# Nebe' Sûresi, 4. Âyet (78:4)

> كَلَّا سَيَعْلَمُونَ

*Kellâ seya'lemûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Hayır, ileride bilecekler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/78/4

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nebe' Suresi'nin 4. ayeti, 'Hayır; şüphesiz görüp bileceklerdir' ifadesiyle, kıyamet ve ahiret gerçekliğine dair inkarcıların gelecekteki kesin bilgisini vurgular. Bu ayet, 'bilme' fiili üzerinden, gelecekteki bir olayın kaçınılmazlığını ve bu bilginin kesinliğini dilbilimsel olarak pekiştirir.","keyConcepts":[{"word":"كَلَّا","root":"ك ل ل","rootLatin":"k-l-l","meaning":"Bu kelime, önceki bir iddiayı veya inkarı reddetme, azarlama ve kesin bir uyarı anlamı taşır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'kellâ' kelimesinin 'red' ve 'zecer' (azarlama, engelleme) için kullanıldığını belirtir. Ayetteki kullanımı, inkarcıların kıyamet hakkındaki şüphelerini kesin bir dille reddetmek ve onları uyarmak içindir, yani 'asla öyle değil, aksine' anlamını verir."},{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'kellâ'nın Kur'an'da 'hakkan' (gerçekten, şüphesiz) ve 'lâ' (hayır) anlamlarında kullanıldığını ifade eder. Bu ayette, inkarcıların kıyamet hakkındaki sorgulamalarına karşı kesin bir reddiye ve ardından gelecek olan bilginin doğruluğunu teyit etme işlevi görür."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'kellâ' gibi edatların Kur'an'ın retorik yapısında önemli bir yer tuttuğunu ve genellikle önceki bir ifadeyi şiddetle reddetmek ve ardından gelecek olanı vurgulamak için kullanıldığını belirtir. Burada, kıyametin gerçekleşmeyeceği veya bilinmeyeceği yönündeki düşünceleri kesin bir dille çürütür."}]},{"word":"سَيَعْلَمُونَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Gelecekte kesin olarak bilecekler, öğrenecekler ve idrak edecekler anlamındadır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ilm' kökünün 'bir şeyi olduğu gibi idrak etmek' anlamına geldiğini belirtir. 'Seyalemûne' ifadesindeki 'sin' harfi, gelecekteki kesinliği vurgular. Ayette, kıyamet gerçeğini inkar edenlerin, o gün geldiğinde bu gerçeği kaçınılmaz bir şekilde tecrübe ederek bileceklerini ifade eder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilm'i 'bir şeyin hakikatini idrak etmek' olarak tanımlar. 'Seyalemûne'deki gelecek zaman kipi ve 'sin' edatı, bu bilginin sadece bir tahmin değil, kesin ve kaçınılmaz bir gerçeklik olduğunu gösterir. İnkar edenler, kıyamet günü bu gerçeği bizzat yaşayarak öğreneceklerdir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ilm' kavramının Kur'an'da hem duyularla edinilen bilgiyi hem de akıl ve vahiy yoluyla elde edilen derin idraki kapsadığını belirtir. 'Seyalemûne' ifadesi, inkarcıların şu anki cehaletlerinin aksine, gelecekteki azabı ve kıyametin gerçekliğini kesin bir şekilde, belki de acı bir tecrübeyle idrak edeceklerini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'ilm'in Kur'an'da sadece bilgi edinme değil, aynı zamanda bir gerçeği kesin olarak kavrama ve ona göre hareket etme anlamı taşıdığını ifade eder. 'Seyalemûne' ifadesi, inkarcıların şu anki şüphelerinin aksine, gelecekteki ilahi yargının ve kıyametin gerçekliğini kesin bir şekilde, tecrübe ederek 'bileceklerini' ve bu bilginin onlara bir uyarı niteliği taşıdığını gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","hesap-mizan","ahiret-mukafat"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"كَلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Red'","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَلَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"Hayır"},{"position":2,"surface":"سَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstikbal","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"سَ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"pek yakında"},{"position":2,"surface":"يَعْلَمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"Ain-Lam-Mim","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edici edat bulunmadığı için merfû","gloss":"bilecekler"}]
