# Enfâl Sûresi, 23. Âyet (8:23)

> وَلَوْ عَلِمَ ٱللَّهُ فِيهِمْ خَيْرًا لَّأَسْمَعَهُمْ ۖ وَلَوْ أَسْمَعَهُمْ لَتَوَلَّوا۟ وَّهُم مُّعْرِضُونَ

*Velev ‘alima(A)llâhu fîhim ḣayran leesme'ahum(s) velev esme'ahum letevellev vehum mu'ridûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Allah, onlarda bir hayır (hakka yöneliş) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi dahi mutlaka yine yüz çevirerek dönüp giderlerdi.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/8/23

---

## Tefsir

{"topics":["hidayet-dalalet","musrikler","kufur-sirk"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَلَوْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf ve Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَلَوْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve eğer"},{"position":2,"surface":"عَلِمَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"bilseydi/görseydi"},{"position":3,"surface":"ٱللَّهُ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّهُ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Marife"},"irabReason":"Fâil olduğu için merfû","gloss":"Allah"},{"position":4,"surface":"فِي","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"فِي","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"içinde"},{"position":4,"surface":"هِمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mecrûr"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mecrûr","gloss":"onlar"},{"position":5,"surface":"خَيْرًۭا","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"خ-ي-ر","rootLatin":"kh-y-r","lemma":"خَيْر","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"bir iyilik"},{"position":6,"surface":"لَّأَسْمَعَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"س-م-ع","rootLatin":"s-m-'-","lemma":"أَسْمَعَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"işittirirdi"},{"position":6,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onlara"},{"position":7,"surface":"وَلَوْ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf ve Şart Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَلَوْ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve eğer"},{"position":8,"surface":"أَسْمَعَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"س-م-ع","rootLatin":"s-m-'-","lemma":"أَسْمَعَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"işittirseydi"},{"position":8,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"onlara"},{"position":9,"surface":"لَتَوَلَّوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"و-ل-ي","rootLatin":"w-l-y","lemma":"تَوَلَّى","form":"Tefa''ul","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"yüz çevirirlerdi"},{"position":10,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Atıf","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Mebnî","gloss":"ve"},{"position":10,"surface":"هُم","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هُوَ","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Mübteda olduğu için merfû","gloss":"onlar"},{"position":11,"surface":"مُّعْرِضُونَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ع-ر-ض","rootLatin":"'-r-d","lemma":"مُعْرِض","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Haber olduğu için merfû","gloss":"yüz çevirenlerdir/dönektirler"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enfâl Suresi 23. ayet, Allah'ın insanlardaki potansiyel iyilik ve hidayetle olan ilişkisini, onların iradî tercihlerini ve hakikatten yüz çevirme eğilimlerini dilbilimsel bir derinlikle ele almaktadır. Ayet, işitme fiili üzerinden hidayetin ancak kalpteki iyilikle mümkün olabileceğini vurgular.","keyConcepts":[{"word":"عَلِمَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Allah'ın bir şeyi bilmesi, idrak etmesi ve ona göre hükmetmesi.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İlim, bir şeyin hakikatini idrak etmektir. Allah için ilim, her şeyi kuşatan, gizli ve açık her şeyi bilen mutlak bilgidir. Ayetteki 'bilseydi' ifadesi, Allah'ın onların durumunu tam olarak bildiğini ve bu bilginin bir sonucu olarak hareket edeceğini gösterir. (s. 580)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İlim, bir şeyin olduğu gibi idrak edilmesidir. Allah'ın ilmi, ezelî ve ebedî olup, hiçbir şeye bağlı değildir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın onların kalplerindeki 'hayrı' (iyiliği) bilmesi durumunda, bu bilginin bir sonucu olarak onlara işittireceğini ifade eder. (s. 655)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'ilm' kavramı, sadece bilgi edinme değil, aynı zamanda bir şeyi tam olarak kavrama ve ona göre hareket etme anlamını taşır. Allah'ın 'bilmesi', O'nun her şeyi kuşatan iradesi ve hikmetiyle bağlantılıdır. Ayetteki 'bilseydi' ifadesi, onların içsel durumlarının Allah tarafından tam olarak bilindiğini ve bu bilginin ilahi eylemi belirlediğini gösterir. (s. 165-167)"}]},{"word":"خَيْرًا","root":"خ ي ر","rootLatin":"h-y-r","meaning":"İyilik, hayır, fayda ve doğruya yönelme potansiyeli.