# Mürselât Sûresi, 46. Âyet (77:46)

> كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ

*Kulû ve temette'û kalîlen innekum mucrimûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Ey inkar edenler! (Dünyada) yiyin ve birazcık yararlanın! Şüphesiz sizler suçlularsınız.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/77/46

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Mürselât Suresi 46. ayet, inkarcılara yönelik bir tehdit ve kınama içermektedir. Ayet, geçici dünya nimetlerinden faydalanmalarına izin verilse de, nihayetinde suçlu oldukları ve bunun karşılığını görecekleri mesajını vermektedir. Dilbilimsel olarak emir kipleri ve vurgulu ifadelerle bu tehdit pekiştirilmiştir.","keyConcepts":[{"word":"كُلُوا۟","root":"أكل","rootLatin":"e-k-l","meaning":"Yemek yemek, gıda tüketmek anlamında emir kipidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'أكل' kelimesinin temel anlamının 'bir şeyi yutmak, tüketmek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'كُلُوا۟' emri, dünyevi nimetlerden faydalanma izni gibi görünse de, bağlam itibarıyla bir tehdit ve alay ifadesidir; sanki 'şimdilik yiyin, sonra hesabını vereceksiniz' der gibidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, bu tür emir kiplerinin bazen 'ibâha' (mübah kılma, izin verme) anlamında kullanıldığını, ancak burada olduğu gibi tehdit ve kınama bağlamında 'tehdîd' (tehdit etme) veya 'tevbîh' (azarlama) anlamı taşıdığını ifade eder. Yani, 'yiyin bakalım' derken aslında bir uyarı ve kınama söz konusudur."}]},{"word":"وَتَمَتَّعُوا۟","root":"متع","rootLatin":"m-t-'-","meaning":"Faydalanmak, zevk almak, geçici bir süre yararlanmak anlamında emir kipidir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'متع' kökünün 'bir şeyden kısa bir süre faydalanmak, geçici haz almak' anlamını taşıdığını belirtir. Ayetteki 'تَمَتَّعُوا۟' ifadesi, dünya hayatının geçiciliğine ve ahiretteki azabın kalıcılığına vurgu yaparak, inkarcıların bu geçici zevklerinin bir aldanış olduğunu ima eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'metâ'' (متَاع) kelimesinin Kur'an'da genellikle 'geçici dünya malı, faydası kısa süreli olan şey' anlamında kullanıldığını belirtir. Bu bağlamda 'تَمَتَّعُوا۟' emri, inkarcıların dünya hayatındaki zevklerinin sınırlı ve nihayetinde anlamsız olduğunu vurgular, ahiret azabının aksine geçici bir 'faydalanma'dır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'متع' kelimesinin 'bir şeyden faydalanmak ve onunla yetinmek' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki kullanımı, inkarcıların dünya nimetlerinden faydalanmalarının, ahiretteki cezaları karşısında hiçbir değer taşımadığını, sadece kısa bir 'zevklenme' olduğunu belirtir."}]},{"word":"قَلِيلًا","root":"قلل","rootLatin":"k-l-l","meaning":"Az, kısa süreli, önemsiz miktarda anlamında zarftır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'قَلِيلًا' kelimesinin burada 'az bir zaman' veya 'önemsiz bir miktar' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'قَلِيلًا' ifadesi, inkarcıların dünya hayatındaki zevklerinin süresinin kısalığını ve ahiret azabının sonsuzluğu karşısındaki değersizliğini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'قَلِيلًا' kelimesinin burada 'zaman zarfı' olarak kullanıldığını ve 'kısa bir süre' anlamını taşıdığını açıklar. Bu, inkarcıların dünya hayatındaki rahatlıklarının geçici olduğunu ve asıl cezanın ahirette onları beklediğini pekiştirir."}]},{"word":"مُّجْرِمُونَ","root":"جرم","rootLatin":"c-r-m","meaning":"Suç işleyenler, günahkarlar, cezayı hak edenler anlamında çoğul isimdir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'جرم' kökünün temel anlamının 'bir şeyi kesmek, ayırmak' olduğunu ve buradan 'suç işlemek, günah kazanmak' anlamının türediğini belirtir. 'مُّجْرِمُونَ' ise, Allah'ın emirlerinden ayrılan, günah işleyen ve bu nedenle cezayı hak eden kimselerdir. Ayette, inkarcıların bu geçici zevklerinin ardından gelecek cezanın nedeni olarak onların 'suçlu' olmaları gösterilir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'جرم' kelimesinin 'suç, günah' anlamına geldiğini ve 'مُجْرِم'in de 'suç işleyen kişi' olduğunu ifade eder. Ayetteki 'إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ' ifadesi, 'şüphesiz sizler suçlularsınız' şeklinde kesin bir hüküm bildirerek, inkarcıların durumunu net bir şekilde ortaya koyar ve tehdidin temelini oluşturur."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'جرم' kökünün Kur'an'da genellikle 'Allah'a karşı gelmek, günah işlemek, haddi aşmak' anlamlarında kullanıldığını belirtir. 'مُّجْرِمُونَ' kelimesi, inkarcıların sadece hata yapan değil, bilinçli olarak Allah'ın sınırlarını aşan ve bu nedenle cezayı hak eden kişiler olduğunu vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mürselât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *77/46*
- **Mürselât Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *77/46*
