# Enfâl Sûresi, 3. Âyet (8:3)

> ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَمِمَّا رَزَقْنَـٰهُمْ يُنفِقُونَ

*Elleżîne yukîmûne-ssalâte vemimmâ razeknâhum yunfikûn(e)*

**Meal (Diyanet):** Onlar namazı dosdoğru kılan, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayan kimselerdir.

**Kaynak:** https://terzibabairfanmektebi.com/tefsir/8/3

---

## Tefsir

{"topics":["namaz","zekat-infak","iman","tevekkul"]}

## Tefsir

[{"position":1,"surface":"ٱلَّذِينَ","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"الذي","rootLatin":"allaḏī","lemma":"ٱلَّذِينَ","form":"-","features":{"gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî","state":"Marife"},"irabReason":"İsm-i mevsûl olduğu için mebnîdir. Cümledeki konumuna göre mahallen merfû, mansûb veya mecrûr olabilir. Burada muhtemelen önceki cümlenin sıfatı veya bedeli konumundadır.","gloss":"o kimseler ki"},{"position":2,"surface":"يُقِيمُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"قوم","rootLatin":"q-w-m","lemma":"أقام","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı bulunmadığı için merfûdur. Nûn'un sübûtu ile merfûdur.","gloss":"kılarlar, yerine getirirler"},{"position":3,"surface":"ٱلصَّلَوٰةَ","pos":"isim","posDetail":"Masdar","root":"صلو","rootLatin":"ṣ-l-w","lemma":"صلاة","form":"-","features":{"gender":"Müennes","number":"Müfred","irab":"Mansûb","state":"Marife"},"irabReason":"يُقِيمُونَ fiilinin mef'ûlün bih'i olduğu için mansûbdur.","gloss":"namazı"},{"position":4,"surface":"وَ","pos":"harf","posDetail":"Atıf Harfi","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"و","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"ve"},{"position":4,"surface":"مِمَّا","pos":"harf","posDetail":"Harf-i Cer","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"مِن","form":"-","features":{},"irabReason":"","gloss":"-den, -dan"},{"position":4,"surface":"مَا","pos":"isim","posDetail":"İsm-i Mevsûl","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"ما","form":"-","features":{"irab":"Mebnî","state":"Nekre"},"irabReason":"Harf-i cerden sonra geldiği için mahallen mecrûrdur.","gloss":"şey, şeyden"},{"position":5,"surface":"رَزَقْنَـٰ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Mâzî","root":"رزق","rootLatin":"r-z-q","lemma":"رزق","form":"-","features":{"tense":"Mâzî","voice":"Ma'lûm","person":"1.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Mâzî fiil olduğu için mebnîdir. Sükûn üzere mebnîdir.","gloss":"rızıklandırdık"},{"position":5,"surface":"هُمْ","pos":"isim","posDetail":"Muttasıl Zamir","root":"-","rootLatin":"-","lemma":"هم","form":"-","features":{"person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Mebnî"},"irabReason":"Fiile bitişen mef'ûlün bih zamiri olduğu için mahallen mansûbdur.","gloss":"onları"},{"position":6,"surface":"يُنفِقُونَ","pos":"fiil","posDetail":"Fiil-i Muzâri","root":"نفق","rootLatin":"n-f-q","lemma":"أنفق","form":"İf'âl","features":{"tense":"Muzâri","voice":"Ma'lûm","person":"3.","gender":"Müzekker","number":"Cemi","irab":"Merfû"},"irabReason":"Nasb veya cezm edatı bulunmadığı için merfûdur. Nûn'un sübûtu ile merfûdur.","gloss":"infak ederler, harcarlar"}]

