# Mürselât Sûresi, 41. Âyet (77:41)

> إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَـٰلٍ وَعُيُونٍ

*İnne-lmuttekîne fî zilâlin ve 'uyûn(in)*

**Meal (Diyanet):** Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, gölgeler içinde ve pınar başlarındadırlar.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/77/41

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Mürselât Suresi'nin 41. ayeti, takva sahiplerinin ahiretteki mükafatlarını tasvir etmektedir. Ayet, 'gölgeler' ve 'pınarlar' kavramları üzerinden cennetin serinletici ve ferahlatıcı atmosferini dilbilimsel olarak vurgular.","keyConcepts":[{"word":"ٱلْمُتَّقِينَ","root":"و ق ى","rootLatin":"v-k-y","meaning":"Allah'a karşı gelmekten sakınan, O'nun emirlerine uyan kimseler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Vakıye (وقاية), bir şeyi zarar verecek şeylerden korumaktır. Takva (تقوى) ise nefsi korkulan şeylerden korumaktır. Şeriat dilinde ise nefsi günahlardan korumakla gerçekleşir. Bu ayetteki 'el-Müttakîn' ifadesi, Allah'ın azabından sakınan, O'nun emir ve yasaklarına riayet eden müminleri ifade eder."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Takva, Allah'ın azabından sakınmak ve O'nun rızasını kazanmak için günahlardan uzak durmaktır. 'el-Müttakîn' ise bu vasfa sahip olan, yani Allah'ın emirlerine uyup yasaklarından kaçınan, böylece kendilerini ahiret azabından koruyan kimselerdir. Ayetteki kullanımı, cennetle müjdelenen bu zümreyi işaret eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Takva, Kur'an'da merkezi bir kavram olup, 'Allah'tan korkma', 'sakınma', 'korunma' anlamlarını içerir. Bu korku, bir saygı ve sorumluluk bilinciyle harmanlanmıştır. 'el-Müttakîn', Allah'ın koyduğu sınırlara riayet eden, O'na karşı sorumluluklarını yerine getiren ve böylece O'nun lütfuna nail olan kişilerdir."}]},{"word":"ظِلَـٰلٍ","root":"ظ ل ل","rootLatin":"z-l-l","meaning":"Güneşin yakıcılığından koruyan gölgelikler, serin ve ferah yerler.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zıll (ظل), güneşin hararetini kesen her şeydir. Ayetteki 'zılâl' (çoğul), cennetteki ağaçların ve köşklerin oluşturduğu, sürekli ve hoş gölgelikleri ifade eder. Bu, dünya sıcağının aksine, cennetin rahatlatıcı ve huzur verici atmosferini vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zıll, güneşin ışığının ulaşmadığı yerdir. Kur'an'da hem dünya hem de ahiret bağlamında kullanılır. Bu ayetteki 'zılâl', cennetin nimetlerinden biri olarak, yakıcı sıcaktan uzak, sürekli ve hoş gölgelikleri ifade eder ki bu, cennet ehlinin rahatlığını ve huzurunu gösterir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Zıll kelimesi, Kur'an'da genellikle olumlu bir çağrışımla, rahatlık, huzur ve koruma anlamlarında kullanılır. Mürselât 41'deki 'zılâl', cennetin serinletici ve dinlendirici ortamını, dünya hayatındaki zorlukların aksine bir mükafat olarak sunar."}]},{"word":"عُيُونٍ","root":"ع ي ن","rootLatin":"ayn","meaning":"Yeryüzünden fışkıran, akan pınarlar, su kaynakları.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ayn (عين), pınar anlamına gelir. 'Uyûn' (çoğul), cennetteki bol ve çeşitli su kaynaklarını, akarsuları ifade eder. Bu, cennetin canlılığını, bereketini ve susuzluğun olmadığı bir mekan olduğunu mecazi olarak anlatır."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Ayn kelimesi, göz, pınar ve casus gibi farklı anlamlara gelir. Bu ayetteki 'uyûn', cennetteki su pınarlarını ve akarsuları ifade eder. Cennetin tasvirinde su, hayatın ve nimetin sembolüdür; bu da müttakilerin ferahlık ve bolluk içinde olacağını gösterir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Ayn, suyun çıktığı yerdir. 'Uyûn' ise cennetteki akarsuların ve pınarların çokluğunu ve çeşitliliğini belirtir. Bu, cennetin sadece gölgeliklerle değil, aynı zamanda bol su kaynaklarıyla da donatılmış olduğunu, dolayısıyla tam bir rahatlık ve ferahlık mekanı olduğunu vurgular."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["takva","cennet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"إِنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Tevkîd ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"muhakkak ki"},{"position":2,"surface":"ٱلْمُتَّقِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"و-ق-ي","rootLatin":"w-q-y","lemma":"مُتَّقٍ","form":"İfti'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"İnne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"sakınanlar"},{"position":3,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"içinde"},{"position":4,"surface":"ظِلَـٰلٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Cemi Teksir","root":"ظ-ل-ل","rootLatin":"z-l-l","lemma":"ظِلّ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"gölgelikler"},{"position":5,"surface":"وَعُيُونٍۢ","pos":"isim","posDetail":"Cemi Teksir","root":"ع-ي-ن","rootLatin":"'-y-n","lemma":"عَيْن","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Nekre","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Atıf harfi ile önceki mecrûr isme atfedildiği için mecrûr","gloss":"pınarlar"}]
