# Enfâl Sûresi, 27. Âyet (8:27)

> يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَخُونُوا۟ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ وَتَخُونُوٓا۟ أَمَـٰنَـٰتِكُمْ وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ

*Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ teḣûnû(A)llâhe ve-rrasûle veteḣûnû emânâtikum veentum ta'lemûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Ey iman edenler! Allah'a ve Peygamber'e hainlik etmeyin. Bile bile kendi (aranızdaki) emanetlerinize de hainlik etmeyin.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/8/27

---

## Tefsir

{"topics":["emanet","iman","soz-yalan"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"يَـٰٓأَيُّهَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nidâ","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"يَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nidâ harfi olduğu için mebnî","gloss":"Ey"},{"position":2,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"الَّذِي","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Münâdâ olduğu için mebnî","gloss":"o kimseler ki"},{"position":3,"surface":"ءَامَنُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"ء-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"آمَنَ","form":"İf'âl","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnî","gloss":"iman ettiler"},{"position":4,"surface":"لَا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Nehiy","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"لَا","form":"-","features":{},"irabReason":"Nehiy harfi olduğu için mebnî","gloss":"yapmayın"},{"position":5,"surface":"تَخُونُوا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"خ-و-ن","rootLatin":"kh-w-n","lemma":"خَانَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Nehiy edatı 'lâ' ile meczûm olduğu için meczûm","gloss":"ihanet etmeyin"},{"position":6,"surface":"ٱللَّهَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Celâl","root":"ا-ل-ه","rootLatin":"a-l-h","lemma":"ٱللَّه","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"Allah'a"},{"position":7,"surface":"وَٱلرَّسُولَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":7,"surface":"ٱلرَّسُولَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Fâil","root":"ر-س-ل","rootLatin":"r-s-l","lemma":"رَسُول","form":"-","features":{"state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Önceki mansûb isme (Allah) atfedildiği için mansûb","gloss":"Peygambere"},{"position":8,"surface":"وَتَخُونُوٓا۟","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Atıf harfi olduğu için mebnî","gloss":"ve"},{"position":8,"surface":"تَخُونُوٓا۟","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"خ-و-ن","rootLatin":"kh-w-n","lemma":"خَانَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Meczûm"},"irabReason":"Önceki meczûm fiile (tehûnû) atfedildiği için meczûm","gloss":"ihanet edersiniz"},{"position":9,"surface":"أَمَـٰنَـٰتِكُمْ","pos":"isim","posDetail":"İsim","root":"ء-م-ن","rootLatin":"a-m-n","lemma":"أَمَانَة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Cemi","state":"Marife","irab":"Mansûb"},"irabReason":"Mef'ûlün bih olduğu için mansûb","gloss":"emanetlerinize"},{"position":9,"surface":"كُمْ","pos":"harf","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Muzâfun ileyh olduğu için mahallen mecrûr","gloss":"sizin"},{"position":10,"surface":"وَأَنتُمْ","pos":"harf","posDetail":"Hâl Vavı","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"وَ","form":"-","features":{},"irabReason":"Hâl vavı olduğu için mebnî","gloss":"iken"},{"position":10,"surface":"أَنتُمْ","pos":"isim","posDetail":"Münfasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"أَنْتُمْ","form":"-","features":{"person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mübteda olduğu için mahallen merfû","gloss":"siz"},{"position":11,"surface":"تَعْلَمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"ع-ل-م","rootLatin":"'-l-m","lemma":"عَلِمَ","form":"-","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"2.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı olmadığı için merfû","gloss":"biliyorsunuz"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enfâl Suresi'nin 27. ayeti, müminlere hitap ederek Allah'a ve Resul'e ihanet etmemeleri, aynı zamanda kendilerine emanet edilen şeylere bile bile hıyanet etmemeleri gerektiğini vurgular. Ayet, 'hıyanet' ve 'emanet' kavramları üzerinden ahlaki sorumluluğu ve güven ilişkisinin önemini dilbilimsel bir derinlikle ele alır.","keyConcepts":[{"word":"ءَامَنُوا۟","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"İman edenler, güvenenler, tasdik edenler anlamındadır ve burada Allah'a ve Resul'e gönülden bağlı olanları ifade eder.