# Enfâl Sûresi, 15. Âyet (8:15)

> يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ زَحْفًا فَلَا تُوَلُّوهُمُ ٱلْأَدْبَارَ

*Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû iżâ lakîtumu-lleżîne keferû zahfen felâ tuvellûhumu-l-edbâr(a)*

**Meal (Diyanet):** Ey iman edenler. Savaş düzeninde iken kafirlerle karşılaştığınız zaman sakın onlara arkanızı dönmeyin (savaştan kaçmayın).

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/8/15

---

## Tefsir

{"topics":["cihad","iman","musrikler"]}

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enfâl Suresi'nin 15. ayeti, savaş anında müminlerin düşman karşısındaki duruşunu ve stratejisini dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Ayet, özellikle 'karşılaşma', 'ilerleme' ve 'geri dönmeme' kavramları üzerinden müminlere askeri bir talimat vermektedir.","keyConcepts":[{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"ء-م-ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İman edenler, Allah'a ve peygamberine gönülden inanıp tasdik edenlerdir.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (أمن), kalbin tasdiki ve güven duymasıdır. Ayetteki 'âmenû' ifadesi, Allah'a ve O'nun emirlerine tam bir teslimiyetle inanan, bu inancın gereği olarak cihat emrine uyan kimseleri ifade eder. Bu, sadece sözlü bir ikrar değil, aynı zamanda fiili bir bağlılıktır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İman, Kur'an'da sadece bir inanç değil, aynı zamanda bir 'güven' ve 'emniyet' ilişkisi olarak ele alınır. 'Âmenû' ifadesi, Allah ile kurulan bu güven ilişkisi sayesinde, müminlerin zorlu durumlarda bile Allah'ın yardımına sığınarak sebat etmelerini gerektiren bir sorumluluğu da içerir. Bu bağlamda, savaşta geri dönmeme emri, bu imanın bir tezahürüdür."}]},{"word":"لَقِيتُمُ","root":"ل-ق-ي","rootLatin":"l-k-y","meaning":"Bir araya gelmek, karşılaşmak, yüz yüze gelmek anlamındadır ve burada düşmanla savaş meydanında karşılaşmayı ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Lika (لقاء), bir şeyle yüz yüze gelmek, ona ulaşmaktır. Ayetteki 'lekîtum' ifadesi, düşmanla savaş meydanında fiilen karşı karşıya gelme durumunu mecazi olarak değil, doğrudan bir karşılaşmayı anlatır. Bu, savaşın başladığı anı ve müminlerin düşmanla doğrudan temasa geçtiği durumu vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Lika (لقاء) kelimesi, bir şeyin diğerine ulaşması ve onunla birleşmesi anlamına gelir. Savaş bağlamında kullanıldığında, düşman ordularının birbirine yaklaşması ve çatışmaya girmesi durumunu ifade eder. Bu, müminlerin düşmanla aktif bir şekilde mücadeleye girdiği anı belirtir."}]},{"word":"كَفَرُوا۟","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","meaning":"İnkar edenler, Allah'ın birliğini ve peygamberin getirdiği dini reddedenlerdir.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Küfr (كفر), bir şeyi örtmek, gizlemek demektir. Dini bağlamda ise, Allah'ın nimetlerini veya hakikati örtmek, yani inkar etmektir. Ayetteki 'keferû' ifadesi, Allah'ın varlığını ve birliğini, peygamberin risaletini ve getirdiği hükümleri reddeden, dolayısıyla müminlere düşmanlık eden kimseleri tanımlar."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Küfr (كفر), hakikati örtmek ve gizlemektir. Bu, hem Allah'ın varlığını ve birliğini inkar etmek hem de O'nun emirlerine karşı gelmek anlamına gelir. Ayetteki 'keferû' ifadesi, müminlerin savaşta karşılaştığı, Allah'ın dinine karşı çıkan ve bu nedenle savaşılması meşru görülen düşmanları ifade eder."}]},{"word":"زَحْفًا","root":"ز-ح-ف","rootLatin":"z-h-f","meaning":"Yavaş ve toplu halde ilerlemek, sürünerek veya ağır adımlarla hareket etmek anlamındadır ve burada savaşta düşmana doğru toplu ve düzenli bir şekilde ilerlemeyi ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Zahf (زحف), bir topluluğun yavaş yavaş ve toplu halde ilerlemesidir. Özellikle savaşta orduların birbirine doğru ağır adımlarla ilerlemesi için kullanılır. Ayetteki 'zahfen' kelimesi, düşman ordusunun müminlere doğru düzenli ve yavaş bir şekilde, yani tam bir savaş düzeniyle yaklaştığını gösterir."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Zahf (زحف), bir şeyin yavaş yavaş ve sürünerek ilerlemesidir. Ordular için kullanıldığında, düşmana doğru ağır ve düzenli bir şekilde ilerlemeyi ifade eder. Bu, savaşın ciddiyetini ve düşmanın tam teçhizatlı ve organize bir şekilde geldiğini vurgular. Müminlere bu durumda geri dönmeme emri, stratejik bir kararlılığı ifade eder."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Zahf kelimesi, Kur'an'da savaş bağlamında kullanıldığında, düşman ordusunun müminlere doğru organize bir şekilde, yavaş ama kararlı adımlarla ilerlemesini ifade eder. Bu durum, müminlerin de aynı kararlılıkla karşılık vermesi gerektiğini, yani düşmanın saldırısına karşı koymak için hazır ve düzenli olmaları gerektiğini ima eder."}]},{"word":"تُوَلُّوهُمُ","root":"و-ل-ي","rootLatin":"v-l-y","meaning":"Yüz çevirmek, arkasını dönmek, kaçmak anlamındadır ve burada savaş meydanından kaçmamayı emreder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Tevelli (تولي), bir şeyden yüz çevirmek, ona sırt dönmektir. Savaş bağlamında 'tüvellûhumu'l-edbâr' (onlara arkalarınızı dönmeyin) ifadesi, düşmandan kaçmamak, savaş meydanını terk etmemek anlamına gelir. Bu, müminlere savaşta sebat etme ve düşmana karşı direniş gösterme emridir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Vely (ولي) kökünden türeyen tevelli, bir şeyden yüz çevirmek, ondan uzaklaşmak demektir. Ayetteki nehiy (yasaklama) formu, müminlerin savaş anında düşmana sırt çevirip kaçmalarının kesinlikle yasak olduğunu belirtir. Bu, askeri disiplin ve moral açısından büyük önem taşır."}]},{"word":"ٱلْأَدْبَارَ","root":"د-ب-ر","rootLatin":"d-b-r","meaning":"Arka, sırt anlamındadır ve burada düşmana sırt çevirip kaçmayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Dübür (دبر), bir şeyin arkasıdır. 'Tüvellûhumu'l-edbâr' ifadesi, düşmana sırt çevirmek, yani savaş meydanından kaçmak anlamına gelir. Bu, savaşta en büyük günahlardan biri olarak kabul edilir ve müminlerin cesaretini ve Allah'a olan güvenini test eden bir durumdur."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Edbar (أدبار), dübür kelimesinin çoğuludur ve sırtlar anlamına gelir. Savaş bağlamında 'arkaları dönmek', düşmandan kaçmak ve savaş meydanını terk etmek demektir. Ayet, bu eylemi kesin bir dille yasaklayarak müminlerin savaşta sebat etmelerini ve düşmana karşı durmalarını emreder."}]}]}

