# Enfâl Sûresi, 25. Âyet (8:25)

> وَٱتَّقُوا۟ فِتْنَةً لَّا تُصِيبَنَّ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنكُمْ خَآصَّةً ۖ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

*Vettekû fitneten lâ tusîbenne-lleżîne zalemû minkum ḣâssa(ten)(s) va'lemû enna(A)llâhe şedîdu-l'ikâb(i)*

**Meal (Diyanet):** Sadece içinizden zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan bir azaptan sakının ve bilin ki Allah, azabı çetin olandır.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/8/25

---

## Tefsir

{"topics":["imtihan-bela","adalet","ahiret-mukafat","takva"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":1,"surface":"ٱتَّقُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"و-ق-ي","rootLatin":"w-q-y","lemma":"اِتَّقَى","form":"İfti'âl","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"sakının"},{"position":2,"surface":"فِتْنَةًۭ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ف-ت-ن","rootLatin":"f-t-n","lemma":"فِتْنَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"fitneden"},{"position":3,"surface":"لَّا","pos":"harf","posDetail":"Nefiy Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"değil"},{"position":4,"surface":"تُصِيبَنَّ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ص-و-ب","rootLatin":"s-w-b","lemma":"أَصَابَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Tekid Nunu ile birleştiği için mebnî","gloss":"erişir"},{"position":5,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mahallen mansûb","gloss":"o kimseler ki"},{"position":6,"surface":"ظَلَمُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ظ-ل-م","rootLatin":"z-l-m","lemma":"ظَلَمَ","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"zulmettiler"},{"position":7,"surface":"مِن","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِنْ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den"},{"position":7,"surface":"كُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":8,"surface":"خَآصَّةًۭ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"خ-ص-ص","rootLatin":"kh-s-s","lemma":"خَاصّ","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Nekre"},"irabReason":"Hâl olduğu için mansûb","gloss":"özellikle"},{"position":9,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":9,"surface":"ٱعْلَمُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Emir","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Emir","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Emir fiil olduğu için mebnî","gloss":"bilin"},{"position":10,"surface":"أَنَّ","pos":"harf","posDetail":"Nasb Edat","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنَّ","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ki"},{"position":11,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"Özel İsim","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"Enne'nin ismi olduğu için mansûb","gloss":"Allah'ın"},{"position":12,"surface":"شَدِيدُ","pos":"isim","posDetail":"Sıfat-ı Müşebbehe","root":"ش-د-د","rootLatin":"sh-d-d","lemma":"شَدِيد","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Merfû","state":"Nekre"},"irabReason":"Enne'nin haberi olduğu için merfû","gloss":"şiddetli"},{"position":13,"surface":"ٱلْعِقَابِ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"ع-ق-ب","rootLatin":"'-q-b","lemma":"عِقَاب","form":"İf'âl","features":{"gender":"Müzekker","number":"Müfred","irab":"Mecrûr","state":"Marife"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mecrûr","gloss":"azabı"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enfâl Suresi'nin 25. ayeti, müminleri genel bir fitneden sakınmaya ve Allah'ın şiddetli azabını idrak etmeye çağırmaktadır. Ayet, fitnenin sadece zalimlere özgü olmadığını, tüm toplumu etkileyebileceğini vurgulayarak, toplumsal sorumluluğa ve ilahi adalete dikkat çekmektedir.","keyConcepts":[{"word":"فِتْنَةً","root":"ف ت ن","rootLatin":"f-t-n","meaning":"Bu ayette fitne, sadece zalimleri değil, tüm toplumu etkileyebilecek bir imtihan, musibet veya kargaşa anlamında kullanılmıştır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'fitne' kelimesinin aslının altını ateşe sokarak saflığını ortaya çıkarmak olduğunu belirtir. Ayetteki bağlamda ise fitne, insanı sınayan, imtihan eden, bazen de helake sürükleyen her türlü musibet, bela ve kargaşa için kullanılır. Bu fitne, sadece zalimlere özgü olmayıp, toplumun geneline sirayet edebilecek bir imtihanı ifade eder."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'fitne' kelimesini 'imtihan' ve 'bela' olarak açıklar. Ayetteki 'fitneten lâ tusîbenne' ifadesi, bu imtihanın veya belanın sadece belirli bir zümreye değil, tüm topluma yayılabileceği uyarısını taşır. Bu, toplumsal bir sorumluluğu ve genel bir musibeti işaret eder."