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'emn' (أمن) kökünün asıl anlamının 'kalbin sükûnet bulması, korkunun zıddı' olduğunu belirtir. 'İman' ise, 'tasdik' ve 'güven' anlamlarını içerir. Ayetteki 'âmenû' ifadesi, Allah'a ve Resul'e karşı kalben tasdik ve güven içinde olan, dolayısıyla onlara hıyanet etmemesi gereken kimseleri tanımlar."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'iman' kavramının Kur'an'daki temel anlamının 'güvenmek, emniyette olmak' olduğunu vurgular. Allah'a iman etmek, O'nun vaatlerine güvenmek ve O'nun emirlerine teslim olmak demektir. Bu bağlamda, ayetteki 'âmenû' ifadesi, Allah'a ve Resul'e duyulan bu güvenin bir gereği olarak hıyanetten kaçınmayı emreder."}]},{"word":"تَخُونُوا۟","root":"خ و ن","rootLatin":"h-v-n","meaning":"Hıyanet etmek, emanete riayet etmemek, güveni kötüye kullanmak anlamındadır ve burada Allah'a, Resul'e ve emanetlere karşı yapılan sadakatsizliği ifade eder.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'hıyanet'in (خيانة) 'emanetin zıddı' olduğunu belirtir. Bir kimsenin kendisine güvenilen bir şeyi gizlice bozması veya başkasına vermesi hıyanettir. Ayetteki 'lâ tehûnû' (لا تخونوا) emri, Allah'ın ve Resul'ün haklarına, ayrıca müminlere emanet edilen her şeye karşı sadakatsizlikten sakınmayı emreder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'havn' (خون) kelimesinin 'ahdi bozmak, emanete riayet etmemek' anlamına geldiğini ifade eder. Hıyanet, gizlice yapılan bir sadakatsizliktir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın emirlerine, Resul'ün sünnetine ve müminlerin birbirlerine karşı olan güven ilişkisine aykırı davranmaktan sakınmayı öğütler."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'hıyanet'in Kur'an'da genellikle 'güven ilişkisini zedeleyici, ahdi bozucu' eylemler için kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'tahûnû' fiili, Allah'ın ve Resul'ün koyduğu sınırları aşmak, onlara verilen sözü tutmamak ve müminler arasındaki güveni sarsmak anlamında bir uyarıdır."}]},{"word":"أَمَـٰنَـٰتِكُمْ","root":"أ م ن","rootLatin":"e-m-n","meaning":"Emanetleriniz, size güvenilen şeyler anlamındadır ve burada hem maddi hem de manevi tüm sorumlulukları kapsar.","sources":[{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'emanet' (أمانة) kelimesinin 'Allah'ın kullarına yüklediği farzlar ve sorumluluklar' anlamına geldiğini belirtir. Bu ayetteki 'emanâtiküm' ifadesi, sadece maddi emanetleri değil, aynı zamanda dinî görevleri, sırları, sözleri ve genel olarak müminlerin birbirlerine karşı olan haklarını da kapsar."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'emanet'in 'güvenilen şey' olduğunu ve hem Allah'ın kullarına yüklediği dinî görevleri hem de insanların birbirlerine bıraktığı maddi ve manevi değerleri içerdiğini açıklar. Ayetteki 'emanâtiküm' ifadesi, müminlerin üzerindeki tüm sorumlulukları ve güvene dayalı ilişkileri kapsayan geniş bir anlam taşır."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'emanet'in 'insanın üzerinde koruması gereken her şey' olduğunu ve bunun hem Allah'ın haklarını (farzlar, ibadetler) hem de kulların haklarını (mal, can, namus, sır) kapsadığını ifade eder. Ayetteki 'emanâtiküm' ifadesi, müminlerin hem Allah'a hem de birbirlerine karşı olan tüm yükümlülüklerini ve güvene dayalı sorumluluklarını vurgular."}]},{"word":"تَعْلَمُونَ","root":"ع ل م","rootLatin":"a-l-m","meaning":"Biliyorsunuz, farkındasınız anlamındadır ve hıyanetin bilinçli bir eylem olduğunu vurgular.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ilm' (علم) kelimesinin 'bir şeyin hakikatini idrak etmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 've entüm ta'lemûn' (وانتم تعلمون) ifadesi, müminlerin hıyanet ettikleri şeyin ne olduğunu, bunun sonuçlarını ve Allah katındaki hükmünü bildikleri halde bu eylemi gerçekleştirmelerinin vehametini vurgular."},{"author":"Semîn el-Halebî","work":"Umdetü'l-Huffâz","detail":"Semîn el-Halebî, 'ilm'in 'bir şeyi olduğu gibi kavramak' olduğunu ifade eder. Ayetteki 'ta'lemûn' ifadesi, hıyanet edenlerin bu eylemi cehaletle değil, bilerek ve isteyerek yaptıklarını, dolayısıyla sorumluluklarının daha büyük olduğunu belirtir. Bu, hıyanetin kasıtlı bir günah olduğunu vurgular."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/27*
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/27*
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/27*
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/27*
- **Kelime-i Tevhîd** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/27*