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hayır, faydalı olan, güzel olan ve istenilen şeydir. Ayetteki 'hayır' kelimesi, onların kalplerinde hidayeti kabul etmeye yönelik bir yatkınlık, bir potansiyel bulunması anlamındadır. (s. 198)"},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Hayır, herkesin arzu ettiği ve faydalı gördüğü şeydir. Ayetteki 'hayır', imana ve hidayete yönelme kabiliyeti, kalbin temizliği ve hakikati kabul etme isteği olarak anlaşılmalıdır. Allah'ın onlarda böyle bir potansiyel görmesi durumunda onlara işittireceği belirtilir. (s. 297)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Hayır kavramı, Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahiptir; maddi ve manevi faydaları, iyiliği, güzelliği ve doğru yolu ifade eder. Bu ayetteki 'hayır', hidayete açık bir kalp, imana yatkınlık ve ilahi mesajı kabul etme isteği anlamında kullanılmıştır. (s. 125)"}]},{"word":"لَأَسْمَعَهُمْ","root":"س م ع","rootLatin":"s-m-a","meaning":"Allah'ın onlara işittirmesi, yani hakikati idrak etmelerini sağlaması, hidayet etmesi.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"İşitmek, burada sadece fiziksel duyma değil, aynı zamanda anlama ve kabul etme anlamındadır. Allah'ın 'işittirmesi', onlara hakikati ulaştırması ve kalplerini hidayete açması demektir. (c. 1, s. 250)"},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"İsmâ' (işittirme), bir şeyi duyurmak ve idrak ettirmektir. Ayetteki 'lâesme'ahum' ifadesi, Allah'ın onlara hidayet yolunu göstermesi, hakikati anlamalarını sağlaması ve böylece iman etmelerine vesile olması anlamındadır. (c. 1, s. 420)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'semâ'' (işitme) fiili, çoğu zaman sadece fiziksel duyma değil, aynı zamanda ilahi mesajı anlama, kabul etme ve ona itaat etme anlamında kullanılır. Allah'ın 'işittirmesi', hidayet etmesi ve kalpleri hakikate açmasıdır. Bu ayette, onların kalplerinde hayır olsaydı, Allah'ın onlara hidayet vereceği vurgulanır. (s. 180-182)"}]},{"word":"لَتَوَلَّوا۟","root":"و ل ي","rootLatin":"v-l-y","meaning":"Yüz çevirmek, sırt dönmek, hakikatten uzaklaşmak.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Tevellî, bir şeyden yüz çevirmek, ondan uzaklaşmaktır. Ayetteki 'lâtevellev' ifadesi, onların hidayet kendilerine ulaşsa bile, kendi iradeleriyle hakikatten yüz çevireceklerini, onu kabul etmeyeceklerini belirtir. (s. 540)"},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Tevellî, bir şeyden dönmek, arkasını çevirmektir. Bu ayette, Allah onlara işittirse bile, onların inatları ve kalplerindeki kötülük nedeniyle yine de hakikatten yüz çevirecekleri, yani imandan uzak duracakları ifade edilir. (c. 5, s. 240)"},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Tevellî fiili, Kur'an'da genellikle hakikatten, imandan veya Allah'ın emirlerinden yüz çevirme, sırt dönme anlamında kullanılır. Bu ayette, onların kalplerindeki inat ve kötü niyet nedeniyle, hidayet kendilerine sunulsa dahi bunu reddedecekleri vurgulanır. (s. 310)"}]},{"word":"مُّعْرِضُونَ","root":"ع ر ض","rootLatin":"a-r-d","meaning":"Yüz çevirenler, hakikatten uzak duranlar, inatla reddedenler.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İ'râd, bir şeyden yüz çevirmek, onu terk etmektir. 'Mu'ridûn' ise, sürekli olarak yüz çeviren, hakikatten uzak duran kimselerdir. Ayetteki bu kelime, onların karakterlerinin bir parçası olarak hakikati reddetme eğiliminde olduklarını gösterir. (s. 560)"},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"İ'râd, bir şeyden yüz çevirmek ve onu terk etmektir. 'Mu'ridûn' kelimesi, onların hidayete karşı sürekli bir direniş içinde olduklarını, hakikati kabul etmeye yanaşmadıklarını ve bu durumun onların değişmez bir özelliği olduğunu ifade eder. (s. 630)"},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Kur'an'da 'i'râd' kavramı, genellikle ilahi mesajı veya peygamberi reddetme, ondan yüz çevirme anlamında kullanılır. 'Mu'ridûn' ise, bu reddedişi bir yaşam biçimi haline getirmiş, hakikate karşı sürekli bir direnç gösteren kişilerdir. Ayette, onların doğalarının bu şekilde olduğu ve bu yüzden hidayeti kabul etmeyecekleri belirtilir. (s. 205-207)"}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/23*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/23*