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'fitne' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu, genellikle 'imtihan', 'deneme', 'sınama' ve bazen de 'kargaşa', 'ihtilaf' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki fitne, toplumsal bir sınama ve kargaşa potansiyeli taşıyan bir durumu ifade eder ki, bu durum sadece zalimlerin değil, tüm toplumun sorumluluğundadır."}]},{"word":"تُصِيبَنَّ","root":"ص و ب","rootLatin":"s-v-b","meaning":"Bu kelime, fitnenin sadece belirli bir kesimi değil, tüm toplumu etkileyecek şekilde isabet etmesi, ulaşması ve kuşatması anlamını taşır.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'isabet' fiilinin bir şeyin bir yere ulaşması, ona değmesi anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'lâ tusîbenne' ifadesi, fitnenin sadece zalimlere özgü kalmayıp, diğer insanlara da ulaşacağı, onları da etkileyeceği uyarısını içerir."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'isabet' fiilinin bir hedefe ulaşma, bir şeye denk gelme anlamını vurgular. Ayetteki kullanımında, fitnenin sadece zalimlere 'isabet etmekle' kalmayıp, genel bir musibet olarak tüm toplumu kuşatabileceği tehdidini ifade eder."}]},{"word":"ظَلَمُوا۟","root":"ظ ل م","rootLatin":"z-l-m","meaning":"Bu kelime, Allah'ın emirlerine karşı gelerek veya başkalarına haksızlık ederek haddi aşan, zulmeden kişileri ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'zulm' kelimesinin aslının bir şeyi ait olduğu yerden başka bir yere koymak olduğunu belirtir. Kur'an'da ise genellikle haddi aşmak, haksızlık etmek, Allah'ın koyduğu sınırları çiğnemek anlamında kullanılır. Ayetteki 'zalimler', Allah'ın emirlerine uymayan, başkalarına haksızlık eden ve bu nedenle toplumsal fitnenin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan kişilerdir."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'zulm' kelimesinin 'haksızlık', 'adaletsizlik' ve 'bir şeyi yerinden etmek' anlamlarını içerdiğini belirtir. Ayetteki 'zalimler', kendi fiilleriyle hem kendilerine hem de topluma zarar veren, ilahi adaleti ihlal eden kimselerdir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'zulm' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu, Allah'a karşı işlenen günahlardan (şirk gibi) insanlara karşı yapılan haksızlıklara kadar birçok şeyi kapsadığını ifade eder. Bu ayetteki 'zalimler', hem Allah'a karşı görevlerini ihmal eden hem de toplumsal düzeni bozan kişilerdir ve onların zulmü, fitnenin yayılmasına sebep olabilir."}]},{"word":"شَدِيدُ","root":"ش د د","rootLatin":"ş-d-d","meaning":"Bu kelime, Allah'ın azabının çok güçlü, çetin ve kaçınılmaz olduğunu ifade eder.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'şedîd' kelimesini 'kuvvetli' ve 'çetin' olarak açıklar. Ayetteki 'şedîdü'l-ıkâb' ifadesi, Allah'ın azabının şiddetini ve kaçınılmazlığını vurgular, bu da müminler için bir uyarı ve caydırıcılık unsuru taşır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"el-Kefevî, 'şiddet' kelimesinin bir şeyin gücünü ve katılığını ifade ettiğini belirtir. Allah'ın azabının 'şedîd' olması, onun çok ağır ve tahammül edilemez olduğunu, dolayısıyla müminlerin bu azaptan sakınmak için fitneden uzak durmaları gerektiğini gösterir."}]},{"word":"ٱلْعِقَابِ","root":"ع ق ب","rootLatin":"a-k-b","meaning":"Bu kelime, yapılan kötü amellerin veya işlenen günahların ardından gelen ceza, karşılık ve azap anlamını taşır.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ıkâb' kelimesinin bir şeyin ardından gelmek, takip etmek anlamındaki 'akabe' kökünden geldiğini belirtir. 'Ikâb', bir fiilin ardından gelen cezayı ifade eder. Ayetteki 'şedîdü'l-ıkâb' ifadesi, Allah'ın, işlenen günahların ve zulümlerin ardından vereceği cezanın çok şiddetli olacağını vurgular."},{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'ıkâb' kelimesini 'ceza' ve 'azap' olarak açıklar. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın, fitneden sakınmayan ve zulmedenlere uygulayacağı ağır cezayı ifade eder. Bu, ilahi adaletin bir tecellisidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'ıkâb' kelimesinin Kur'an'da genellikle kötü fiillerin karşılığı olarak verilen cezayı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'şedîdü'l-ıkâb' ifadesi, Allah'ın cezalandırma gücünün büyüklüğünü ve bu cezanın, fitneden sakınmayanlar için kaçınılmaz olduğunu vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Fâtır Sûresi** · *8/25*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/25*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/25*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/25*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/25*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk · *8/25*
- **Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1** — Ahmed Avni Konuk · *8/25*
- **Rûm Sûresi** · *8/25*
- **Rûm Sûresi** · *8/25*
- **Şu'arâ Sûresi** · *8/25*
