# Enfâl Sûresi, 20. Âyet (8:20)

> يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَلَا تَوَلَّوْا۟ عَنْهُ وَأَنتُمْ تَسْمَعُونَ

*Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû atî'û(A)llâhe verasûlehu velâ tevellev ‘anhu veentum tesme'ûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Ey iman edenler! Allah'a ve Resulüne itaat edin ve (Kur'an'ı) dinlediğiniz halde ondan yüz çevirmeyin.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/8/20

---

## Tefsir

{"topics":["iman","tebligh","vahiy-kuran"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَـٰٓأَيُّهَا","pos":"harf","posDetail":"Nidâ Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nidâ harfi olduğu için mebnî","gloss":"Ey"},{"position":1,"surface":"أَيُّهَا","pos":"isim","posDetail":"Nidâ Edatı","root":"أ-ي-ي","rootLatin":"a-y-y","lemma":"أَيّ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Nidâ harfinden sonra geldiği için merfû","gloss":"ey"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnî","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"ءَامَنُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler"},{"position":4,"surface":"أَطِيعُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Emir Fiili","root":"ط-و-ع","rootLatin":"ṭ-w-ʿ","lemma":"أَطَاعَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiili olduğu için mebnî","gloss":"itaat edin"},{"position":5,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Allah'a"},{"position":6,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":6,"surface":"رَسُولَ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"رَسُول","form":"-","features":{"irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Önceki kelimeye atfedildiği için mansûb","gloss":"Resulü'ne"},{"position":6,"surface":"هُۥ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"onun"},{"position":7,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nehiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nehiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"yapmayın"},{"position":8,"surface":"تَوَلَّوْا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"و-ل-ي","rootLatin":"w-l-y","lemma":"تَوَلَّىٰ","form":"Tefea'ul","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Nehiy harfi ile meczûm olduğu için meczûm","gloss":"yüz çevirmeyin"},{"position":9,"surface":"عَنْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"عَنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"-den"},{"position":9,"surface":"هُ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"ondan"},{"position":10,"surface":"و","pos":"harf","posDetail":"Hâl Vavı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Hâl vavı olduğu için mebnî","gloss":"iken"},{"position":10,"surface":"أَنتُمْ","pos":"harf","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"siz"},{"position":11,"surface":"تَسْمَعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-م-ع","rootLatin":"s-m-ʿ","lemma":"سَمِعَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"işitiyorsunuz"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enfâl Suresi 20. ayet, müminlere Allah ve Resûlü'ne itaati emrederken, işittikleri halde yüz çevirmemeleri gerektiğini vurgular. Ayet, iman, itaat ve işitme kavramları üzerinden sorumluluk bilincini ve samimiyeti öne çıkarır.","keyConcepts":[{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İman etmek, güvenmek, tasdik etmek anlamlarına gelir ve burada Allah'a ve Resûlü'ne kalben inanmış olanları ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İman (أمن), kalbin tasdiki ve güven duymasıdır. Ayetteki 'âmenû' (ءَامَنُوا۟) ifadesi, Allah'a ve Resûlü'ne gönülden inanıp tasdik edenleri, yani müminleri işaret eder. Bu, sadece dil ile ikrar değil, aynı zamanda kalbin mutmain olması halidir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"İman (أمن) kavramı, Kur'an'da sadece 'inanmak' değil, aynı zamanda 'güvenmek' ve 'kendini emniyette hissetmek' anlamlarını da taşır. 'Ey inananlar' hitabı, Allah'a ve Resûlü'ne güven duyan, O'nun vaatlerine teslim olan bir topluluğa yöneliktir ve bu güvenin gereği olarak itaati emreder."}]},{"word":"أَطِيعُوا۟","root":"ط و ع","rootLatin":"t-v-a","meaning":"İtaat etmek, boyun eğmek, emre uymak demektir ve burada Allah'ın ve Resûlü'nün emirlerine kayıtsız şartsız uymayı ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Tâat (طاعة), bir şeye gönüllü olarak boyun eğmek ve emrine uymaktır. 'Etîû' (أَطِيعُوا۟) emri, Allah'ın ve Resûlü'nün hükümlerine rızayla ve isteyerek teslim olmayı, onların koyduğu sınırlara riayet etmeyi gerektirir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Tâat (طاعة), emredileni yerine getirmek ve yasaklanandan kaçınmaktır. Ayetteki 'etîû' (أَطِيعُوا۟) ifadesi, müminlerden Allah ve Resûlü'nün emirlerine tam bir teslimiyetle uymalarını, bu itaatin imanlarının bir gereği olduğunu vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Tâat (طاعة) kelimesi, Kur'an'da genellikle Allah'a ve Resûlü'ne karşı gösterilmesi gereken bir yükümlülük olarak geçer. Bu ayetteki 'etîû' (أَطِيعُوا۟) emri, sadece sözlü bir kabul değil, aynı zamanda fiili bir uyumu ve yaşam tarzını ifade eder."}]},{"word":"تَوَلَّوْا۟","root":"و ل ي","rootLatin":"v-l-y","meaning":"Yüz çevirmek, sırt dönmek, uzaklaşmak anlamlarına gelir ve burada Allah'ın ve Resûlü'nün emirlerinden ve öğütlerinden gafil kalmayı veya onları terk etmeyi ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Tevellî (تولّي), bir şeyden yüz çevirmek, ondan uzaklaşmaktır. Ayetteki 'lâ tevellev' (وَلَا تَوَلَّوْا۟) ifadesi, müminlerin Allah'ın ve Resûlü'nün çağrısından, emirlerinden ve Kur'an'dan yüz çevirmemeleri, aksine onlara yönelmeleri gerektiğini belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Tevellî (تولّي), bir şeyden dönmek, onu terk etmek manasındadır. Bu ayetteki nehiy (yasaklama), işitilen hakikatlere rağmen onlardan yüz çevirmenin, yani gereğini yapmamanın veya inkâr etmenin kötü bir davranış olduğunu vurgular."}]},{"word":"تَسْمَعُونَ","root":"س م ع","rootLatin":"s-m-a","meaning":"İşitmek, dinlemek, kulak vermek demektir ve burada Kur'an'ı ve Resûl'ün sözlerini dikkatle dinlemeyi ve anlamayı ifade eder.","sources":[{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Sem' (سمع), kulakla idrak etmektir. 'Tesmeûne' (تَسْمَعُونَ) ifadesi, sadece sesleri algılamak değil, aynı zamanda söylenenleri anlamak ve idrak etmek anlamını taşır. Ayetteki bağlamda, müminlerin Allah'ın ayetlerini ve Resûl'ün öğütlerini dikkatle dinleyip anlamaları gerektiği vurgulanır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Sem' (سمع) kavramı Kur'an'da genellikle 'işitmek' ve 'kulak vermek' anlamında kullanılırken, aynı zamanda 'anlamak' ve 'kabul etmek' gibi daha derin anlamları da içerir. 'Ve entüm tesmeûne' (وَأَنتُمْ تَسْمَعُونَ) ifadesi, müminlerin hakikati işittikleri, yani anladıkları halde yüz çevirmemeleri gerektiğini belirtir, bu da işitmenin bir sorumluluk getirdiğini gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/20*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/20*
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *8/20*
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *8/20*
- **Kelime-i Ya'kûbiyye** — Muhyiddin İbnü'l-Arabi · *8/20*