## Kelime Tahlili

{"summary":"Enfâl Suresi'nin 3. ayeti, müminlerin temel vasıflarını dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır. Ayet, 'namazı ikame etmek' ve 'infak etmek' fiilleri üzerinden, Allah ile kul arasındaki dikey ve yatay ilişkileri semantik olarak vurgulamaktadır. Bu kavramlar, müminlerin hem ibadet hem de sosyal sorumluluk bilincini ifade eder.","keyConcepts":[{"word":"يُقِيمُونَ","root":"ق و م","rootLatin":"k-v-m","meaning":"Namazı dosdoğru, eksiksiz ve devamlı bir şekilde eda etmek.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'ikame' kelimesinin 'kıyâm' kökünden geldiğini ve bir şeyi tam ve eksiksiz yapma, devamlı kılma anlamını taşıdığını belirtir. Namaz bağlamında 'ikame', sadece kılmak değil, aynı zamanda şartlarına riayet ederek, huşu içinde ve düzenli bir şekilde eda etmek demektir. Ayetteki 'yükîmûne' ifadesi, namazın sadece şeklî bir eda değil, aynı zamanda ruhuna uygun bir ifa olduğunu vurgular."},{"author":"Ebû Ubeyde","work":"Mecâzü'l-Kur'ân","detail":"Ebû Ubeyde, 'ikame' fiilinin 'namazı dosdoğru kılmak' anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu, namazın rükünlerini ve vaciplerini yerine getirmenin yanı sıra, kalben de ona yönelmek anlamına gelir. Ayetteki kullanımı, müminlerin namaza verdikleri önemi ve onu hakkıyla yerine getirme gayretlerini gösterir."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'salat' kavramının Kur'an'daki merkeziyetini incelerken, 'ikame' fiilinin bu ibadeti 'kurmak', 'yerleştirmek' ve 'devamlı kılmak' anlamlarını taşıdığını belirtir. Bu, namazın müminlerin hayatında geçici bir eylem değil, sürekli ve temel bir ibadet olduğunu vurgular. Ayetteki 'yükîmûne' ifadesi, müminlerin namazı hayatlarının ayrılmaz bir parçası haline getirdiğini gösterir."}]},{"word":"ٱلصَّلَوٰةَ","root":"ص ل و","rootLatin":"s-l-v","meaning":"Allah'a yöneliş, dua, ibadet ve kulluğun en temel göstergesi olan namaz.","sources":[{"author":"İbn Kuteybe","work":"Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân","detail":"İbn Kuteybe, 'salat' kelimesinin lügat anlamının 'dua' olduğunu belirtir. Ancak Kur'an'daki kullanımıyla, belirli rükünleri ve şartları olan özel bir ibadet şeklini ifade eder. Ayetteki 'es-salât' kelimesi, müminlerin Allah ile doğrudan iletişim kurduğu, O'na yöneldiği ve O'na kulluklarını arz ettiği bu özel ibadeti kasteder."},{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'salat' kelimesinin kökeninde 'dua' ve 'tazim' anlamlarının bulunduğunu, şer'î anlamda ise belirli fiil ve sözlerden oluşan, Allah'a yöneliş ve O'na tazim ifade eden ibadeti ifade ettiğini açıklar. Ayetteki 'es-salât' kelimesi, müminlerin Allah'a olan bağlılıklarının ve O'na karşı sorumluluklarının somut bir göstergesidir."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'salat' kavramının Kur'an'da hem lügat anlamıyla (dua) hem de terim anlamıyla (namaz) kullanıldığını belirtir. Enfâl 3'teki kullanımı, terim anlamıyla, yani belirli vakitlerde eda edilen, rükünleri ve şartları olan ibadeti ifade eder. Bu, müminlerin Allah ile olan manevi bağlarını güçlendiren temel bir eylemdir."