# Nâziât Sûresi, 46. Âyet (79:46)

> كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا

*Ke-ennehum yevme yeravnehâ lem yelbeśû illâ ‘aşiyyeten ev duhâhâ*

**Meal (Diyanet):** Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/79/46

---

## Kelime Tahlili

{"summary":"Nâziât Suresi 46. ayet, kıyamet gününün dehşetini ve dünya hayatının geçiciliğini vurgulamaktadır. Ayet, insanların dünya hayatını ne kadar kısa algılayacaklarını 'akşam' ve 'kuşluk vakti' gibi zaman dilimleri üzerinden ifade ederek, ahiret karşısındaki dünya hayatının önemsizliğini dilbilimsel olarak ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"يَرَوْنَهَا","root":"ر أ ي","rootLatin":"r-e-y","meaning":"Kıyameti çıplak gözle görmek, idrak etmek ve şahit olmak anlamındadır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'رأى' kelimesinin hem gözle görmeyi (rü'yetü'l-basar) hem de kalple idrak etmeyi (rü'yetü'l-kalb) ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'يَرَوْنَهَا' ifadesi, kıyametin bizzat vuku buluşuna şahit olmayı ve onun dehşetini idrak etmeyi kapsar. Bu, sadece görsel bir algı değil, aynı zamanda tam bir idrak ve tecrübe etme halidir."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'رأى' fiilinin Kur'an'da bazen 'bilmek, anlamak' anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayetteki 'يَرَوْنَهَا' ifadesi, kıyametin gerçekleştiğini ve onun gerçekliğini tam olarak idrak ettikleri anı vurgular, sadece görmekle kalmayıp, onun sonuçlarını da anlamalarıdır."}]},{"word":"يَلْبَثُوٓا۟","root":"ل ب ث","rootLatin":"l-b-s","meaning":"Dünya hayatında kalma, ikamet etme ve bekleme süresini ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'لبث' kelimesinin 'beklemek, durmak, ikamet etmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'لَمْ يَلْبَثُوا' ifadesi, insanların dünya hayatında geçirdikleri sürenin kıyametle karşılaştırıldığında ne kadar kısa ve önemsiz olduğunu düşündüklerini gösterir; sanki hiç kalmamış gibi hissedeceklerdir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'لبث' kelimesinin bir yerde durmak, oyalanmak ve beklemek manalarına geldiğini açıklar. Ayetteki kullanımı, dünya hayatının geçiciliğini ve kıyamet gününün dehşeti karşısında bu sürenin ne kadar kısa algılanacağını vurgular. İnsanlar, dünya hayatında geçirdikleri zamanın çok az olduğunu hissedeceklerdir."}]},{"word":"عَشِيَّةً","root":"ع ش و","rootLatin":"a-ş-v","meaning":"Güneşin batışından geceye kadar olan akşam vaktini ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'عشية' kelimesinin 'akşam vakti' anlamına geldiğini ve genellikle günün son kısmını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, dünya hayatının kısalığını ve geçiciliğini anlatmak için kullanılan bir zaman dilimidir; sanki sadece bir akşam kadar kalmış gibi hissedeceklerdir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'عشية' kelimesinin günün son kısmı, güneşin batmaya başladığı vakit olduğunu ifade eder. Bu ayette, dünya hayatının kıyamet karşısındaki önemsizliğini ve kısa süreli oluşunu vurgulamak için bir benzetme olarak kullanılmıştır."}]},{"word":"ضُحَىٰهَا","root":"ض ح و","rootLatin":"d-h-v","meaning":"Güneşin yükseldiği, kuşluk vaktini ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"es-Sicistânî, 'ضحى' kelimesinin güneşin yükseldiği, günün aydınlık ve parlak vakti olan kuşluk anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'ضُحَاهَا' ifadesi, 'عشية' ile birlikte, dünya hayatının kısalığını ve bir günün sadece bir bölümü kadar olduğunu vurgulamak için kullanılmıştır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, Kur'an'daki zaman kavramlarının genellikle bir karşılaştırma ve vurgu aracı olarak kullanıldığını belirtir. 'عشية' ve 'ضحى' gibi belirli zaman dilimlerinin kullanılması, dünya hayatının ahiret karşısındaki mutlak kısalığını ve önemsizliğini sembolize eder. Bu, insanların kıyamet gününde dünya hayatına bakış açılarının ne kadar değişeceğini gösterir."}]}]}

## Tefsir

{"topics":["kiyamet","dunya-ahiret-dengesi","olum"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"كَأَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Teşbih ve Nasb","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَأَنَّ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"sanki"},{"position":1,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"كَأَنَّ'nin ismi olduğu için mansûb mahallen","gloss":"onlar"},{"position":2,"surface":"يَوْمَ","pos":"isim","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"ي-و-م","rootLatin":"y-w-m","lemma":"يَوْم","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf-ı zaman olduğu için mansûb","gloss":"gün"},{"position":3,"surface":"يَرَوْنَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ر-ء-ي","rootLatin":"r-'-y","lemma":"رَأَى","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb ve cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"görürler"},{"position":3,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb mahallen","gloss":"onu"},{"position":4,"surface":"لَمْ","pos":"harf","posDetail":"Cezm Edatı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَمْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":5,"surface":"يَلْبَثُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ل-ب-ث","rootLatin":"l-b-th","lemma":"لَبِثَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"لَمْ edatından sonra geldiği için meczûm","gloss":"kalmadılar"},{"position":6,"surface":"إِلَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i İstisna","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِلَّا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"ancak"},{"position":7,"surface":"عَشِيَّةً","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ش-و","rootLatin":"'-sh-w","lemma":"عَشِيَّة","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Zarf-ı zaman veya müstesna olduğu için mansûb","gloss":"bir akşam"},{"position":8,"surface":"أَوْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَوْ","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf olduğu için mebnî","gloss":"veya"},{"position":9,"surface":"ضُحَىٰ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ض-ح-و","rootLatin":"d-h-w","lemma":"ضُحَى","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Atıf harfi ile عَشِيَّةً'ye atfedildiği için mansûb","gloss":"kuşluk vakti"},{"position":9,"surface":"هَا","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هِيَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr mahallen","gloss":"onun"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Mü'minûn Sûresi** · *79/46*
