# Mürselât Sûresi, 42. Âyet (77:42)

> وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ

*Ve fevâkihe mimmâ yeştehûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Canlarının çektiği meyveler içerisindedirler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/77/42

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Mürselât Suresi 42. ayet, cennet ehlinin nimetlerini tasvir ederken, özellikle 'meyveler' ve 'arzulama' kavramları üzerinden bu nimetlerin niteliğini ve kişisel tatmin boyutunu vurgulamaktadır. Ayet, cennet nimetlerinin sadece varlığını değil, aynı zamanda arzuya uygunluğunu da ön plana çıkarır.","keyConcepts":[{"word":"فَوَاكِهَ","root":"ف ك ه","rootLatin":"f-k-h","meaning":"Cennet ehlinin yiyecek olarak sunulan, lezzetli ve hoş kokulu meyveler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Fâkihe (فَاكِهَة) kelimesi, genellikle yiyecek olarak tüketilen, lezzetli ve hoş kokulu meyveler için kullanılır. Ayetteki 'fevâkih' (فَوَاكِهَ) çoğul formu, cennet ehlinin istifade edeceği çeşitli ve bol miktardaki meyveleri ifade eder. Bu, sadece beslenme değil, aynı zamanda keyif ve lezzet unsuru taşıyan nimetlerdir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Fevâkih, Kur'an'da genellikle cennet nimetleri bağlamında zikredilir ve dünya meyvelerinden farklı olarak, eksiksiz ve kusursuz lezzetlere sahip oldukları ima edilir. Ayetteki kullanımı, cennet ehlinin arzu ettiği her türden meyvenin kendilerine sunulacağını gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'fâkihe' kavramının Kur'an'da genellikle 'rızık' ve 'nimet' kavramlarıyla birlikte anıldığını belirtir. Cennet bağlamında 'fevâkih', sadece fiziksel bir gıda değil, aynı zamanda manevi bir tatmin ve ödülün sembolüdür. Ayetteki 'mimmâ yeştehûn' ifadesiyle birlikte, bu meyvelerin kişisel arzu ve isteklere göre sunulması, nimetin mükemmelliğini vurgular."}]},{"word":"يَشْتَهُونَ","root":"ش ه و","rootLatin":"ş-h-v","meaning":"Cennet ehlinin canlarının çektiği, arzu ettiği ve gönüllerinin meylettiği şeyler.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Şehvet (شَهْوَة) kelimesi, bir şeye karşı duyulan şiddetli arzu ve isteği ifade eder. 'Yeştehûn' (يَشْتَهُونَ) fiili, cennet ehlinin sadece kendilerine sunulanı değil, bizzat kendi içlerinden gelen bir arzuyla istedikleri meyvelere kavuşacaklarını belirtir. Bu, nimetin kişiye özel ve tam bir tatmin sağlayacağını gösterir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Şehvet, nefsin bir şeye meyletmesi ve onu elde etme isteğidir. Ayetteki 'yeştehûn' ifadesi, cennet nimetlerinin sadece bol ve çeşitli olmakla kalmayıp, aynı zamanda cennet ehlinin her türlü arzusuna uygun olarak sunulacağını vurgular. Bu, nimetlerin mükemmelliğini ve kişisel tatminini ön plana çıkarır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'şehvet' kavramının Kur'an'da hem olumlu hem de olumsuz bağlamlarda kullanılabildiğini belirtir. Ancak cennet tasvirlerinde 'yeştehûn' fiili, tamamen olumlu bir anlam taşır; cennet ehlinin saf ve helal arzularının eksiksiz bir şekilde karşılanacağını ifade eder. Bu, cennetin, dünya arzularının aksine, hiçbir olumsuzluğa yol açmayan bir tatmin yeri olduğunu gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["cennet","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"فَوَاكِهَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ف-ك-ه","rootLatin":"f-k-h","lemma":"فَاكِهَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb (takdirî olarak 'onlara verdik' gibi bir fiilin mef'ûlü)","gloss":"meyveler"},{"position":2,"surface":"مِمَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-den, -dan"},{"position":2,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مَا","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"şey"},{"position":3,"surface":"يَشْتَهُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ش-ه-و","rootLatin":"ş-h-w","lemma":"اِشْتَهَى","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"isterler"}]