}]},{"word":"رَزَقْنَـٰهُمْ","root":"ر ز ق","rootLatin":"r-z-k","meaning":"Allah'ın kullarına bahşettiği her türlü maddi ve manevi nimet, geçim kaynağı ve lütuf.","sources":[{"author":"Ebû Bekir es-Sicistânî","work":"Nüzhetü'l-Kulûb","detail":"Sicistânî, 'rızık' kelimesinin Allah tarafından verilen her türlü nimet ve geçim kaynağı anlamına geldiğini belirtir. Bu, sadece yiyecek ve içecek değil, aynı zamanda sağlık, bilgi, evlat gibi manevi ve maddi tüm lütufları kapsar. Ayetteki 'razaknâhum' ifadesi, infak edilecek şeyin Allah tarafından bahşedilen bir lütuf olduğunu vurgular."},{"author":"Fîrûzâbâdî","work":"Basâiru Zevi't-Temyîz","detail":"Fîrûzâbâdî, 'rızık' kelimesinin Allah'ın kullarına verdiği, faydalanılan her şey olduğunu ifade eder. Bu, helal yollardan elde edilen ve kişinin yaşamını sürdürmesi için gerekli olan her şeyi içerir. Ayetteki 'razaknâhum' ifadesi, müminlerin infak ettikleri şeyin kendi çabalarıyla değil, Allah'ın lütfuyla kendilerine ulaştığını hatırlatır."},{"author":"Toshihiko Izutsu","work":"Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar","detail":"Izutsu, 'rızık' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu, sadece maddi geçim kaynaklarını değil, aynı zamanda manevi lütufları ve Allah'ın ihsanını da kapsadığını belirtir. Bu, müminlerin sahip oldukları her şeyin Allah'tan bir emanet olduğu bilincini pekiştirir. Ayetteki 'razaknâhum' ifadesi, infakın bu emanete karşı bir şükran ve sorumluluk olduğunu gösterir."}]},{"word":"يُنفِقُونَ","root":"ن ف ق","rootLatin":"n-f-k","meaning":"Allah yolunda, ihtiyaç sahiplerine ve hayırlı işlere harcama yapmak, bağışta bulunmak.","sources":[{"author":"Râgıb el-İsfehânî","work":"el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân","detail":"Râgıb, 'infak' kelimesinin 'nefeka' kökünden geldiğini ve bir şeyi tüketmek, harcamak anlamına geldiğini belirtir. Kur'an'daki kullanımıyla ise, Allah rızası için maldan harcamak, bağışta bulunmak demektir. Ayetteki 'yünfikûne' ifadesi, müminlerin sadece namazla değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk bilinciyle de hareket ettiklerini gösterir."},{"author":"Ebu'l-Bekâ el-Kefevî","work":"el-Külliyyât","detail":"Kefevî, 'infak'ın Allah yolunda malı harcamak olduğunu ve bunun, kişinin sahip olduğu şeyleri başkalarıyla paylaşma eylemi olduğunu açıklar. Bu, cimrilikten uzak durmayı ve cömertliği ifade eder. Ayetteki 'yünfikûne' ifadesi, müminlerin Allah'ın kendilerine verdiği rızıktan başkalarına da pay ayırdıklarını ve bu sayede toplumsal dayanışmayı sağladıklarını vurgular."},{"author":"Mevlüt Güngör","work":"Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi","detail":"Güngör, 'infak' kavramının Kur'an'da sadece maddi harcamaları değil, aynı zamanda zaman, bilgi ve çaba gibi manevi değerleri de kapsayabileceğini belirtir. Ancak Enfâl 3'teki bağlamda, 'rızık' ile birlikte anılması, daha çok maddi harcamaları ifade eder. Bu, müminlerin sadece kendi ihtiyaçlarını değil, toplumun genel refahını da düşündüklerini gösterir."}]}]}

## Bu Âyetin İşârî/Tasavvufî Olarak Ele Alındığı Eserler

- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *el-Enfâl 8/3*
- **Dur Rabbın Namazda (Cilt 2)** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *el-Enfâl 8/3*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/3*
- **Enfâl Sûresi** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/3*
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/3*
- **Zekât ve İnfâk** — Terzibaba - Necdet Ardıç · *8/3*
