# Nâziât Sûresi, 19. Âyet (79:19)

> وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ

*Ve ehdiyeke ilâ rabbike fetaḣşâ*

**Meal (Diyanet):** Seni Rabbine ileteyim de O'na karşı derinden saygı duyup korkasın!"

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/79/19

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Bu ayet, Firavun'a yapılan tebliğin bir parçası olarak, Allah'a yönelme ve O'na karşı duyulan saygı ve korku kavramlarını vurgulamaktadır. Kelimelerin kök anlamları, bu yönelişin ve korkunun derinliğini ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"وَأَهْدِيَكَ","root":"ه د ي","rootLatin":"h-d-y","meaning":"Sana doğru yolu göstereyim, rehberlik edeyim.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hidayet (هدى), lütuf ve inayetle doğru yola iletmek demektir. Ayetteki 've ehdiyeke' ifadesi, Firavun'a Allah'ın varlığına ve birliğine dair deliller sunarak onu doğruya yönlendirme çabasını ifade eder. Bu, sadece yol göstermek değil, aynı zamanda o yola girmesi için teşvik etmektir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Hidayet, bir şeyi açıkça göstermek ve ona rehberlik etmektir. Ayetteki kullanımında, Musa'nın Firavun'a Rabbine giden yolu, yani tevhid inancını ve Allah'ın kudretini açıkça beyan etmesi anlamındadır. Bu, mecazi olarak bir yolun gösterilmesi değil, hakikatin ifşa edilmesidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Hidayet kavramı, Kur'an'da genellikle Allah'ın insanı doğru yola iletmesi anlamında kullanılır. Burada ise Musa'nın Firavun'a yönelik bir 'hidayet' teklifi söz konusudur ki bu, Allah'ın izniyle gerçekleşecek bir rehberliktir. Bu, Firavun'un sapkınlığından kurtulup doğru yolu bulması için bir fırsat sunulmasıdır."}]},{"word":"رَبِّكَ","root":"ر ب ب","rootLatin":"r-b-b","meaning":"Senin Rabbin, seni terbiye eden, besleyen ve yöneten varlık.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Rab (رب), terbiye eden, ıslah eden, malik olan ve işleri idare eden demektir. Ayetteki 'Rabbike' ifadesi, Firavun'a hitaben, onun gerçek sahibinin ve yöneticisinin Allah olduğunu hatırlatır. Bu, Firavun'un kendisini ilahlaştırmasına karşı bir meydan okumadır."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Rab, her şeyin sahibi, yöneticisi ve terbiye edicisidir. Ayetteki 'Rabbike' kullanımı, Firavun'a, kendi varlığının ve hükümranlığının dahi Allah'ın iradesine bağlı olduğunu, dolayısıyla gerçek Rabbinin Allah olduğunu idrak etmesi gerektiğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Rab kavramı, Kur'an'da Allah'ın yaratıcı, besleyici, koruyucu ve hükmedici sıfatlarını kapsar. Firavun'a 'Rabbike' denilmesi, onun kendi tanrılık iddiasını reddederek, evrenin ve kendisinin gerçek sahibinin Allah olduğunu kabul etmeye davet edilmesidir."}]},{"word":"فَتَخْشَىٰ","root":"خ ش ي","rootLatin":"h-ş-y","meaning":"Böylece O'ndan korkasın, saygı duyasın.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Haşyet (خشية), bir şeyin büyüklüğünden dolayı duyulan korkudur ki bu korku genellikle bilgiyle birlikte olur. Ayetteki 'fetahşâ' ifadesi, Firavun'un Allah'ın kudretini ve azametini idrak etmesi sonucunda O'na karşı duyacağı saygı ve korkuyu ifade eder. Bu, cahilce bir korku değil, bilgiye dayalı bir huşudur."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Haşyet, kalpteki bir korkudur. Ayetteki 'fetahşâ' kelimesi, Firavun'un, Musa'nın gösterdiği delillerle Allah'ın gücünü anladıktan sonra, O'nun azabından çekinmesi ve O'na karşı bir saygı duyması gerektiğini belirtir. Bu, sadece bir korku değil, aynı zamanda bir teslimiyet çağrısıdır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Haşyet, genellikle Allah'a karşı duyulan, O'nun azametinden kaynaklanan ve kişiyi günahlardan uzaklaştıran bir korku türüdür. Ayetteki 'fetahşâ' ifadesi, Firavun'un, Allah'ın gerçek Rab olduğunu anladığında, O'nun emirlerine karşı gelmekten çekinmesi ve O'na itaat etmesi gerektiği sonucunu doğurur."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["hidayet-dalalet","takva","peygamberlik"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"أَهْدِيَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ه-د-ي","rootLatin":"h-d-y","lemma":"هَدَى","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Gizli bir 'en' ile mansûb","gloss":"yol göstereyim"},{"position":1,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"sana"},{"position":2,"surface":"إِلَىٰ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَىٰ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"-e, -a"},{"position":3,"surface":"رَبِّ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-ب-ب","rootLatin":"r-b-b","lemma":"رَبّ","form":"-","features":{"irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"Rabbine"},{"position":3,"surface":"كَ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"senin"},{"position":4,"surface":"فَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"böylece"},{"position":4,"surface":"تَخْشَىٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"خ-ش-ي","rootLatin":"ḫ-ş-y","lemma":"خَشِيَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Gizli bir 'en' ile mansûb (sebebiye fâ'sından sonra geldiği için)","gloss":"korkarsın"}]
