# Enfâl Sûresi, 21. Âyet (8:21)

> وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ قَالُوا۟ سَمِعْنَا وَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ

*Velâ tekûnû kelleżîne kâlû semi'nâ vehum lâ yesme'ûn(e)*

**Meal (Diyanet):** İşitmedikleri halde, "işittik" diyenler gibi de olmayın.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/8/21

---

## Tefsir

{"topics":["iman","vahiy-kuran","soz-yalan","munafiklar"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَلَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf ve Nehiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve, -me"},{"position":1,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nehiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nehiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"yapmayın"},{"position":2,"surface":"تَكُونُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri Nakıs","root":"ك-و-ن","rootLatin":"k-w-n","lemma":"كَانَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Nehiy harfi 'lâ' ile meczûm olduğu için meczûm","gloss":"olmayın"},{"position":3,"surface":"كَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"كَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Harf-i cer olduğu için mebnî","gloss":"gibi"},{"position":3,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"o kimseler ki"},{"position":4,"surface":"قَالُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ق-و-ل","rootLatin":"q-w-l","lemma":"قَالَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"dediler"},{"position":5,"surface":"سَمِعْنَا","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"س-م-ع","rootLatin":"s-m-ʿ","lemma":"سَمِعَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker|Müennes","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"işittik"},{"position":6,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"oysa"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"onlar"},{"position":7,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nefiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"değil"},{"position":8,"surface":"يَسْمَعُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"س-م-ع","rootLatin":"s-m-ʿ","lemma":"سَمِعَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edeni olmadığı için merfû","gloss":"işitirler"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enfâl Suresi'nin 21. ayeti, müminleri Allah'a ve Peygamber'e itaate çağırırken, işitmedikleri halde işittiklerini iddia edenlerin ikiyüzlü tutumundan sakınmaları konusunda uyarmaktadır. Ayet, 'işitme' fiilinin hem fiziksel hem de idrakî boyutunu vurgulayarak, gerçek anlamda dinlemenin ve itaat etmenin önemini ortaya koyar.","keyConcepts":[{"word":"تَكُونُوا۟","root":"ك و ن","rootLatin":"k-v-n","meaning":"Var olmak, olmak, bulunmak anlamlarına gelir; ayette 'olmayın' şeklinde nehiy sigasıyla kullanılarak bir durumdan sakınmayı ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kevn (كون) kelimesi, bir şeyin varlığa gelmesi, meydana çıkması ve bir halden başka bir hale geçmesi anlamlarını taşır. Ayetteki 'lâ tekûnû' (لا تكونوا) ifadesi, müminlerin, dinledikleri halde dinlememiş gibi davrananların durumuna düşmemeleri gerektiğini, yani o vasfı taşımamaları gerektiğini belirtir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kevn (كون), bir şeyin varlığının gerçekleşmesi veya bir vasfı kazanmasıdır. Ayetteki nehiy, müminlerin, 'dinledik' deyip de aslında dinlemeyenlerin ahlakını ve durumunu benimsememeleri, o hale bürünmemeleri gerektiğini vurgular."}]},{"word":"قَالُوا۟","root":"ق و ل","rootLatin":"k-v-l","meaning":"Söylemek, demek, ifade etmek anlamına gelir; ayette 'dediler' şeklinde geçmiş zaman fiili olarak kullanılmıştır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Kavl (قول), dil ile ifade edilen her türlü sözdür. Ayetteki 'kâlû' (قالوا) ifadesi, münafıkların veya samimiyetsiz kişilerin, gerçekte dinlemedikleri halde 'dinledik' şeklindeki iddialarını, yani sözlü beyanlarını aktarır. Bu, onların iç dünyalarıyla dışa vurdukları sözler arasındaki çelişkiyi gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kavl (قول) kelimesi, Kur'an'da sadece bir sözü ifade etmekle kalmaz, aynı zamanda bir duruşu, bir iddiayı ve hatta bir inancı da temsil edebilir. Ayetteki 'kâlû' (قالوا), 'dinledik' şeklindeki sözün, gerçek bir dinleme eylemine dayanmayan, aksine bir aldatma ve ikiyüzlülük ifadesi olduğunu belirtir."}]},{"word":"سَمِعْنَا","root":"س م ع","rootLatin":"s-m-'-a","meaning":"İşitmek, duymak, dinlemek anlamına gelir; ayette 'işittik' şeklinde geçmiş zaman fiili olarak kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Sem' (سمع) kelimesi, Kur'an'da sadece kulağın fiziksel işitme eylemini değil, aynı zamanda anlama, idrak etme ve itaat etme anlamlarını da içerir. Ayetteki 'semi'nâ' (سمعنا) ifadesi, 'dinledik' diyenlerin aslında bu dinlemenin gerektirdiği idrak ve itaatten yoksun olduklarını, yani mecazi anlamda işitmediklerini vurgular."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Sem' (سمع), bazen sadece sesin algılanması, bazen de anlama ve kabul etme manasında kullanılır. 'Semi'nâ ve ata'nâ' (سمعنا وأطعنا) ifadesi, işitmenin itaatle birlikte kullanıldığında tam anlamını bulduğunu gösterir. Ayetteki 'semi'nâ' (سمعنا) iddiası, bu tam anlamdan yoksun, içi boş bir beyandır."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Sem' (سمع) fiili, Kur'an'da genellikle sadece fiziksel işitmeyi değil, aynı zamanda işitilen şeyi anlama, kabul etme ve gereğini yerine getirme anlamlarını da barındırır. Ayetteki 'semi'nâ' (سمعنا) ifadesi, bu derin anlamdan yoksun bir iddiayı temsil eder; yani onlar, işittiklerini iddia etseler de, aslında işitmenin gerektirdiği idrak ve itaati gerçekleştirmemişlerdir."}]},{"word":"يَسْمَعُونَ","root":"س م ع","rootLatin":"s-m-'-a","meaning":"İşitmek, duymak, dinlemek anlamına gelir; ayette 'işitmezler' şeklinde olumsuz geniş zaman fiili olarak kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sem' (سمع) kelimesi, Kur'an'da bazen hakikati idrak etme ve öğüt alma anlamında kullanılır. Ayetteki 'lâ yesme'ûn' (لا يسمعون) ifadesi, onların sadece fiziksel olarak duymadıklarını değil, aynı zamanda kalben ve aklen hakikati idrak etmediklerini, öğüt almadıklarını ve dolayısıyla itaat etmediklerini belirtir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Sem' (سمع) fiilinin olumsuz kullanımı, sadece sesin kulağa ulaşmamasını değil, aynı zamanda işitilen şeyden faydalanmama, anlamama ve gereğini yapmama durumunu da ifade eder. Ayetteki 'lâ yesme'ûn' (لا يسمعون), 'dinledik' diyenlerin aslında dinlemenin ruhundan ve amacından uzak olduklarını, yani işitme eyleminin kendileri için bir anlam ifade etmediğini vurgular."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'işitme' (sem') kavramı, genellikle 'anlama' ve 'itaat etme' ile yakından ilişkilidir. 'Lâ yesme'ûn' (لا يسمعون) ifadesi, bu kişilerin sadece fiziksel olarak duymadıklarını değil, aynı zamanda ilahi mesajı anlamaya ve ona uymaya yönelik bir içsel isteğe sahip olmadıklarını, yani manevi bir sağırlık içinde olduklarını gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/21*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/21*
