, bu inkarın sonuçlarına katlanacakları vurgulanır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'tekzîb'in 'bir şeyin doğru olmadığını iddia etmek' olduğunu ve 'mükezzib'in de bu iddiayı yapan kişi olduğunu belirtir. Ayetteki 'mükezzibîn', Allah'ın ayetlerini ve peygamberlerin getirdiği hakikatleri yalanlayarak kendi akıbetlerini hazırlayan kimselerdir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","ahiret-mukafat","musrikler"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَيْلٌ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"و-ي-ل","rootLatin":"w-y-l","lemma":"وَيْل","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"Vay hâline"},{"position":2,"surface":"يَوْمَئِذٍ","pos":"isim","posDetail":"Zarf","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Nekre"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr (izafetle mecrûr)","gloss":"o gün"},{"position":3,"surface":"لِّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لِ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"için"},{"position":3,"surface":"لْمُكَذِّبِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ك-ذ-ب","rootLatin":"k-dh-b","lemma":"مُكَذِّب","form":"Tef'îl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"yalanlayanlar"}]