## Tefsir

[{"position":1,"translit":"Yâ eyyuhâ"},{"position":2,"translit":"lleżîne"},{"position":3,"translit":"âmenû"},{"position":4,"translit":"iżâ"},{"position":5,"translit":"lakîtumu"},{"position":6,"translit":"lleżîne"},{"position":7,"translit":"keferû"},{"position":8,"translit":"zahfen"},{"position":9,"translit":"felâ"},{"position":10,"translit":"tuvellûhumu"},{"position":11,"translit":"l-edbâr(a)"}]

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَـٰٓأَيُّهَا","pos":"harf","posDetail":"Nidâ Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nidâ harfi olduğu için mebnî","gloss":"Ey"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Nidâ harfinden sonra geldiği için mebnî","gloss":"o kimseler ki","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Bedel"},{"position":3,"surface":"ءَامَنُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ا-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":4,"surface":"إِذَا","pos":"harf","posDetail":"Zarf-ı Zaman","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"إِذَا","form":"-","features":{"irab":"Mebnî"},"irabReason":"Zarf olduğu için mebnî","gloss":"olduğu zaman","binaDurumu":"Mebnî (ism-i şart)","gorev":"Zaman zarfı","izafet":"Muzâf"},{"position":5,"surface":"لَقِيتُمُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ل-ق-ي","rootLatin":"l-q-y","lemma":"لَقِيَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"karşılaştınız","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":6,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mebnî","gloss":"o kimseler ki","binaDurumu":"Mebnî (ism-i mevsûl)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":7,"surface":"كَفَرُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ك-ف-ر","rootLatin":"k-f-r","lemma":"كَفَرَ","form":"Mücerred","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"inkar ettiler","binaDurumu":"Mebnî","gorev":"Mâzî fiil"},{"position":8,"surface":"زَحْفًۭا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ز-ح-ف","rootLatin":"z-h-f","lemma":"زَحْف","form":"-","features":{"state":"Nekre","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"toplu halde/ilerlerken","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Hâl"},{"position":9,"surface":"فَلَا","pos":"harf","posDetail":"Cezm Edatlı Nehiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Cezm edatı olduğu için mebnî","gloss":"o halde ...meyin","binaDurumu":"Mebnî"},{"position":10,"surface":"تُوَلُّوهُمُ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ل-ي","rootLatin":"w-l-y","lemma":"وَلَّى","form":"Tef'îl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Nehiy lâm'ı ile meczûm olduğu için meczûm","gloss":"dönmeyin","irabMarker":"nûnun hazfi ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Muzâri fiil"},{"position":10,"surface":"هُمُ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mebnî","gloss":"onlara","binaDurumu":"Mebnî (muttasıl zamir)","gorev":"Mef'ûlün bih"},{"position":11,"surface":"ٱلْأَدْبَارَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"د-ب-ر","rootLatin":"d-b-r","lemma":"دُبُر","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"arkaları","irabMarker":"fetha ile","binaDurumu":"Mu'reb","gorev":"Mef'ûlün bih"}]

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/15*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/15*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *15. ÂYET*
